Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi
tarafından gerçekleştirilen Yerel Yönetimler Sempozyumu, Yıldız Teknik
Üniversitesi (YTÜ) Oditoryumu’nda gerçekleştirdi. Sempozyumun ilk oturumuna eski
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanları Ali Müfit Gürtuna ve Prof. Dr.
Nurettin Sözen katıldı. İBB Başkanı Kadir Topbaş'ın ise iş yoğunluğu
gerekçesiyle sempozyuma katılmaması dikkat çekti.
Yerel Yönetimler Sempozyumu, Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent
Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Muhcu’nun açılış konuşmasıyla başladı. Muhcu
konuşmasında, yaklaşan yerel seçimler öncesinde böyle bir sempozyum düzenlemeyi
uygun gördüklerini belirterek; ülke, çevre, kent ve kültür politikalarına
ilişkin bilgilerini kamuoyuna sunmak istediklerini söyledi. Özellikle 1980
sonrasında belediyelerin giderek rant merkezi haline geldiğine dikkat çeken
Muhcu, "Belediye başkan adayları rant politikalarını devam mı ettirecekler,
yoksa sosyal belediyecilik anlayışını mı benimseyecekler? Öncelikle bu soruya
yanıt vermeleri gerekiyor" dedi.

Açılış konuşmasının ardından sempozyumun "Politika ve Uygulama"
başlıklı oturumuna geçildi. Eyüp Muhcu’nun başkanlığında gerçekleştirilen
oturumda, eski İBB Başkanları Ali Müfit Gürtuna ve Prof. Dr. Nurettin Sözen,
yerel yönetim bağlamında İstanbul için gerçekleştirilmesi gereken programlar
hakkında konuştu. Ali Müfit Gürtuna, Metrobüs ve 2010'da İstanbul'un Avrupa
Kültür Başkenti olması projelerinin kendi döneminden kalan projeler olduğunu
ileri sürerek AKP'nin yaptığı gibi övülmeye gerek duyulmayacak icraatlar
olduğunu söyledi. Gürtuna, İBB’yi sıfır borçla devrettiğini ifade ederek,
belediyenin şu an beş milyar dolar borcu olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr.
Nurettin Sözen ise planlamanın günümüz belediyecilik anlayışında önemsenmediğini
söyleyerek, başta nazım imar planı olmak üzere İstanbul'un ulaşım planına
ihtiyaç duyduğunu belirtti. Sözen, Sakarya'dan Edirne'ye kadar olan bölgede
ulaşım planı oluşturulması gerektiğini belirtirken, plana bu bölgedeki illerden
kazalara kadar yerel yönetimlerin katılım sağlaması gerektiğini ifade
etti.
"Politika ve Uygulama" başlıklı oturumun ardından Prof. Dr.
Ruşen Keleş, sempozyum hakkında çerçeve sunuş konuşması yaptı. Keleş, "Yerinden
Yönetim Nedir, Ne değildir, Nasıl Olmalıdır?" başlıklı konuşmasında yerinden
yönetimle merkezi yönetim arasında ayrılmayacak bir bağ olduğunu vurguladı.
Türkiye'de yerel yönetim olgusunun tarihsel olarak anayasalarda aldığı tanımlara
değinen Keleş, yerel yönetimlerde amacın kamu hizmetlerinin sağlanması,
halkların demokratik eğitimi ve yerel bölgelerin geliştirilmesi olduğuna dikkat
çekti. Konuşmasında yerel yönetim anlayışına karşıt görüşlere de yer veren
Keleş, yerel yönetimlerin meslek örgütü ya da sivil toplum kuruluşları değil,
siyasal mekanizmalar olduğunu ve kamu yararına çalışan tüzel kişilik
taşıdıklarını söyledi.

Prof. Dr. Ruşen Keleş’in yönettiği birinci oturumda Prof.
Dr.Ülkü Azrak "Kalkınma Ajanslarının" tüzel kişiliğine değinirken; bu ajansların
anayasal, toplumsal ve kamusal anlamda işlevsel olmadıklarına, sermayenin yerel
yönetimlerde temsiline ilişkin görevler üstlendiklerine dikkat çekti. Doç. Dr
Tarık Şengül ise "Lümpen Kentleşme ve Yerel Yönetimler" başlığını taşıyan
konuşmasında, kentlerdeki lümpenleşmeyi üretim kültürünü terk etmeye bağladı.
Şengül, "AKP hükümeti sadakayı savunarak yoksul kesimlere kömür ve yiyecek
yardımı yapıyor" dedi.
Prof. Dr. Afife Batur’un başkanlığında gerçekleştirilen ikinci
oturuma ise; "Ulaşım ve Trafik Sorunları" başlıklı konuşmasıyla Prof. Dr. Ergün
Gedizlioğlu, "Tarihi Çevreye Bakışlar" başlıklı konuşmasıyla Prof. Dr. Zeynep
Ahunbay, "Planlama Çalışmalarında Doğal Çevrenin Değerlendirilmesi. İstanbul
Örneği" başlıklı konuşmasıyla Prof. Dr. Nuran Zeren Gülersoy ve "Doğal Afet
Önlemi Toplumsal Afet Aracına Nasıl Dönüştürülür? Türkiye Örneği" başlıklı
konuşmasıyla Prof. Dr. Betül Şengezer katıldı.
0 Yorum
Yorum Yap