- yapi.com.tr
- 16.05.2011
- GÜNDEM
- 356 okunma
Haydarpaşa Garı'nın Çatısı 'Deniz Suyuna' Karıştı
Haydarpaşa Garı ile ilgili ön rapor, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğretim üyeleri inşaat yüksek mühendisi Prof. Dr. Oğuz Cem Çelik ve yüksek mimar-restoratör Doç. Dr. Yegân Kâhya tarafından tamamlandı. 140 sayfalık ön hasar tespit raporuyla ilgili bilgi veren Prof. Dr. Cem Çelik, garda, özellikle üst katlarda yaşanan hasarın
Tarihî Haydarpaşa Garı'nda geçtiğimiz
kasım ayında çıkan yangın sonrası tüm bina ve yakın çevresine yönelik
Rölöve-Restitüsyon-Restorasyon (RRR) çalışmaları İTÜ Teknokent Akademik
firması TechnoBee denetiminde devam ediyor. Yangın sonrası hazırlanan
ön hasar tespit raporu ise üzücü bir gerçeği ortaya koyuyor. Yangın söndürme
çalışmaları sırasında kullanılan deniz suyu tuz içeriği nedeniyle, yapısal
elemanlarda önemli hasarlar, bozulmalar meydana getirmiş.
Haydarpaşa Garı ile ilgili ön rapor, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık
Fakültesi öğretim üyeleri inşaat yüksek mühendisi Prof. Dr. Oğuz Cem
Çelik ve yüksek mimar-restoratör Doç. Dr. Yegân Kâhya
tarafından tamamlandı. 140 sayfalık ön hasar tespit raporuyla ilgili bilgi veren
Prof. Dr. Cem Çelik, garda, özellikle üst katlarda yaşanan hasarın önemli bir
bölümünün söndürme çalışmaları sırasında meydana geldiğini söylüyor. Çelik,
"Yangının ardından yoğun yağmurlu günlerin yaşanması, geçici çatı yapılıncaya
kadar kısa bir süre de olsa zorunlu olarak açık kalması ve yangın söndürme
sırasında binanın çok su almış olması yapı için olumsuz bir durum oluşturuyor.
Binanın özellikle üst katlarında ve cephelerde, taşıyıcı elemanların bünyesine
su tamamen işlemiş durumda." diyor.
Yapının yangın gören katlarındaki çelik kirişli volta döşeme sisteminde
kapsamlı bir yükleme deneyi yaptıklarını belirten Çelik, "Yükleme deneyleri
başarıyla sonuçlandı. Amacımız, yangından dolayı çeliğin mekanik
özelliklerindeki olası değişiklikleri belirlemek ve gerekiyorsa restorasyon
aşamasında iyileştirmeler yapmaktır." diye konuşuyor.
Haberi sosyal medyada paylaşın.
Özellikle tarihi binalarda sanki hiç yangın olasılığı yokmuş gibi, hiç bir önlem alınmaz... Böyle bir olasılığa karşı yeterli su deposu veya bağlantısı olmalı idi, madem ki deniz suyu zarar verecekti... Eh şimdi bir şey daha öğrenmiş olduk, darısı diğer tarihi binalara...