Yeni pazarlara açılmanın önemini vurgulamak amacıyla,
İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği
(İKMİB) ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK)
işbirliğiyle, Dış Ticaret Müsteşarlığı’nda “Fırsatlar Ülkesi
Meksika” adlı bir seminer düzenlendi. Bütün yönleriyle Meksika
pazarının masaya yatırıldığı seminer, ufuk açıcı nitelikteydi.
Meksika ile Türkiye arasında, 197 milyon doları ithalat, 352 milyon doları
ihracat olmak üzere toplam 549 milyon dolarlık ticaret hacmi söz konusu. Meksika
ithalatında önemli paya sahip otomotiv yan sanayii, Türk otomotiv sektörü için
önemli bir fırsat oluşturuyor. Ayrıca, neredeyse yok denecek kadar az üretimin
gerçekleştiği makine sektörünün tüm alt grupları da özellikle takım
tezgahları, iş ve inşaat makineleri, tekstil
makineleri, Türkiye için hedef sektörler arasında gösteriliyor.
Meksika, petrol ve enerji alanında da umut vaat eden bir ülke... Dünyanın
önde gelen ham petrol üreticileri arasında olmasına rağmen sadece bir tane
rafinerisi bulunuyor. Ham petrol ihraç edip karşılığında benzin, motorin gibi
ürünler alıyor. Bu ürünlerin bir kısmını da Türkiye’den temin ediyor.
Dolayısıyla, Türk yatırımcıların gerekli alt yapı ve destekle, Meksika’daki bu
boşluğu doldurabileceği düşünülüyor.
Meksika’ya dair fırsatları değerlendiren İstanbul Kimyevi Madde ve Mamülleri
İhracatçıları Birliği Başkanı Murat Akyüz, “Meksika beklentinin
üzerinde bir pazar. Gayri safi milli hasılası ve büyüme oranı bizimkiyle aynı…
Biz AB’nin yanı başındayız, onlarsa ABD’nin. Bu anlamda çok büyük avantajlar
teşkil ediyor” diyor.
Akyüz, iki ülke arasındaki ticaret hacminin arttırılması için gerekli
temasların kurulduğunu ve İKMİB, İTKİB ve UİB işbirliğinde gerçekleştirilen
çalışmalar sonucunda, Türk mallarının Meksika’daki bir fuarda sergilendiğini
söylüyor. Bu fuar sonunda 1,2 milyon dolarlık sipariş alındığını da sözlerine
ekliyor.
Meksika pazarıyla ilgili sorunlar ise şöyle sıralanıyor: Meksika ve Türkiye
arasında bir Serbest Ticaret Anlaşması’nın olmaması en önemli sorun. Meksika’nın
en büyük ticari partnerinin ABD olması ise global ekonominin en büyük
oyuncusuyla karşı karşıya kalmamız anlamına geliyor. ABD, Meksika’nın toplam
ihracatında yaklaşık yüzde 82,1, ithalatında ise yüzde 49,6 paya sahip. ABD
ürünlerinin pazara sıfır veya tercihli gümrük tarifeleriyle girmesi pazardaki
rekabet gücümüzü etkileyen en önemli faktörler. Bunların yanı sıra, Meksika’da
Ticaret Müşavirliğimizin olmaması, gümrük prosedürlerinin uzun zaman alması ve
uzaklıktan kaynaklanan bilgi eksikliği de dezavantajlar olarak sıralanıyor.
Türk Meksika İş Konseyi Başkanı ve Meksika’nın İstanbul Fahri Konsolosu
Varol Ziya Dereli, ulaşım zorluğu ve vize işlemlerinin
problemli olmasının da diğer sorunlar olduğunu ifade ediyor.
Meksika, tüm dezavantajlara rağmen, Türk ihracatçılar açısından büyük umutlar
vaat eden yepyeni bir Pazar... İhracatı Geliştirme Etüt Merkezi (İGEME)
tarafından 9–25 Nisan 2008 tarihinde Meksika’da yapılan yerinde pazar
araştırmasının sonuçları, bu savı kanıtlar nitelikte. Araştırma; sanayi, tarım
ve gıda alanlarında, Meksika’ya ihraç edilebilecek potansiyel ürün gruplarına
dair umut veren bir tablo sunuyor.
0 Yorum
Yorum Yap