- Yazar
- 31.08.2001
- GÜNDEM
- 53 okunma
Frank Gehry'den yeni bir müze
Frank Gehry'nin Ohr-O'Keefe Sanat Müzesi tasarımı kamuoyuna sunuldu. 16 milyon dolar değerindeki müze, Meksika Körfezi'ne bakan bir arazide büyük meşe
Frank Gehry'nin Ohr-O'Keefe Sanat Müzesi tasarımı kamuoyuna sunuldu. 16 milyon dolar değerindeki müze, Meksika Körfezi'ne bakan bir arazide büyük meşe ağaçları arasına yerleştirilmiş altı farklı binadan oluşuyor. Müzenin merkez binası, "Biloxi'nin Deli Çömlekçisi" olarak tanınan George E. Ohr'un seramik yapıtlarının sergileneceği dört bölümlü bir galeri.
20. yüzyılın başında binlerce pişmiş toprak yapıt üreten Ohr, "çamur bebekler" adı verilen yapıtlarıyla ün kazanmıştı. Bu yapıtlar olağanüstü ince, kıvrımlı, yivli benzersiz parçalardı. Yaşadığı sürece kişiliği ilginç bulunan, yapıtları ise pek ilgi çekmeyen Ohr, uzun bıyıkları ile alay konusuydu. Kendisini "tüm dünyada, sanat dünyasının üstün, rakipsiz, karşı gelinmez" ustası ilan etmişti. Ölümünden sonra çamur bebekleri yaklaşık elli yıl depolarda çürüdü. Son otuz yılda ise Jasper Johns'tan Andy Warhol'a kadar pek çok modern sanatçı Ohr yapıtlarını toplamaya başladı.
Müze, Ohr Galerisi'nin yanısıra Afro-Amerikan sanatı ve yerel çağdaş sanatçılar için galerileri, hediye mağazası, kafe, seramik stüdyolarını içeren bir eğitim yapısını, koruma laboratuvarlarını ve bir pişmiş toprak araştırma kütüphanesini kapsıyor. "The Pleasant Reed House" adlı bir 19. yüzyıl binası da arsaya taşınacak. Binayı yapan kölenin adını taşıyan bu ev, müze kompleksinin girişine bir bir kilittaşı gibi yerleştirilecek.
Gehry araziyi ilk gördüğünde meşe ağaçlarıyla dans edecek bir bina hayal ettiğini söylemiş. Daha sonra ise projeyi ağaçların arasına yerleştirdiği daha küçük binalara bölmüş.
"Ağaçlar mimaridir" diyor. "Herhangi bir bina kadar ilginçtirler. Bir dansa gitmiş ve dans partneriniz ağaçmış gibi bir şey. Ağaç güzel bir partnerdir, dolayısıyla onlarla çevrede şöyle güzel bir vals yapacağız."
Teknolojik gelişmeleri modern mimariye yeni ve çok çeşitli formlar oluşturmakta kullanan Gehry'nin heykelsi formları Ohr'un seramik kaplarının izlerini taşıyor. Mimar bu bağlantıyı şöyle dile getiriyor: "George Ohr'un yapıtlarının dışavurumu ve kendiliğindenliği benim için uzun süredir esin kaynağı oldu. O'nun akan formları benim bazı binalarımın görünümlerinde olduğu gibi bir hareket duygusu verirler insana."
Çevredeki tarihî nehir kıyısı evlerinden ve Ohr'un eğrisel biçimlerinden esinlenen Gehry, pavyonları yerel malzeme ve güneye özgü yerel öğeleri kullanarak tasarladı. Teraslar, verandalar, metal çatıları kendi mimarlığına özgü kıvrımlı organik formlarla birleştirdi.
Ova düzleminden yükseltilmiş ve tepe köşkleriyle taçlanmış pavyonlar heybetli meşe ağaçlarıyla dansediyor gibi görünüyor.
Kampustaki binalar ise paslanmaz çelik, tuğla, beyaz sıva gibi çeşitli malzemelerle kaplanacak.
Haberi faydalı bulduysanız tek dokunuşla paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap