TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent
Şubesi, İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi ve
Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası İstanbul 1no’lu
Şube, Toplum ve Kent için Haydarpaşa Dayanışması adına
yaptıkları ortak yazılı açıklama ile Haydarpaşa Gar ve Liman
çevresini yüksek yoğunluklu yapılaşmaya açarak, küresel emlak
tacirlerinin kullanımına sunma yöntem, arayış ve oyunlarının bugüne dek boşa
çıkartıldığı ve bundan sonra da çıkartılacağı inancını yineledi.
Haydarpaşa ve çevresinin geleceği için İstanbul Büyükşehir
Belediyesi'nin öncülüğünde 30 - 31 Temmuz 2008 tarihleri arasında
gerçekleştirilen 'arama konferansı'nı değerlendiren açıklamada,
"Haydarpaşa Gar, Liman, Kıyı Alanı ve çevresini, uluslararası emlak haramilerine
peşkeş çekme kararlığı içindeki AKP hükümeti ve emrindeki TCDD bürokratları; bu
emellerini gerçekleştirmek için planlandıkları yağmanın tarihsel sorumluluğunu
yüklenecek 'suç ortakları ve meşruiyet arama' toplantısında da
aradıklarını bulamadılar" deniliyor. Yıldız Korusu Malta Köşkü'nde
gerçekleştirilen söz konusu toplantı, belediye yetkililerini, Valiliği, basını,
sivil toplum kuruluşlarından yetkilileri ve konuyla ilgili uzmanları bir araya
getirmişti.
Açıklama şöyle:
"Dünya kültür mirası İstanbul’un, demiryolu ve deniz ulaşımı bağlantısını
sağlayan, kültürel ve endüstriyel mirasımız olan Haydarpaşa Gar, Liman,
Kıyı Alanı ve çevresini, uluslararası emlak haramilerine peşkeş çekme kararlığı
içindeki AKP hükümeti ve emrindeki TCDD bürokratları; bu emellerini
gerçekleştirmek için, planlandıkları yağmanın tarihsel sorumluluğunu yüklenecek
'suç ortakları ve meşruiyet arama' toplantısında da aradıklarını
bulamadılar.
Haydarpaşa Gar, Liman ve çevresinin küresel rant gruplarınca yağmalanması ve
işgal edilmesi projelerine karşı, duyarlı kurum ve kuruluşların kararlı
tavırları ve yoğun çabaları sonucunda; yağma projelerinin hayata geçmesi bugüne
değin engellenebilmiştir. Bu konuda atılmış en önemli adım ise; İstanbul V
Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 26.04.2006 gün ve
85 sayı ile almış olduğu tarihi karardır. Bu karar ile Haydarpaşa Garı ve
çevresi, Kentsel ve Tarihi Sit olarak tescil edilmiştir.
Onay tarihinden alt ay geçtikten sonra, gösterilen toplumsal tepkiler ve
meclise soru önergeleri verilmesi üzerine dağıtımı yaptırılan Sit kararını geri
aldırabilmek için inanılmaz bir uğraş veren ve başarıya ulaşmayan TCCD yönetimi,
kararın iptali için yargıya başvurmuş ancak, açılan dava da yargı tarafından
reddedilmiştir.
[Sayfa]
Bu gelişmeler üzerine, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 38 ilgili kurum,
kuruluş ve müdürlük ile birlikte tarafımıza; TCCD yönetimi ile İBB yetkilileri
arasında Koruma Amaçlı Nazım Ve İmar Planlarının İBB tarafından yapılmasına
ilişkin bir protokol imzalandığını ve 1/5000 ölçekli Haydarpaşa Gar Ve Geri
Sahası Koruma Amaçlı Nazım İmar planı ile 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama
İmar planının çalışmalarına başlanıldığını bildirilmiştir.
Ülkemizde koruma planlarının yapım ve onama süreci açık ve yerleşmiş
kurallara tabi iken, ülkemiz ve dünya açısından son derece stratejik, lojistik,
kentsel, tarihsel ve kültürel değeri olan, aynı zamanda İstanbul’un simgesi
haline gelmiş bulunan Haydarpaşa Gar, Liman ve çevresini uluslararası emlak
pazarına sürmeye kararlı olan AKP iktidarının emrindeki TCCD yönetimi; 17 Mart
2007 tarihinde İBB yetkilileri ile imzaladıkları protokolle; Amaçlı Nazım ve
İmar Planlarının İBB tarafından yapılmasına karar vermişlerdir.
Aynı protokole, “TCDD yönetiminin görüşlerine uyulması”,“Konsept Tasarımın
Seçiminde Danışmanlık, Tasarımcı Önerileri” gibi, koruma planlama ve tasarım
hukukumuzda yeri olmayan maddeler eklenmiş ve “Haydarpaşa Gece Yarısı Yasası”
olarak bilinen 5234 sayılı yasaya göre, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı
tarafından onaylanarak yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.
Bu çalışmalara başlandığının bildirildiği tarihten altı ay, protokol imza
tarihinden on altı ay sonra olan 16 Temmuz 2008 günü; İBB tarafından "1/5000
Ölçekli Haydarpaşa Gar, Liman ve Geri Sahası K.A.N.İ.P. ve 1/1000 Ölçekli
Haydarpaşa Gar, Liman ve Geri Sahası K. A.U.İ. P.’na Yönelik Analitik Etüdler,
Danışmanlık ve 3-Boyutlu Kent Modelleme hizmet alımı işi” adı altında bir ihale
yapılmıştır.
İhale ile aynı tarihte, bizlerin de içinde bulunduğu yaklaşık 100 kurum,
kuruluş temsilcileri ve kişi; deneyimli akademisyenlerin moderatörlüğünde,
“ortak akıl üretmeyi amaçlayan katılımlı bir planlama yöntemini” denemek ve
Haydarpaşa’nın geleceğini birlikte tasarlamak amacı ile tanımlanan bir “Arama
Konferansı Toplantısı”na davet edilmiştir. Ancak, bütün talep ve uyarılarımıza
karşın; İstanbul V Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun
26.04.2006 gün ve 85 sayı ile almış olduğu tarihi karar toplantıya
sunulmamıştır.
[Sayfa]
"1/5000 Ölçekli Haydarpaşa Gar, Liman ve Geri Sahası K.A.N.İ.P. ve 1/1000
Ölçekli Haydarpaşa Gar, Liman ve Geri Sahası K. A.U.İ. P."na Yönelik Analitik
Etüdler, Danışmanlık ve 3-Boyutlu Kent Modelleme hizmet alımı işi” adı altında
yapılan ihale hakkında sorulan soruya, “Koruma Planı, Belediyenin ilgili
müdürlüklerince yapılıyor, bu ihale, analitik etüdler ile ilgilidir.”şeklinde
eksik ve yanlış bilgi verilmiştir.
Bu arada, koruma amaçlı planlama çalışmaları aşamasında yeri olmayan,
“Konsept Tasarımın Seçiminde Danışmanlık, Tasarımcı Önerileri”nin bulunduğu
protokolde, ilgili üniversite kurum ve kuruluşların oluşturduğu bir “danışma
kurulu” bulunmasına ve arama konferansının bu danışma kurulunun önerisi üzerine
yapıldığı belirtilmesine rağmen, ihaleye çıkartılan “danışmanlık” hizmeti
alımının ne anlama geldiği hakkında sorulara da herhangi bir yanıt
verilmemiştir.
Çalık grubuna ait GAP İnşaatın işverenliğinde hazırlatılmış ve el altından
kurula sunulmuş olan Haydarpaşa’yı Manhattan’a ardından Venedik’e çeviren
gökdelenlerin hakim olduğu proje ile ilgili ulusal ve uluslararası tepkiler
henüz zihinlerden silinmemişken, aynı şirketin, yazılı ve görsel basında üç
boyutlu simülasyon ile video klipleri eşliğinde sunulan ve
Haydarpaşa Gar, Liman, dolgu alanları ve Geri Sahası ile yetinmeyip, Haydarpaşa
Mendireğini bile son derece yoğun yapılaşmaya açan ısmarlayanı meçhul konsept
projesi hakkındaki sorulara da hiçbir açıklayıcı yanıt verilmemiştir.
Bütün bu sorularımıza yanıt, İstanbul Büyük Şehir Belediyesinin 30 Temmuz 2008
tarihinde “henüz toplantı bitmeden” yayınladığı ilginç basın bülteni ile
gelmiştir.
İlginçtir zira; 5234 sayılı yasaya göre Bayındırlık ve İskan Bakanlığı
tarafından onaylanarak yürürlüğe gireceği hükme bağlanan protokol gereği arama
toplantılarını düzenleyen İBB, deklare ettiği basın bülteniyle; “1/5000 ve
1/1000 Ölçekli Haydarpaşa Gar, Liman ve Geri Sahası Koruma Amaçlı Nazım İmar
Planının”, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Şirketlerinden BİMTAŞ tarafından
hazırlanacağını, planın 3 boyutlu maketinin hazırlanacağını, Haydarpaşa ve
çevresi ile ilgili planın, İstanbul'da hazırlanan ilk “3 boyutlu imar planı”
olacağını, Planlama hukuk ve literatüründe herhangi bir yeri bulunmayan bu “üç
boyutlu imar planlarının!”, Koruma Kurulu’nun onayının ardından, “Özelleştirme
İdaresi Başkanlığı”nın onayıyla yürürlüğe gireceğini bildirilmiştir.
[Sayfa]
Meslek Odaları olarak, kurumsal temsiliyet temelinde çağrılmamıza rağmen
kişisel görüşlerimizin istendiği, ülkemizde koruma planlarının yapım ile
onama süreci son derece açık ve yerleşmiş kurallara tabi iken, son derece
yetersiz ve yönlendirilmiş bilgilerle, konunun ciddiyeti ve önemi ile
bağdaşmayan, şirketler için geliştirilmiş toplantı yöntemleri ile geleceği
belirlenmeye çalışılan toplantıda; “Tarihi, kültürel ve stratejik varlığımız
Haydarpaşa Gar, liman ve geri sahasının; bütün değerleri ve fonksiyonu ile
birlikte korunup, toplumun eşit ve koşulsuz kullanımına açık olarak
gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için layık olduğu özenle, evrensel koruma
kuralları ve hukuku ışığında planlanması gerekliği” hakkındaki kurumsal
görüşlerimiz ve konu hakkındaki bilgilerimiz iletildikten sonra, toplantıya
devam edilememiştir.
Toplantının devamına katılan duyarlı akademisyenler, kamu çalışanları ve
diğer katılımcılar tarafından; Haydarpaşa Gar, Liman ve çevresini tüm
tarihi, kültürel, stratejik değerleri ve fonksiyonları ile korumak ve
geliştirmek gereğinin altı bir kez daha çizilmiş, bugüne kadar Üniversitelerin,
Meslek Odalarının, duyarlı Kamu Çalışanları ve yurttaşların iyi niyetlerini,
hazırlamış bulundukları akıl almaz katılım senaryoları eşliğinde kötüye
kullanmaktan çekinmeyenlerin oyunları, bir kez daha bozulmuştur.
Bu toplantı vesilesiyle bir kez daha ortaya çıkmıştır ki; bu ülkenin ve dünya
mirası İstanbul’un yaşayanları, çalışanları, aydınları, duyarlı bilim ve meslek
insanları; Haydarpaşa Gar ve Liman çevresini, her türlü yasa ve yönetmeliği,
bilimsel ve etik kuralı hiçe sayarak, “önce Manhattan, sonra da Venedik
yapacağız” deyip, yüksek yoğunluklu yapılaşmaya açarak, küresel emlak
tacirlerinin kullanımına sunmaya çalışanların, her türlü yöntem, arayış ve
oyunlarını bu güne dek boşa çıkartmış ve çıkartacaktır".
bence değişim şart eskiye sadık kalınarak yapılacak her türlü revizyon yeni bir çehre yeni iş sahaları açacaktır.özelleştirm ile ilgili herkesin bu denli yanlış yaklaşımlarda olması açıkçası beni şaşırtıyor. devletçilik mantığı ve özelleştirme ile ilgili daha dikkati okuyalım. iyi şeylere prim verelim kötü ise savaşa varım
Ben de varım. İstanbul'da yaşamıyorum ancak Haydarpaşa garı, önü ve arkası ve yanı ve yan taraflarının kartpostal resminin bozulmasını istemiyorum. Bu konuda verdiğiniz uğraşılarınız için teşekkür ediyorum. Sizleri Anadoludan Türkiyeden biri olarak destekliyorum.