Kanadalı SSR Madencilik, Anagold Madencilik adıyla işlettiği Çöpler Altın Madeni’ndeki yüzde 80 hissesini 1,5 milyar dolara Cengiz Holding’e sattı. Kalan yüzde 20’lik pay ise Çalık Holding bünyesindeki Lidya Madencilik’in kontrolünde bulunuyor. İliç’te 13 Şubat 2024’te meydana gelen ve 9 işçinin hayatını kaybettiği katliamın ardından altın üretimi durdurulmuştu. Cengiz Holding’in madeni devralmasının ardından üretimi yeniden başlatmak üzere çalışmalara başlandığı belirtiliyor.
ANKA’da yer alan habere göre; madencilik sektörü temsilcileri, SSR Madencilik’in 2014 yılında aldığı bir ÇED raporunun bulunduğunu belirterek, “İlgili makamlar bu ÇED doğrultusunda ‘yola devam’ kararı verirse altın üretimi yeniden başlatılabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Sektör temsilcileri, bu durumda üretimin birkaç ay içinde yeniden başlayabileceğini ifade ederek, “Beklenti en geç yılın ikinci yarısının başı, yani temmuz ayı. Ancak süreç hızlanırsa mayıs ya da haziran ayında da üretime geçilebilir” dedi.
Sektörde, Anagold’daki ortaklık yapısının devam edip etmeyeceği de yakından izleniyor. Temsilciler, Anagold’da Cengiz Holding’in yüzde 80, Çalık Holding bünyesindeki Lidya Madencilik’in ise yüzde 20 payı bulunduğunu hatırlatarak, “Zaman içinde Lidya Madencilik bu hissesini devredebilir. Bu ihtimal masada” değerlendirmesini yaptı.
Reklam Goruntulenme Bolumu
SSR Madencilik’in Artvin’deki altın üretim projesini yürüten Hod Madencilik’te de payı bulunduğunu belirten sektör kaynakları, “SSR Madencilik’in buradaki hissesini Çalık Holding’e satmak üzere görüşmeler yürüttüğü ve sürecin son aşamaya geldiği konuşuluyor” dedi.
CHP’li Yavuzyılmaz’dan “değerinin altında satış” eleştirisi
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz ise satış sürecine ilişkin sert eleştirilerde bulundu. Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Çöpler Altın Madeni’ndeki hisselerin “değerinin altında” Cengiz Holding’e devredildiğini öne sürdü.
Yavuzyılmaz, SSR Madencilik’in İliç’teki varlıklarının 2024 sonu itibarıyla yaklaşık 2 milyar 688 milyon dolar değerinde olduğunu belirterek, altın fiyatlarındaki ve şirket hisselerindeki artışa rağmen satışın 1,5 milyar dolar üzerinden gerçekleştiğini savundu. Bu durumun “ciddi bir değer farkı” yarattığını ifade etti.
Yavuzyılmaz ayrıca, madenin ruhsat süresi, çevresel izinler ve üretim yöntemlerine ilişkin belirsizliklerin, şirket değişikliğiyle ortadan kaldırıldığını iddia ederek, sürecin “ticari değil, siyasi garantilerle şekillendiğini” söyledi.
0 Yorum
Yorum Yap