İstanbul Su Mahkemesi jürisi,
Ilısu, Munzur ve Yusufeli
davalarıyla ilgili kararını düzenlenen basın toplantısıyla açıkladı.
Tütün Deposu’nda dün gerçekleştirilen toplantıda mahkeme
jürisi, Türkiye hükümetinden çevreyle ilgili ulusal ve uluslararası sözleşmeler
ve mevzuatlardaki yükümlülüklerini yerine getirmesini talep eden bütün
projelerde Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporlarının
istenmesi ve Hasankeyf ve Yusufeli vadisindeki kültürel mirasın
UNESCO dünya mirası listesine alınması için gerekenlerin
yapılmasını istedi.
Basın toplantısına katılan tek milletvekili DTP Sebahat
Tuncel'di.
"Halka ve STK'lere danışın"
10- 11 Mart tarihleri arasında yapılan İstanbul Su Mahkemesi’nde Çoruh Nehri
üzerindeki Yusufeli Barajı projesi, Dicle Nehri üzerindeki, tarihi Hasankeyf
kentini sular altında bırakacak olan Ilısu Barajı projesi; Tunceli ilinde,
Munzur Vadisinde, Fırat Nehri üzerindeki barajlar; Brezilya’nın Rondônia
eyaletinde Madeira Nehri üzerindeki mega-baraj inşaatları ve Meksika’daki su
projelerinin toplumsal ve çevresel etkileri davaları görüldü.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Enerji Bakanı Hilmi
Güler, Çevre Bakanı Veysel Eroğlu, Almanya Başbakanı
Angela Merkel'in de aralarında bulunduğu davalılar mahkeme
katılmadı.
Oyuncu Pelin Batu’nun başkanlık ettiği ve akademisyen
Emel Kurma, TESEV'den Dilek Kurban,
Meksika'dan akademisyen David Barkin, Brezilya'dan savcı
Alexandre Camanho de Assis, Almanya'dan yayıncı Silke
Helfrich ve Hollanda'dan politika danışmanı Maurits
Groen'den oluşan jürinin hükümete önerileri şöyle:
* Türk hükümetinin, ekonomik parametrelerin yanı sıra
sosyal, kültürel ve ekolojik faktörleri de içeren bir fayda-maliyet analizine
dayanan kapsamlı bir kamu yararı kavramı geliştirilsin,
*
Hükümet su ve enerji politikalarını gözden geçirip yeniden tasarlasın ve bunu
yaparken sivil toplum ve baraj projelerinden etkilenecek yöre halkına
danışsın,
* Hükümet bunları yaparken doğal kaynakların
sürdürülebilir politikalarla kullanılmasını, insan hakları ve özgürlüklerinin,
biyolojik çeşitliliğin ve doğal ve kültürel mirasın korunmasını göz önünde
bulundursun,
* Kamu İhale Kanunu’nun ülke güvenliği söz
konusu olduğunda kanunun dışında kalınmasına olanak sağlayan 89. maddesi
yürürlükten kaldırılsın.
Hükümetin baraj fetişizmi
Jürinin kararını açıklamasının ardından konuşan dernekten Ulrike
Dufner “Türk hükümetleri her zaman bir baraj fetişizminin kurbanı
olmuştur. Birbiri ardına baraj inşa etmek gibi ekonomik, sosyal ve ekolojik
açıdan anlamsız olan bu politikayı akılla açıklamak mümkün değil”
dedi.
0 Yorum
Yorum Yap