Su, rüzgar, jeotermal gibi yenilenebilir enerji
kaynaklarına güneş enerjisini katarak, Türkiye’nin diğer Avrupa
ülkelerine göre avantajlı olduğu güneş potansiyelini elektrik üretimi için
kullanma yolunda çalışmalar hız kazandı. Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı, rüzgar enerjisi yatırımlarındaki atağın ardından, güneş
enerjisinin yatırıma dönüşebilmesi için güneş enerjisinden elektrik üretimi için
bir "yol haritası" hazırladı.
Buna göre, ilk etapta güneş enerjisi için 5346 sayılı "Yenilenebilir
Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin
Kanun"da fiyat ve uygulanacak teknoloji yönünden düzenleme yapılması
öngörülüyor. Bundan sonraki adımda ise 5627 sayılı "Enerji Verimliliği
Kanunu"nda Elektrik İşleri Etüd İdaresinin (EİE)
görevlerine dönük "Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğine göre rüzgar enerjisine
dayalı lisans almak maksadı ile yapılan başvurulara ilişkin olarak Bakanlık
tarafından çıkarılacak yönetmelik çerçevesinde görüş oluşturmak" ibaresine
rüzgar enerjisinden sonra gelmek üzere "güneş enerjisi" ifadesi eklenerek, madde
yeniden düzenlenecek.
Söz konusu düzenlemeyi müteakip Elektrik İşleri Etüd İdaresi tarafından
rüzgar projelerinde olduğu gibi güneş potansiyelinin de değerlendirilmesine
yönelik olarak yönetmelik hazırlanacak. Söz konusu çalışmada güneş termal
elektrik santrali (CSP), güneş elektrik santrali (fotovoltaik-PV) gibi farklı
teknolojilerin göz önüne alınmasına ve ayrı sahaya birden fazla başvuru olması
halinde uygulanacak işlemin yönetmelikte belirtilmesine dikkat edilecek.
Tüm mevzuat altyapısının tamamlanmasının ardında da EPDK tarafından, başvuru
alma tarihinin ve başvuruların nasıl değerlendirileceği ilan edilecek. Bundan
sonraki aşamada ise EİE’nin konuya ilişkin değerlendirmesini yapacak ve konuyu
EPDK’ya bildirecek.
Sahanın teknolojiye uygunluğu önemli
Söz konusu süreçte, "lisans başvurusu yapılan saha ve seçilen teknolojinin
sağlıklı değerlendirilebilmesi açısından sahanın uydu veya yer ölçüm
sistemlerinden sağlanmış ölçüm verilerine ve coğrafi özelliklerine ihtiyaç
duyulacağı, bu verilerin saha karakteristiğini yansıtıp-yansıtmadığının ve
sahanın seçilen teknolojiye uygunluğunun değerlendirilmesi ile megavat başına
ihtiyaç duyulan arazi miktarı göz önüne alındığında yaşanabilecek muhtemel
çakışmaların çözümüne yönelik" yönetmelik bazında düzenleme yapılması ve buna
müteakip lisans başvurularının alınması önem taşıyor.
Güney Doğu Anadolu bölgesi güneş zengini
Türkiye, coğrafi konum itibariyle güneş enerjisi potansiyeli açısından birçok
ülkeye göre şanslı durumda bulunuyor. EİE tarafından yapılan çalışmaya göre
Türkiye’nin ortalama yıllık toplam güneşlenme süresi 2640 saat (günlük toplam
7,2 saat), ortalama toplam ışınım şiddeti ise 1311 kWh/metre kare-yıl (günlük
toplam 3,6 kWh/m²) düzeyinde. Türkiye’nin en fazla güneş enerjisi alan
bölgesi Güney Doğu Anadolu Bölgesi. Bunu Akdeniz Bölgesi takip ediyor.
Güneş enerjisi konusunda büyük bir potansiyele sahip Türkiye’de yıllık güneş
enerjisi potansiyeli 380 milyar kilovat saat (kWh) düzeyinde bulunuyor. Bu
miktar 56 bin megavatlık (MW) bir doğal gaz santralinin ürettiği enerjiye denk
geliyor. Coğrafi konum itibariyle ortalama 200 günü güneşli geçen Türkiye’de şu
anda güneş enerjisi kapasitesinden ancak binde 1 oranında
yararlanılabiliyor.
Dünyada "temiz ve masrafsız" güneş enerjisinin kullanımı
Temiz ve masrafsız bir enerji kaynağı olan güneşin en önemli özelliği bol ve
sınırsız olması. Kullanımı giderek artan güneş enerjisinden önceleri ısı
enerjisi olarak son yıllarda ise gelişen teknoloji ile beraber elektrik enerjisi
olarak yararlanılıyor. Güneş panelleri ve fotovoltaik pillerle giderek azalan
maliyetlerle elektrik enerjisi elde ediliyor. Dünya genelinde güneş enerjisinden
sıcak su da elde ediliyor. Örneğin Fransa ile İspanya arasındaki Pirene dağları
üzerinde kurulu olan güneş kollektörlerinden 320 derece sıcaklık sağlanıyor.
Aynı şekilde evlerin çatısına monte edilen güneş panellerinden sıcak su elde
etmek de mümkün olurken, Türkiye’nin de özellikle güneşi bol şehirlerinde bu
yöntem yaygın olarak kullanılıyor. Avustralya, Japonya, İsrail ve ABD güneş
enerjisinden yararlanan ülkelerin başında gelmektedir. İsrail’de güneş
enerjisiyle her yıl 300 bin ton petrole eşdeğer enerji sağlanıyor.
Alım garantili teşvik süreleri 15-25 yıl
Avrupa genelinde ise güneş enerjisini kullanan ülkeler arasında Portekiz,
İtalya, Fransa, Almanya, Yunanistan, İspanya bulunuyor. Söz konusu ülkelerde
güneş enerjisine yapılan yatırımlarda alım garantili teşvik süreleri 15-25 yıl
arasında değişiyor. Yatırım yapılan teknolojiye bağlı olarak da alım garantili
fiyatlar büyük farklılık gösteriyor. Yatırımlarda seçilecek teknolojiye bağlı
olmakla beraber 15 bin-30 bin metre kare/megavat alana ihtiyaç
duyuluyor.
ayda 1500 megavat elektrik kulanıyorum kendi işyerimin uzerine bu sistemi kurmayı düsünüyorum 3 katlı dairenin uzerine 220 mt kare bana maliyeti ne kadar olur? cafecimustafa@hotmail.com
türkiye açısından değerlendirilmesi bölümü çok az olmuş türkiye ile ilgili bilgileri daha fazla yayınlayabilirseniz daha iyi olur.