Dünyanın neresinde olursa olsun vatandaşını konut sahibi
yapan hükümetlerin iktidarları da güçleniyor. Sektör önemli bir istihdam ve
gelir kaynağı olurken ekonominin de motoru haline geliyor. Bunun farkında olan
hükümetler uyguladıkları politikanın merkezine de bu sektörü yerleştiriyor.
Tıpkı, ABD’de patlak veren ve dünyaya yayılan krizin merkezinde inşaat
sektörünün olması gibi. Bu ülkede yaşanan mortgage krizinin tek neden olmasa
da cumhuriyetçileri iktidardan ettiği düşünüldüğünde sektörün önemi bir
kez daha ortaya çıkıyor. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın iktidara
geldiği andan itibaren binlerce konut üretimi için verdiği talimat ve bu talimat
çerçevesinde TOKİ’ye altı yıl boyunca 337 bin 556 konut ürettirdi. Bu konutların
önemli bir kısmı da yoksul ve alt gelirli kesimin konut sahibi olması için kamu
sübvansiyonlarıyla inşa edildi.
Bu durum, TOKİ’nin AKP iktidarı döneminde 15 kente eşit yerleşim alanı
kurmasını sağlarken, hükümete olan ilgiyi de artırdı. Başbakan Tayyip Erdoğan,
Diyarbakır'da TOKİ'nin yaptırdığı 4006 konutun anahtarını da teslim ederken,
Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, iktidarları süresince TOKİ'nin
yaptığı çalışmaların sayısal bilgilerini açıkladı.
MHP Milletvekili Alim Işık'ın 2003'ten bu yana TOKİ'nin
yaptırdığı konutların geri ödemesinde zorlanan vatandaşlara kolaylık sağlanıp
sağlanmayacağına ilişkin soru önergesini Erdoğan adına Çiçek yanıtladı. Verilen
bilgilere göre, TOKİ altı yılda 337 bin 556 konut yaptırdı. Konutların yanı sıra
448 okul, 442 spor salonu, 35 kütüphane, 37 hastane, 74 sağlık ocağı, 232 yurt
ve pansiyon, 325 ticaret merkezi, 14 sevgi evi, 10 engelsiz yaşam merkezi ve 263
cami inşaa etti. TOKİ'nin 1155 şantiyede yürüttüğü toplu konut
uygulamaları ile sayısı 400'ü aşan yerel ve ulusal ölçekli firmaya iş imkanı
yaratıldı, doğrudan ve dolaylı 800 bin kişiye istihdam sağlandı. Çiçek'in
verdiği bilgilere göre TOKİ'nin altı yıllık çalışmasında ortaya çıkan tablo
şöyle:
15 yeni şehir
- TOKİ, Ocak 2003-Ocak 2009 tarihlerinda 81 il, 487 ilçe, bin 155 şantiyede
toplam 337 bin 556 adet konutun üretimini başlattı. (Çiçek'e göre bu 100 bini
aşkın nüfuslu 15 yeni şehir kurmak anlamına geliyor.)
- Türkiye genelinde, konutların yanı sıra 13 bin 25 derslikli 448 okul, 442
spor salonu, 35 kütüphane, 325 ticaret merkezi, 37 hastane, 74 sağlık ocağı, 232
yurt ve pansiyon, 14 sevgi evi, 10 engelsiz yaşam merkezi, 263 cami de TOKİ
tarafından yaptırıldı.
- TOKİ bu sürede Türkiye çapında toplu konut çalışmalarını 1155 şantiyede
yürüttü. Bu çalışmalarda sayısı 400'ü aşan yerel ve ulusal ölçekli firmaya iş
imkanı yaratılırken, doğrudan ve dolaylı iş sağlandı. Çiçek, yoksul ve alt
gelirli kesimin konut edinmesine büyük ölçüde kamu sübvansiyonlarıyla
yapıldığını belirtirken, "Takdir edileceği gibi, kamu kaynağı kullanıldığı
hususu dikkate alındığında, daha üst gelir dilimleri için sübvansiyon doğuran
uygulama istenmesinin sosyal devlet mantığıyla örtüşmediği
değerlendirilmektedir" dedi.
41 konut geri alındı
Çiçek, “TOKİ'den gayrimenkul alanlardan 41'i Gayrimenkul Satış Sözleşme
hükümlerine aykırı davranılması (taksit geri ödemelerinde temerrüde düşülmesi
v.s.) nedeniyle, fesh edilmiştir. Ayrıca, 94 adet konut ve işyeri hakkında da
yasal işlem süreci devam etmektedir" diye konuştu.
Kriz inşaatı vurdu
Yüzlerce çeşit mal ve hizmet üretimiyle doğrudan bağlantısı nedeniyle ekonomi
içinde önemli yere sahip olan ve istihdamda da 'sünger sektör' olarak
nitelendirilen inşaat sektörü, küresel krizle birlikte önemli ölçüde küçüldü.
2008'in ilk döneminde yüzde 1.5 büyüyen sektör, ikinci dönemde yüzde 0.2, üçüncü
dönemde de yüzde 4.3 küçülerek yılın ilk dokuz ayını yüzde 1.1 daralmayla
kapattı. Geçtiğimiz yılın ilk üç çeyreğinde sanayinin GSYH'daki payı yüzde 26.9,
ulaştırma ve haberleşmenin yüzde 14.8, ticaretin yüzde 13.3 olurken, inşaat
yüzde 6.2 paya sahip oldu. 2008'in ilk dokuz ayında sabit sermaye yatırımları
toplamı 147.1 milyar TL'yi bulurken, inşaat harcamaları toplamı 70.1 milyar TL
düzeyinde gerçekleşti. İnşaat yatırımlarının yüzde 29'u kamu sektörü, yüzde 71'i
ise özel sektör tarafından üstlenildi. Sektör yaşadığı krizin sorumlusu sık sık
TOKİ’yi gösterdi. Eleştirilere 'biz sosyal konut üretiyoruz' açıklamasıyla yanıt
veren TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar krizin sorumlusu olmadıklarını ifade
etti.
Ben 1987'den beri inşaat ortamındayım. TOKİ'nin inşaatlarının kaliteli olduğunu düşünmüyorum. Fakat çok sağlam olduğunu düşünüyorum. Arsa, inşaat ve ödeme şekline göre bedava olduğuna inanıyorum. Ayrıca Şahin marka arabaya param yetiyorsa, Mercedes marka araba rahatlığı beklemem de haksızlık olur. TOKİ'nin daire almayı hayal edenlerin hayalini gerçekleştiriyor diye düşünüyorum. TOKİ'ye teşekkür bile edebilirim.
Ben de TOKİ'den ev satın aldım fakat kalite diye birşey yok. Şantiyeler fazla olduğundan yeteri kadar teknik personel de istihdam edilmediğinden, yapılar çok kalitesiz ve kontrolsüz yapılmaktadır. Dolayısıyla hem müşteri memnuniyetsizliği hem de geriye dönüşler daha fazla maliyet doğurmaktadır. Umarım TOKİ yetkilileri daha fazla teknik personel istihdam ederek ve kaliteyi artırarak müşteri memnuniyetini sağlar. Aksi takdirde TOKİ imajını gittikçe zedelemektedir.