Yapı Sektörünün Haber Portalı

İnciraltı'nda İmar Savaşı Sürüyor

İzmir 2. İdare Mahkemesi nazım imar planında İnciraltı'nı tarım alanı olmaktan çıkardı. Ama tartışmalar bitmedi. Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır, "Plan iptal edilse de edilmese de, o bölge tarım toprağıdır" dedi.

İnciraltı'nda İmar Savaşı Sürüyor
İzmir 2. İdare Mahkemesi nazım imar planında İnciraltı'nı tarım alanı olmaktan çıkardı. Ama tartışmalar bitmedi. Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır, "Plan iptal edilse de edilmese de, o bölge tarım toprağıdır" dedi.

İzmir Ziraat Odası Başkanı ve İnciraltı'nda arazi sahibi Sedat Köse ise suyun borlanması, toprağın tuzlanmasıyla İnciraltı'nın tarım niteliğini yitirdiğini savundu. İnciraltı Bahçelerarası Tabiatını Güzelleştirme ve Değerlendirme Derneği Başkanı Ekrem Şen de İnciraltı'nda 3 bin kişinin tapu sahibi olduğunu anlatarak "Biz orada üçüncü kuşağız. İmar haklarımızı istiyoruz" diye konuştu.

3 Yorum

  1. FEREDO dedi ki:

    İnciraltı gerçek İzmirlilerindir.Çünkü bu yerler dedelerimizden miras kaldı.Yorum yapan kişiler öncelikle buna dikkat etsinler burası kamu alanı değildir, Özel mülkiyettir.Bizler başkaları gibi ansızın bir GECEKONmadık...malum o konanların sonradan ne olduğu da apaçık ortada.2 oda başkanının farklı görüşleri olmuş Sedat Bey'in arsa sahibi olduğu vurgulanarak mal sahiplerinin alnına rantçı çivisi çakılmış.Diğer başkan da plan olsa da olmasa da tarım alanı diyerek, bilimsellikten uzaklaşarak fanatik bir çevreci izlenimi vermek istemiş..Ama mahkeme kararları bizden yana çıkınca hukuk ve bilimsellikten çıkıp böyle psikolojik açıklamalar yapabiliyorlar. Bir de bizim psikolojimizi soran var mı ya da merak eden? Bu alan 1992 yılında turizm alanı ilan edilmiş ve bir tane gecekondu yapmamışız. Yasalara saygılı davranıp sabretmişiz, planlanacak diye şimdi de rantçı olduk..

  2. tülay ararat dedi ki:

    tarım arazileri verimli kullanmaz ve sahip çıkmazsak olacağı budur. en sürdürülebilir olan, yerleşim yerlerinin hemen yakınındaki tarım arazilerinden faydalanmak. maalesef ihtiyaçlarımıza göre değil, arzularımıza göre yaşamamız gerektiği dikte ediliyor ve bunu sorgulamıyoruz bile (çok lüks binaların olduğu sokaklara itfaiye arabalarının girememesi, belli saatlerde Bahçeşehir gibi yerleşim alanlarının girişinde saatlerce beklememiz bir paradoks) sevgili şehir planlamacıları nerdesiniz???

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.