Fener ve Balat Rehabilitasyon Projesi'nin temeli 1996 Habitat Kongresi'nde atıldı. Bu zamana kadar proje ile ilgili birçok haber yapıldı, yazıldı, çizildi. Evet, bu proje Unesco katkısıyla semtlerin değişimini ve dönüşümünü sağlayacak ve çehresini değiştirecekti.
Peki biz bu dönüşümün ne kadar farkındayız? 2007 itibariyle bu projenin neresindeyiz, amaçlananların ne kadarı gerçekleştirildi. En önemlisi de "kentli" olarak, "İstanbullu" olarak bu programın "ne kadar arkasındayız?"
Kafamda bu sorularla, İstanbul'da süregelen "Fener ve Balat Semtleri Rehabilitasyon Programı" nın ne aşamada olduğunu, amaçlananlardan kaçının gerçekleştirildiğini öğrenmek adına Fener Kireçhane sokaktaki program ofisine gidiyorum.
Fener otobüs durağından iniyorsunuz ve ana cadde boyunca uzanan duvarlar, sarmaşıklar ve "oto yıkama, otopark" tabelaları arasından, dar bir sokaktan fenere giriyorsunuz. Semt için küçük bir giriş, ama gerçekten de bir giriş kapısı burası, çünkü bir-iki adım sonra kendinizi fenerin kalbinde buluyorsunuz. Farklı bir dokuya geçtiğinizi hissediyorsunuz; "burada birşeyler oluyor" hissini veriyor bu giriş. Kahvehane önüne atılmış masalarda oturan insanlar şaşkın yüz ifademe dikkat etmiş olacaklar ki; bana nereyi aradığımı soruyorlar. Program ofisini aradığımı söyleyince hepsi bir ağızdan cevap vermeye başlıyorlar. Çünkü herkes ne olduğunun farkında ve daha fener kireçhane sokağa girmeden devam eden restorasyon çalışmaları, şantiye halindeki binalar göze çarpıyor. Evet, burada bir şeyler oluyor, hiç fark etmesek de bu; Haliç kıyısındaki bu duvarların arkasında oluyor, arada sadece bir duvar var, ötesinde ise; "bir şeyler" değişmeye başlamış...
Program ofisi binasına giriyorum, binanın etrafında yine çocuklar oynuyor, hala bina aralarında çamaşırlar var, hala köşebaşı delikanlıları yerlerindeler.
Konu Başlıkları Burada Görünecek

0 Yorum
Yorum Yap