Konferansa katılamayan Devlet Bakanı Ali Babacan yerine açılış konuşmasını yapan Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakçı, "Türkiye Ekonomisi: Son Gelişmeler, Bekleyişler, Politikalar, Hedefler, Türkiye Yatırım Ortamını İyileştirme Çalışmaları" konulu sunuşunu yaptı.
Çanakçı sunuşunun planını şu şekilde çizdi:
1) Son gelişmeler
2) Orta vadeli perspektif
3) Yatırım ortamında gelişmeler
Çanakçı, sunduğu büyüme hızı grafiği ile ülkenin 90'lı yıllarda %2.8 olan büyüme hızının 2003'te %5.9'a ve 2004'te %9.9'a yükseldiğini gösteriyor ve Türkiye'nin dünyada en hızlı büyüyen ilk 3-4 ülkeden biri olduğunu söylüyor. Önümüzdeki yıl büyüme hızının %5 olacağı öngörülüyor. Çanakçı, gayri safi milli hasıla büyümesinin makroekonomik performansın özel sektörün yatırım aktivitesiyle desteklenmesiyle %45.5 arttığını ekliyor. Makine - teçhizat yatırımlarının da yaklaşık %60 arttığını belirtiyor.
Çanakçı, inşaat sektöründe düzelme olduğunu belirtiyor. Sunduğu rapor ve grafiklere göre inşaat sektörünün verimliliği son 3 yılda %10 artmış durumda. Çanakçı bunun öneminin Türkiye'nin rekabet gücünün de artması olarak belirtiyor.
Çanakçı'nın enflasyon oranlarıyla ilgili sunduğu grafiklerde 90'larda %70.4 olan enflasyon oranının, 2003'te %18.4'e, 2004'te ise %9.3'e düştüğü görülüyor. 2005'te beklenen tahmini oran ise %8.0.
Çanakçı, banka dışı özel sektörün kullandığı orta vadeli yabancı kredi sayesinde Merkez Bankası rezervlerinin arttığını belirtiyor ve bugün rezervlerin 38 milyar dolar civarında olduğunu söylüyor.
Sunduğu bu başarılı tablonun ardında mali disiplin olduğunu belirtiyor. İyileşmeyi toplam bütçe açığı için inceleyen bir grafik sunuyor. Grafikte toplam bütçe açığının 2001'de %16.2'yken, 2002'de %14.6'ya, 2003'te %11.3'e ve 2004'te %7.2'ye düştüğü görülüyor. 2005'te bütçe açığının %6.1 olacağı öngörülüyor.
Çanakçı, borçlanma ihtiyacının düştüğünü belirtiyor. Nominal faiz oranlarının %70'lerden %17'lere düştüğünü ekliyor. Borçlanma vadelerinde belirgin bir iyileşmeden bahsediyor. Türkiye'nin risk priminin ciddi anlamda genişletilmiş olduğunu söylüyor.
Çanakçı'ya göre uluslararası yatırımcılar Türkiye'yi diğer yerlerden ayrı tutuyor. YTL cinsinden tahvil ihraçları, YTL'ye güveni gösteriyor. Çanakçı Türkiye'nin kredi notunun arttığını belirtiyor.
Çanakçı, Türkiye net borç stoğunda 30 puanlık bir gerilemeden bahsediyor. 2001'de 90.5 olan bu puan 2004'te 63.5'e düşmüş durumda. Milli gelirin borçlardan etkilenmeyen kısmı da yükselmiş durumda. 2002'de %15.5'ken bu oranın bugün 2005'te %31'e yükseleceği var sayılıyor.
Çanakçı, Türkiye'nin ekonomik parametrelerinin Avrupa Birliği parametrelerine yaklaştığını iddia ediyor. Hedeflerini enflasyonu daha da düşürmek, yüksek büyüme performansını sürdürmek, milli gelirin borçlardan etkilenmeyen kısmını yükseltmeye devam etmek ve mali uyum kalitesini yükseltmek olarak sıralıyor. Bunları gerçekleştirmek için politikalar geliştirileceğinden bahsediyor. Esnek kur rejimine ve yapısal reformlara devam edileceğini de ekliyor. Çanakçı hedeflerle ilgili rakamsal veriler de sunuyor. Büyüme hızının %5 olmasının hedef olduğunu belirten Çanakçı, enflasyon oranının önce %5'e sonra da 2007'de %4'e düşmesini beklediklerini belirtiyor. Genel devlet açığı/milli gelirin de %2.1'den önümüzdeki yıl %0.5'e düşmesinin beklediğini söylüyor.
Çanakçı sunumunda Maastricht kriterlerine göre bir değerlendirme de sunuyor.
Yeni programda kapsamlı yapısal reformlar olduğunu söyleyen Çanakçı, bunlar arasında Sosyal Güvenlik Reformunun açıkların artmasını engellemek ve %1 oranında düşürmek amacıyla yapıldığını söylüyor. Reformla ilgili yasaların TBMM'nin alt komisyonlarında görüşüldüğünü belirtiyor. Basit, şeffaf bir vergi politikası izlenmesi öngörülüyor. Çanakçı vergi iadesi reformunun gerçekleştirildiğini, vergi politikası reformu ile ilgili çalışmaların ise sürdüğünü söylüyor.
Özelleştirme ve yatırım ortamlarının iyileştirilmesini de temel hedefler arasında telaffuz eden Çanakçı, iş ortamlarında öngörülebilirliğin artırılmasının hedeflendiğini belirtiyor.
Çanakçı, yeni yabancı sermaye yasasının izin sürecini ortadan kaldırdığını söylüyor. Asgari sermaye koşulunun ortadan kalktığını belirtiyor ve bu şekilde eşit davranma sağlandığını belirtiyor. Çanakçı, Türkiye'de yeni iş kurmanın basitleştirildiğini söylüyor. Bu konudaki sürecin 30 günden 8 güne indirilmiş durumda olduğunu bildiriyor. Yabancı şirketlerin gerektiğinde, bir gün içinde bile Türkiye'deki faaliyetlerine başlayabildiklerini ekliyor.
Çanakçı, tüm bunların yansımalarının görülmeye başlandığından bahsediyor. Çanakçı'ya göre Türkiye'ye yabancı sermaye girişi hala istenen düzeye ulaşmış olmamakla birlikte artmış durumda.
Konu Başlıkları Burada Görünecek

0 Yorum
Yorum Yap