Yapı Sektörünün Haber Portalı

Enerji Verimliliğinde Gelişimin Yolu Yenilikten Geçiyor

Beşinci yılını kutlayan yeşil zirvesi EKODesign Konferansı, "Gelecek İçin 4 Model" ve "Sürdürülebilirliğe Eleştirel Yaklaşım 1: Anlamın Kaynağı" sunumlarının ardından; BSH Enerji Verimliliği Direktörü Christian Salmen ve Consulting Donath CEO'su Christian Donath'ın "ECO-IQ Çözümler" başlıklı konuşmalarıyla devam etti.

Enerji Verimliliğinde Gelişimin Yolu Yenilikten Geçiyor

Salmen, verimlilik konusunda gelişimin, yenilik yapmakla sağlandığına dikkat çekerken; Donath, "Çevresel Ürün Deklarasyonu" ile oluşturulan Avrupa Platformu'na Türkiye'nin de dahil olabileceğini kaydetti.

Konuşmasına bir video gösterimiyle başlayan Christian Salmen, AB ülkelerinde enerjinin yaklaşık yüzde 50'sinin evlerde tüketildiğine dikkat çekti. Geçtiğimiz yıl, AB’de kullanılan ev aletlerinin verimli olanlarla değiştirilmiş olması sayesinde, yaklaşık 44 milyar kilowatt-saat tasarruf elde edilebilmiş olacağını; bunun da Portekiz’in 1 yıllık enerji gereksinimine karşılık geldiğini vurguladı.

Enerjide mükemmellik için kaynak kullanımının önemli olduğunu ve ev aletlerinin bunu başarmada bir rol model olarak kullanılabileceğini belirten Salmen, bütün dünyada enerji verimliliği konusunun artan elektrik faturalarıyla gündeme geldiğini belirterek, Danimarka'yı örnek gösterdi: "Danimarka'nın, Avrupa’da elektrik fiyatının en yüksek olduğu ülke olması, onu, enerji verimliliği konusunda da en fazla düşünen ülke haline getirdi."

"Enerji verimliliğinde gelişimin yolu, yenilikten geçiyor"

Avrupa’da eve gelen elektrik faturalarının yaklaşık yüzde 40’ının ev aletlerinden kaynaklandığını ifade eden Christian Salmen, Türkiye’de ise bu oranın yüzde 24'e denk geldiğine dikkat çekti. Bu farkı, iklimsel verilere (örneğin, Türkiye’de güneyde klimaların elektrik tüketim oranında daha fazla yer tutması) bağlayan Salmen, enerji etiketlerinin ürünleri tüketiciye anlatmada büyük yarar sağladığını ekledi.

Dünya genelinde yenilenen enerji etiketlerine de değinen konuşmacı, artık yalnızca ev aletlerinin çektiği enerji miktarının değil,  işlevine bağlı olarak su tüketimi vb konulardaki verimliliğinin de bu belgelerde yer aldığını belirtti. Salmen, sözlerini, enerji verimliliği konusundaki gerçek gelişmenin yenilik yaparak elde edebileceği tespiti ile sonlandırdı.Christian Salmen’in ardından konuşan Consulting Donath kurucusu Christian Donath ise, Alman Yeşil Binalar Derneği (DGNB) yöneticiliği deneyimden de yararlanarak yapılarda sürdürülebilir malzemeler konusunu nasıl ele almamız gerektiğine değindi. “Sürdürülebilir ürün nedir” sorusuyla konuşmasına başlayan Donath, buna yanıt vermenin çok güç olduğunu, bu konuda uzman olmasına karşın önüne konulacak herhangi bir ürünün nerede ve hangi bağlamda kullanılacağı hakkında, ürünün özelliklerini bilmeden yorum yapmanın çok doğru olmadığına dikkat çekti.

Donath, sürdürülebilirliğin değişen taleplere göre şekillendiğini, bir ürünün sürdürülebilir olup olmadığının ise ancak kullanılacağı bağlamda değerlendirilebileceğini ifade etti. “Sürdürülebilir”lik kavramının; küresel nüfus artışı, kaynakların küresel anlamda azalması, finansal kriz ve insan kaynaklı çevresel etkilerin artışı ile gündeme geldiğini anımsattı. 'Know-how'un mevcut olduğunu ve artık harekete geçme zamanının geldiğini belirten Donath, AB’de malzeme konusunun hem standartların oluşturulması hem de bunların uygulanmasına yönelik yasal düzenlemelerin yapılması anlamında ele alındığını; konunun çerçevesinin ortaya konmasından, bina ve ürün ölçeğine varıncaya dek ayrıntılandırılması üzerinde çalışıldığını belirtti.

"Türkiye'nin 'Çevresel Ürün Deklarasyonu'na katılımına açığız"

Artık ikinci nesil sürdürülebilirlik ve çevresel ürün yaklaşımının benimsendiğine dikkat çeken Donath, bu konunun anahtar kavramlarını bütünleşik uygulama ve yaşam döngüsü üzerine çalışmak olarak açıkladı. Bu konuda yeni yasalar üzerinde çalışıldığına değinen Donath, tarihsel olarak bakıldığında binaların çevresel etkileri üzerine sertifkasyon çalışmalarının, 25 yıl önce) ilk olarak BREEAM ile başladığını, sonrasında (15 yıl önce) LEED'in yaygınlaştığını, kendilerinin de Almanya’da 2007 yılında DGNB altında sertifikasyon üzerine çalıştıklarını belirtti. AB'nin artık ikinci nesil çevresel ürün ve bina deklarasyonunu dikkate aldığını ve bu deklarasyonun da bağımsız kurumların çatısı altında verildiğini ekledi.

Almanya’da IBU, İngiltere’de BRE, Finlandiya’da RT Finland gibi kurumların deklarasyon çalışmaları yaptığını ama bu sertifika ve deklarasyonların harmonize edilmesi için 26 Eylül 2011 tarihinde 16 ülkenin bir araya gelerek "Çevresel Ürün Deklarasyonu" alanında bir Avrupa Platformu kurduğuna dikkat çekti. Christian Donath, Türkiye’nin henüz bu birlikte yer almadığını ama Türkiye'den gelecek katılıma açık olduklarını belirterek konuşmasını sonlandırdı.

Konu Başlıkları Burada Görünecek

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.