Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek
Kurulu'nun barajlardan etkilenecek kültürel alanları korunmak konusunda Devlet
Su İşleri'ni (DSİ) yetkilendirmesi üzerine, Danıştay 6. Dairesi bu kararı iptal
etmişti. Danıştay kararı ile Devlet Su İşleri'nin doğal ve kültürel mirası hiçe
sayan politikasından kurtulan Hasankeyf ve Allianoi gibi pek çok alan, aynı
komisyonun ikinci bir kararı ile bu sefer de baraj yapan şirketlerin insafına
terk edildi.
Karara göre korunması gereken taşınmaz kültür varlıklarının
bulunduğu alanlarda ve arkeolojik sit alanlarında baraj yapımına Kültür ve
Turizm Bakanlığı tarafından belirlenecek üniversitelerin öğretim üyeleri ve
yatırımcı kuruluş temsilcilerinin de yer alacağı en az beş kişilik bir komisyon
karar verecek.
DSİ'den alınan yetkinin şirketlerin de içinde bulunduğu
komisyonlara devredilmesini bilimsellikten uzak, tümüyle ranta dayalı ve kabul
edilemez bir karar olarak nitelendiren Doğa Derneği Başkanı Güven Eken, sivil
toplum örgütleri olarak kararın iptali için yargıya başvurmak da dahil tüm
seçenekleri değerlendireceklerini söyledi.
Koruma alanlarında yapılması planlanan baraj projelerinde
yatırımcı inşaat şirketlerinin doğal ve kültürel varlıklar hakkında söz sahibi
olmasının kabul edilebilir hiçbir yanının olmadığını kaydeden Eken şunları
söyledi:
"Bu karar alınırken ne yazık ki ne üstün kamu yararı, ne bilim,
ne de kültürel ve doğal mirasımız dikkate alınmıştır. Turizm ve Kültür
Bakanlığı'na bağlı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun
Danıştay'ın iptal ettiği ilke kararını işin içine şirketleri de katarak yeniden
alması, kamu vicdanını derinden yaralayacak niteliktedir. Doğa Derneği yargıya
başvurmak da dahil bu kararın geri çekilmesi için diğer sivil toplum
örgütleriyle birlikte elinden geleni yapacak."
0 Yorum
Yorum Yap