Yapı Sektörünün Haber Portalı

Harran için Bir İmza da Siz Atın

Mimarlar Odası Harran Temsilciliği, UNESCO'nun dünya kültür mirası listesi adaylarından Harran için imza kampanyası başlattı. Kültür Bakanlığı Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından 1979 yılında üzerindeki tüm taşınmaz kültür varlıklarıyla birlikte 'Arkeolojik Sit Alanı' olarak tescil edilen ve 1992 yılında da 'Harran Koruma Amaçlı İmar Planı' yürürlüğe

Harran için Bir İmza da Siz Atın
Mimarlar Odası Şanlıurfa Temsilciliği, UNESCO'nun dünya kültür mirası listesi adaylarından Harran için 'Harran Yok Olmasın' başlıklı bir imza kampanyası başlattı. Kültür Bakanlığı Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından 1979 yılında üzerindeki tüm taşınmaz kültür varlıklarıyla birlikte 'Arkeolojik Sit Alanı' olarak tescil edilen ve 1992 yılında da 'Harran Koruma Amaçlı İmar Planı' yürürlüğe giren bölge, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nda yapılaşma şartları belirlenmiş olmasına rağmen betona karşı yaşam savaşı veriyor. Sit alanındaki tarihi evler yıkılarak bunların yerlerine ya da yanlarına betonarme yapılar inşa ediliyor.

Kampanyayı başlatan Mimarlar Odası Şanlıurfa Temsilciliği, "Bu bölgedeki kaçak yapılaşmaların derhal durdurulması, şimdiye kadar yapılanların yıktırılması; kaçak olsun yada olmasın bölgenin niteliğini bozucu her türlü yapılaşmaya izin verilmemesi, tarihi bölgenin korunması adına her türlü projenin bir an önce başlatılması; yaşayanların bilinçlendirilmesi için başta Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ve milletvekilleri olmak üzere, Vali Yusuf Yavaşcan, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Harran Kaymakamlığı, Harran Belediye Başkanlığı, Cumhuriyet Savcılığı, ilgili kurum ve kuruluşlar, tüm sivil toplum örgütleri, ve hatta bu duruma duyarlı tüm bireyleri bu konuda çalışmalarda bulunmaya ve göreve davet ediyor".

Konuyla ilgili detaylı bilgi için harranyokolmasin.com'u ziyaret edebilir, (0414) 315 32 84 numaralı telefondan Mimarlar Odası Şanlıurfa Temsilciliği'ne ulaşabilirsiniz.

2 Yorum

  1. Ahmet Yoldaş dedi ki:

    Dünya'nın bu en ilginç yerleşim örneklerinden birinin elbette özenle korunması gerekir. Bunun yanısıra, o bölgede hayat devam ettiğine göre, gerçek, kalıcı korumanın nasıl olması gerektiğinin sorgulanması da gerekir. Aslolan 'külün korunması değil, ateşin yanar halde tutulmasıdır. ' Elbette, sayıları oldukça az oldukları için, mevcutlar oldukları gibi korunmalı, ancak yenilerinin, yapılageldiği türden betonlaşarak değil, nasıl yapılması gerektiği ortaya konmalıdır. Urfa Temsilciliğimize, bu konuda kapsamlı bir sempozyum yapmasını öneriyorum.

  2. H.Sacit Özerol dedi ki:

    Tarih hepimizin mirasını belirler. Tarihi dokunun sakınımı ise nesillere geçmişi öğretir. Bu değerlerde yeni nesiller varlıklarının değerini öğrenme fırsatını kullanma hakkına sahip olur. Genç nesillerin bu hakkını gaspetmek kimsenin hakkı olamaz. Betonlaşma yerine tarihi doku korunmalıdır. Bizlere düşen görev sakınma oluşumunu yaratmaktır.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.