- yapi.com.tr
- 15.09.2009
- GÜNDEM
- 2 okunma
Dönüşüm Sancısı Ayvansaray'da
Rafet - Esma Yetişener çifti 55 yıldır Ayvansaray’da oturuyor. Mahallelerini anlatırken “Bizim için buradan başka bir hayat yok” diyorlar... Ama bugünlerde Yetişener çiftinin evinde tedirginlik var. Fatih Belediyesi, ‘buluşmak, anlaşmak’ için aileye gün aşırı ‘davet’ gönderiyor. 200 yıllık tarihi olan tapulu eski Rum evi yıkım için sıra bekliyor.
Rafet - Esma Yetişener çifti 55 yıldır Ayvansaray’da oturuyor. Mahallelerini
anlatırken “Bizim için buradan başka bir hayat yok” diyorlar... Ama bugünlerde
Yetişener çiftinin evinde tedirginlik var. Fatih Belediyesi, ‘buluşmak,
anlaşmak’ için aileye gün aşırı ‘davet’ gönderiyor. 200 yıllık tarihi olan
tapulu eski Rum evi yıkım için sıra bekliyor. Gerekçe, ‘kentsel dönüşüm’.
8 bin 500 yıllık tarihe sahip Fener - Balat-Ayvansaray Bölgesi 1950 yılında
göç almaya başladı. Öncesinde Rumlar, Yahudiler, Ermeniler vardı... ‘Mahalle
kültürü’nün her yönüyle yaşanabileceği İstanbul’un nadir yerlerinden bu bölge
için Fatih Belediyesi’nin ‘yenileme’ projesi birkaç yıldır gündemdeydi. Projenin
dayanağı ise 5366 sayılı ‘yıpranan tarihi ve kültürel taşınmaz varlıkların
yenilenerek korunması ve yaşatılarak kullanılması’ hakkındaki kanun ve ilgili
yönetmelik. Yenileme projesi 2005-2006 yıllarında önce yerel yönetimlerden son
olarak da Bakanlar Kurulu’ndan onay aldı. Yüklenici firma Çalık Grubu ve GAP
İnşaat ihaleye teklif vererek, Fatih Belediyesi ile sözleşme imzaladı. Alan,
‘kentsel sit alanı’ olarak tescil edildi. Yenileme alanı olarak belirlenen
bölge, Eski Atik Mustafapaşa, Mollaaşkı, Balatkarabaş mahalleleriyle,
Tahtaminare, Yıldırım ve Vodina caddelerinde toplam 279 bin 345 metrekarelik
alanı kapsıyor.
‘Haliç’in üç kapısı’
‘Haliç’in Üç Kapısı’ adı verilen projeyi anlatan bir de broşür hazırlanarak
semt sakinlerine dağıtıldı. Projede bölgedeki imar planı, yüzde 53 konut, yüzde
12 ticaret, yüzde 16 konaklama, yüzde 8 ofis ve kültürel yapı alanı yüzde 2
olarak belirlenmiş. Proje bölgesinde 910 bina yer alıyor. Bu binalar istimlak
edilecek. Belediyenin açıklamasına göre proje alanındaki binaların yüzde 18.7’si
basit onarım gerektiren veya gerektirmeyen, yüzde 19.4’ü aşırı tahribat yüzünden
yapısal özelliğini kaybetmiş, yüzde 61.9’u büyük çaplı onarım gerektiren
binalar. Binaların yüzde 85’i dolu. Projeye karşı olan ‘Fatih İlçesi Fener-
Balat- Ayvansaray Mülk Sahipleri ve Kiracıların Haklarını Koruma Derneği’, dün
bir basın toplantısıyla ‘Evlerimizi yıktırmayacağız’ dedi. Toplantıya Mimarlar
Odası’ndan, derneğin Beyoğlu-Tarlabaşı versiyonundan ve Sulukule Platformu’ndan
da tam destek geldi.
Toplantıya katılan semt sakinlerinden Rafet Yetişener, “Bu bölge ‘kentsel
dönüşüm’ için uygun değil ki... Mesela Sulukule’deki yapılaşmanın büyük bir
bölümü kaçak, ama burada hepimizin tapusu var. Benim evim eski bir Rum evi, 200
yıllık tarihi var. Yarın Anıtlar Kurulu’na gidip bu ‘tarih katliamına’ nasıl
izin veriliyor, öğrenmeye çalışacağım” derken eşi Esma Yetişener de yenilemenin
‘ironik’ yanına dikkat çekiyor:
“Dayanakları kültürel tarihi korumak... Bunun için önce ‘evlerinizde tadilat
yapacağız’ dediler; şimdi yıkma planları var. Evimiz, sapasağlam daha yeni
tadilattan geçti. Hangi gerekçeyle elimden tapumu almak istiyorlar? Evimi
yıkacak olan zihniyet, yalnızca bana da değil 200 yıla haksızlık
edecek.”
Projeye karşı sesini yükseltenlerden biri de 200 TL ev kirası ödeyen
Şükriye Şahin... Şahin, “Mal sahiplerinin eline para verip gönderecekler. Beni
hem 40 yıllık mahallemden kovuyorlar. TOKİ’ye sesleniyorum, bizi de çatısız
bırakmasınlar. Benim İstanbul’da 200 TL’ye kira ödeyebileceğim bir yer yok”
diyor. Mahalleden Kazım Alakurt dönüşümden yana: “Bu tarihi eser dedikleri
evler, tinerci yatağı... Temizlesinler buraları.”
‘Evlerin yerine alışveriş merkezi’
Fatih İlçesi Fener-Balat-Ayvansaray Mülk Sahipleri ve Kiracıların Haklarını
Koruma Derneği Başkanı Hasan Acar ise dünkü toplantıda semt sakinlerine şöyle
seslendi:
“Evlerimizi yıkacak, yerlerine kendi çizdikleri projeyi uygulayıp bizlere de
başka semte taşınmayı önerecekler. Bu bölge de ranta açılacak, gelsin oteller,
gitsin alışveriş merkezleri... Muhtemelen inşaat şirketleri evlerin satılması
için fahiş ücretler önerecek. Sakinlerden ricam, kanmayın, imza atmayın, evinize
sahip çıkın.”
Derneğin basın sözcüsü Çiğdem Şahin’e göre de belediyenin bölge için
açıkladığı ‘bütünleşik çözüm’ ifadesi şu anlama geliyor:
“Bütünleşik ifadesi bölgede binaların yıkılacağının kanıtıdır. Yani binaların
ön cephesi korunarak, içerden yıkım yapılıp bloklar birleştirilecek ve daha
geniş daireler elde edilecek. Zengin müşteriler küçük daireleri tercih
etmeyeceği için de evlerin orijinal haliyle restore edilmesi kârlı görülmüyor.
Belediye ada olarak yıkım yapılarak birleştirme yoluyla yenileme yani yıkım
yapacağını itiraf ediyor.”
Haberi sosyal medyada paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap