Yapı Sektörünün Haber Portalı

'I Turchi in Europa!'

*Palmanova, 1590'larda Türk akınlarına karşı kurulmuş bir kale şehir. 400 yıl sonra bugün, Türk kültürünü tanıtmak için, çeşitli sergilere ev sahipl

'I Turchi in Europa!'

*Palmanova, 1590'larda Türk akınlarına karşı kurulmuş bir kale şehir. 400 yıl sonra bugün, Türk kültürünü tanıtmak için, çeşitli sergilere ev sahipliği ve AB çerçevesinde Türkiye için "loby" yapıyor. Kentin giriş kapısı (üstte) ve Sinan Sergisi'nin olduğu mekân (altta), her ikisi de "Avrupa'da Türkler" afişleriyle donatılmış.

Sağıma bakıyorum 'I Turchi in Europa' yazısı... Soluma bakıyorum, 'I Turchi in Europa' yazısı... Duvarda afiş, müze girişlerinde broşürler, camekânlarda ilanlar, sokak başlarında panolar, kale kapısında boydan boya gerilmiş bezler, hep 'I Turchi in Europa' diyor altın sarısı ve Akdeniz mavisi renklerle... Yani 'Avrupa'da Türkler' ...

İtalya'dayım, oysa! Friuli Venezia Giulia (FVG) özerk bölgesinde. Adını söylemek bile bizlere zor gelen bu bölge, İtalya'nın en kuzeybatısı... Merkezi, Adriyatik kıyısındaki Trieste. Belli başlı kentleri, Udine, Aquileia, Palmanova, Gorizia... İnsanı, sanat tarihinde, ama aynı zamanda savaş tarihinde nice yolculuklara çıkaran yerleşimler... Bir yanı deniz, bir yanı Alp Dağları'nın başlangıcı; ikisi arasında dünyanın en iyi şaraplarına hayat veren üzüm bağları... Bunlar tamam da, bir zamanların 'Mama Li Turchi!' (Eyvah Türkler!) korkma ve korkutma nidasını, şimdi her köşede rastladığım hayranlık dolu 'I Turchi in Europa' afişine dönüştüren ne?

En iyisi baştan başlayayım...

EKONOMİK-KÜLTÜREL İŞBİRLİĞİ

Friuli Venezia Giulia bölgesi, İstanbul - Marmara bölgesiyle ekonomik, ticari işbirliği seferberliği başlatıp, 'Avrupa'ya Açılan Köprü' başlıklı çok boyutlu, geniş açılımlı projenin bir parçası olarak 2006'yı 'Türkiye Yılı' ilan etti! Dile kolay, her yıl 250 bin TIR ve kamyon, (günde iki sefer) deniz yoluyla Ro-Ro gemileriyle İstanbul'dan Trieste'ye gidiyor. Adeta modern ipek yolu!

Ancak uygar toplumlar, uygar insanlar bilir ki, ekonomi , ticaret, yatırım vb. işbirliğinin, 'olmazsa olmaz' sacayağı kültürel işbirliğidir. Biri olmadan öteki gelişemez. İşte üç gün boyunca, küçük bir gazeteci grubuyla bu dev projenin kültürel işbirliği ayağını izlemek üzere, o bölgedeydim.

Trieste ve İstanbul: İki liman, iki köprü... Biri Doğu'nun en batısı, öteki Batı'nın en doğusu... Her şey, bu iki kentin tutkunu, bu iki kente gönül vermiş, ikisinin işbirliğinden ikisinin de kazançlı çıkacağına inanmış, AB'nin eski Türkiye temsilcisi Gian Paolo Papa 'nın düşlerini hayata geçirmesiyle başlamış. Kendisini her iki kentli diye tanıtıyor. (Doğumu Trieste; İstanbulluluğu ise eşi Nilgün Cerrahoğlu 'ndan...)

Bir yandan iki bölgenin, Marmara ve FVG'nın ticaret odaları, turizm sektörleri, yerel yönetimleri, sanat kurumları, küçük ve orta ölçekli işletmeleri arasında ilişkiler kurulurken bir yandan da Türkiye ve Türk kültürünü İtalya'da tanıtmak için kollar sıvanmış. Bölgede habire karşıma çıkan 'I Turchi in Europa' - 'Avrupa'da Türkler' afişlerinin hikmeti bu. Yörenin farklı kentlerinde yer alan tüm sanatsal etkinlikler bu başlık altında toplanmış.

SANATSAL ETKİNLİKLER

Her sanat etkinliği, yer aldığı mekân, çevre, yöre ve izleyicisiyle soluk alıp verir, gelişir, değişir, değiştirir, etkileşim sürecinin labirentlerinde yol alır...

Mimar Sinan'ın eserleriyle zenginleşmiş bir kentte doğup büyümek elbet bir ayrıcalık; bu yapı dehasına ilişkin sergileri İstanbul'da, Edirne'de izlemek başka, Palmanova'da izlemek çok başka! Düşünsenize, Palmanova, 1500'lerin sonunda Venedik Cumhuriyeti tarafından kurulmuş, Türk akınlarına karşı kurulmuş bir kale şehir! Var olma nedeni sadece askeri! Bir yanda Osmanlı İmparatorluğu, öte yanda Avusturya Macaristan İmparatorluğu büyük tehdit! Kendilerini korumak için, yörenin en yüksek platformunda ordu mimarlarına dokuz köşeli yıldız biçiminde, üç sıra kale duvarlarıyla çevrili, içine kapalı, ordunun yerleşebileceği bir kale kent kurmuşlar.

Şimdi aradan 400 yıl geçtikten sonra, kentin giriş kapılarında koskoca 'I Turchi in Europa'! Palmanova Napolyon Müzesi'nde, Mimar Sinan Sergisi özellikle dört eser (Selimiye, Sokullu, Rüstem Paşa ve Mihrimah Sultan camileri) üzerine yoğunlaşıyor. Yine Palmanova'da, Montesanto Müzesi'nde ise 'Venedik - İstanbul - Buluşmalar, Çatışmalar, Etkileşimler' sergisini geziyorum. Dört asırlık ilişkiler yumağı... Sergi yetkilileriyle konuşuyorum. İkisine de ilgi büyük diyorlar. Tüm bölgeden bireyler, ilkokullar da, mimarlık akademileri de toplu olarak gelip geziyormuş. Dolu salonlarda konferans ve seminerlerle destekleniyor her iki sergi de...

GEŞMİŞTEN GELECEĞE

Trieste'de yaz ayları boyunca açık kalan '17. Yüzyıl Avrupası'nda Türk İmajı' sergisi, eylül başında kapanmıştı. Ama zaten o sergiyi Sabancı Müzesi'nde izlemiştim... Şu sırada İstanbul'da Pera Müzesi'nde büyük ilgi çeken 'Osmanlı Mimarı: D'Aronco' sergisini andık Udine'de. Çünkü 19. yüzyılın ünlü mimarı Raimondo D'Aronco Udine'li. (Pera Müzesi'ndeki sergi yazın burada açılmıştı.) Yapı ustasının elinden çıkma Udine Belediye Sarayı'nı gezerken Osmanlı mimarisinden, Türk süsleme sanatlarından, İstanbul'da geçirdiği yıllardan nasıl etkilendiğini görebiliyorsunuz.

Ancak 'Avrupa'da Türkler' projesi yalnız geçmişin görkemiyle sınırlı değil. 29 Ekim'de bölgenin en prestijli çağdaş Sanat Merkezi Villa Manin'de 16 'genç' , çağdaş sanatçının (resim, fotoğraf, enstelasyon, video) katılımıyla 'EurHope 1153' başlıklı sergi açılıyor ve üç ay sürecek. (Serginin adı: Bir harf oyunuyla Avrupa sözcüğünü 'Avrupa Düşü' ne çevirmişler. Trieste'yle İstanbul arasındaki deniz mesafesi ise 1153 mil.)

Yerim bitti. Devamı pazar gününe... Bütün bu etkinliklere ve daha sayamadıklarıma (NNN Uluslararası Yönetim'in çabaları da dahil olmak üzere) teşekkür ederken şunu vurgulamam kaçınılmaz: Ticarete, sanayiye, ekonomiye insani boyutu, 'ötekini' tanımayı anlamayı, dayanışmayı, yani kültürel boyutu katmadınız mı, hiçbir işe yaramaz... Asıl teşekkür bu gerçeği unutmayanlara ve hepimize anımsatanlara...

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.