Dolgu Alana Cami Yapılamaz
Kadıköy Rıhtım'daki dolgu alana yapılmak istenen cami projesinde süreç hızlandırıldı. Mayısta temeli atılması beklenen projeden vazgeçilmesi çağrısı yapan uzmanlar "Alan deprem, sıvılaşma ve tsunami riski taşıyor" dedi.
Kadıköy Rıhtım'daki dolgu alana yapılmak istenen cami projesinde süreç hızlandırıldı. Mayısta temeli atılması beklenen projeden vazgeçilmesi çağrısı yapan uzmanlar "Alan deprem, sıvılaşma ve tsunami riski taşıyor" dedi.
İktidarın tartışmalı projelerinden biri olan Kadıköy Rıhtımı’ndaki cami için süreç hızlandırıldı. Daha önce otopark olarak kullanılan dolgu alanda mayıs ayında temel atılması planlanırken, meslek odaları ve uzmanlar projeye sert tepki gösterdi. Zeminin deprem, sıvılaşma ve tsunami açısından yüksek risk taşıdığına dikkat çeken uzmanlar, “Süreç ideolojik ve siyasi dayatma ile ilerliyor. Bu tür alanlarda yapılaşma felaket riskini büyütür” diyerek projenin iptal edilmesi çağrısını yineledi.
BirGün’den Sibel Bahçetepe’nin haberine göre; daha önce otopark olarak kullanılan yaklaşık 30 dönümlük dolgu alana “dini tesis, yer altı otoparkı, şadırvan, kültür merkezi” yapılması planlanan projede hazırlıkların büyük ölçüde tamamlandığı öğrenildi.
Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nin değerlendirmesinde, Cami projesinin 2015 yılında gündeme geldiğine, 2017’de İstanbul 5 No’lu Koruma Kurulu’nun planları onaylamasıyla adım atılan projenin Kadıköy Belediyesi tarafından dava edildiği anımsatıldı.
Alanın doğal bir kıyı değil, yıllar önce doldurulmuş yapay dolgu olduğu vurgulanan açıklamada, “Bu alanlar suya doygun, depremde yanal yayılma ve tsunami baskın tehlikesine açık alanlardır. Kalıcı yerleşmelere izin verilmez.” denildi.
Açıklamada özetle şunlara yer verildi: “Günümüz inşaat teknolojisi ile her ortamda uygun şartlar yaratılarak inşaat yapılabilir. Kadıköy’de yapay dolgu ve deniz suyunun bulunduğu, sıvılaşma potansiyeli yüksek, zeminin taşıma gücü düşük olan zayıf jeolojik birimlerde, üst yapıyı yapabilmek için zemin iyileştirme teknikleri uygulanmalı ve su uzaklaştırılmalıdır. Bu durum proje maliyetine ciddi bir ek yük getirmektedir. Ülke ekonomisinin zor günler geçirdiği ortamda hem ekonomik olarak hem de afet riski açısından tartışmalı bir projede ısrar edilmesi anlamsızdır.”
Haberin tamamına linkten ulaşılabilir.
0 Yorum
Yorum Yap