Pek çok vergi kanununda değişiklikler yapan 5766 sayılı
kanunla değişikliğe uğrayan Kanunlardan biri de Harçlar Kanunudur. Kamu
idareleri ile iş yaparken veya kamudan hizmet alırken pek çok defa karşımıza
çıkmasına rağmen, vergi yazınında harçlar üzerinde pek durulmamıştır. Oysa
Harçlar Kanunu özel olarak irdelenmesi gereken pek çok hüküm içermektedir.
Harçlar Kanunu kapsamına alınarak harca tabi tutulan işlemlerin
belirlenmesinde, her hangi bir ölçüt yoktur. Harçların belirlenmesinde tek ölçüt
"nereden para alabiliriz" mantığıdır. Örneğin geçmişte esnafa "esnaf muafiyeti"
belgesi alması zorunluluğu getirilmiş, hemen ardından bu belge harca tabi
tutulmuştur. Kurumlar Vergisi Kanununun transfer fiyatlandırması müessesesinde
mükelleflere idare ile "peşin fiyat Anlaşması" yapabilecekleri olanağı
sağlanmış, sonraki ilk yasa değişikliğinde bu anlaşma için müracaat harca tabi
kılınmıştır.
5766 sayılı Kanunla düzenlenen bir harç bize çok ilginç gelmiştir. Bu kanunun
11. maddesi ile Harçlar Kanunu 42. maddesinin ikinci fıkrası değiştirilerek
"kamu idarelerine verilmek üzere ilgili mevzuatla belirlenen kurallara
uyulacağına ilişkin olarak düzenlenen taahhütnameler"de değer
belirtilmeyebileceği hükme bağlanmıştır. Maliye Bakanlığı'da daha sonra 56
sayılı Harçlar Kanunu Genel Tebliği ile, "davranış kurallarına uyulacağına
ilişkin olarak düzenlenen taahhütnamelerin belli bir değer ihtiva etmemeleri
halinde maktu esasa göre" harca tabi tutulacağını açıklamıştır.
Ne kadar güzel değil mi? Kamu idaresi iş yapacağı kimselere, müteahhitlere,
önce mevzuata uyacağını taahhüt ettirmekte, sonra bu taahhüt bedava olmaz
denilip harca tabi tutulmaktadır. Yani Devlet mevzuatını harca tabi taahhütle
uygulatmaktadır. Hukuka uymak bile parayladır.
5766 sayılı Kanunla Harçlar Kanunu'nda yapılan ve sessiz sedasız yürürlüğe
giren bir önemli değişiklikte,"Gayrimenkul devir ve iktisaplarında" ödenen
harçlarla tapu ve kadastro harcındadır.
5766 sayılı kanuna kadarki süreçte gayrimenkul alım satımlarında,
gayrimenkulün emlak vergisi değerinin harca esas alınması yeterli görülmekteydi.
Yani gayrimenkulün emlak vergisi değeri üzerinden harç ödenmesi halinde bir
sorun yaşanmamaktaydı. Ancak bu değerin altında bir değer üzerinden harç ödenen
hallerde, aradaki fark cezalı şekilde ikmalen tarhiyata konu edilmekteydi.
5766 sayılı kanunla yapılın düzenleme ile, 6.6.2008 tarihinden itibaren,
gayrimenkul devir ve iktisaplarında gerçek alım-satım bedeli üzerinden tapu
harcı ödenmesi esasına geçilmiştir.
Yapılacak gayrimenkul devir ve iktisaplarında gerçek alım-satım bedelinin
tapu işlemine yansıtılmadığının tespit edilmesi halinde, alıcı ve satıcı adına
cezalı tarhiyat yapılacaktır. Tapuda işlem yapıldıktan sonra, harcın gerçek
alım-satım bedelinden daha düşük bir bedel üzerinden beyan edilip ödendiğinin
tespiti halinde, aradaki farka isabet eden harç, yüzde 25 oranında vergi ziyaı
cezası ile birlikte tahsil edilecektir.
Tapuda alım satım işlemi yapanlarca beyan edilen değerin emlâk vergisi
değerinden düşük olması halinde vergi dairesi, eksik ödenen harcı derhal ikmalen
tarh ederek cezalı şekilde işlemin taraflarından talep edebilecektir.
Buna karşılık vergi dairesinin, tarafların beyan ettikleri değerin emlak
vergisi değerinden yüksek olmakla birlikte gerçek işlem değeri olmadığına dair
delil elde etmesi halinde, cezalı tarhiyat yapılabilmesi ancak re'sen tarh yolu
ile olabilecektir. Ancak Kanun, vergi idaresinin re'sen tarh edilecek harç
tutarının belirlenmesinde takdir komisyonuna müracaat yolunu kapatmıştır. Bu
nedenle bu gibi durumlarda cezalı harç tarhiyatı yapılabilmesi ancak inceleme
elemanlarınca yapılabilecek vergi incelemesi yoluyla mümkün olabilecektir.
Taraflara kesilecek ceza tutarı ise eksik ödenen harç tutarının dörtte biri
kadar olacaktır. (Çok etkin bir ceza). Harç oranı ise devrin her iki tarafı için
ayrı ayrı olmak üzere yüzde 1,5'dur. Bu nedenle tapu idarelerinde gayrimenkul
alım veya satım işlemi yapanların ileride cezalı tarhiyatla karşılaşmamaları
için, işlemlerinde gerçek alım-satım bedelinin beyanı konusunda özen
göstermeleri gerekmektedir.
Tapuda beyan edilen değer, gayrimenkul satışı yapanın gerçek kişi olması ve
satış kazancının değer artış kazancı olarak vergiye tabi olması durumunda, gelir
vergisi açısından da artık önem taşıyacaktır. Satışı yapanın kurum olması
halinde ise harç değerinin, fatura değeri ile uyumlu olması gerekmektedir.
Pek çok vergi kanununda değişiklikler yapan 5766 sayılı kanunla değişikliğe
uğrayan Kanunlardan biri de Harçlar Kanunudur. Kamu idareleri ile iş
yapar...
0 Yorum
Yorum Yap