Yapı Sektörünün Haber Portalı

Derinlerden çıkan tarih

Dünyada ''küreselliğin'' bilinen en eski simgesi olan 3330 yıllık bir batık teknenin buluntularını Almanya'nın Bochum kentinde bir araya getiren sergi, çeyrek milyon insanı büyüledikten sonra pazar günü sona eriyor.

Derinlerden çıkan tarih
Dünyada ''küreselliğin'' bilinen en eski simgesi olan 3330 yıllık bir batık teknenin buluntularını Almanya'nın Bochum kentinde bir araya getiren sergi, çeyrek milyon insanı büyüledikten sonra pazar günü sona eriyor.

Antalya'nın Kaş ilçesinin Uluburun açıklarında batan teknenin yükünün Doğu Akdeniz'in Avrupa kültürlerini, ticaretini nasıl etkilediğini yansıtan ''Uluburun Gemisi: 3000 Yıl Önce Dünya Ticareti'' sergisi 15 Ekim'de açılmıştı.

Günümüzde Bodrum Kalesi'ndeki denizaltı müzesinde sergilenen, ''Uluburun Batığı'' denilen teknede neler yoktu ki! Kıbrıs'tan 10 ton bakır külçe, Afganistan'dan bir ton kalay, Lübnan'dan cam külçeler, reçine dolu amforalar, ham fildişleri, Etiyopya'dan devekuşu yumurtaları, abanoz ağaçları, Orta Yunanistan'dan Miken seramikleri, Mersin kıyılarından gümüş ve bronz hançerler ve silahlar, Romanya'dan baltalar, Anadolu'dan çeşitli altın takılar, bronz üzerine altın tanrı figürü ve hatta Mısır'ın ünlü kraliçesi Nefertiti 'nin altın mührü... Uluburun teknesi, tam anlamıyla günümüzün çokuluslu yüklerini taşıyan küresel bir kargo gemisi idi.

Tekneyi Bodrumlu süngerci Mehmet Çakır bulmuş, ilk arkeolojik çalışmayı Prof. Dr. George Bass yapmış, daha sonra çalışmaları Dr. Cemal Pulak yönetmişti. Bochum Madencilik Müzesi'nin uzmanı Doç. Dr. Ünsal Yalçın

'ın düzenlediği sergi daha ilk adımda ziyaretçileri şaşırtıyordu. Çünkü ziyaretçiler, sergide Akdeniz haritası üzerinde dolaşarak denizaltındaymış gibi oluşturulan ve 3330 yıl öncesine uzanan bir zaman tünelinden geçerek batık tekneye ulaşıyorlardı. (İsteyenler www.uluburun.de adresinde 360 derece dönen bir anlatım içinde batığı ve sonrasında da sergiyi sanal ortamda gezebilirler.)

Sergide, teknenin özellikle Doğu Akdeniz hammadde yükünün çeşitliliğinden hareketle ''geç tunç çağı'' nda yörenin Avrupa kültür ve ticaretini etkileyişi ön plana çıkarılmıştı. Kıbrıs'ı denetleyen Hitit Anadolu'sunun yanı sıra Suriye-Ürdün-İsrail-Mısır'ın insanlık tarihindeki önemi de vurgulanmıştı. Serginin ikinci bölümünde, Uluburun teknesinin buluntularının yanı sıra Çorum Müzesi'nden dönemin Hitit; ayrıca Mısır ve Yunanistan'dan çağdaş özgün ya da kopyaları ile ziyaretçilere dönemin ''küreselliğinin'' odağındaki Anadolu anlatılıyordu. Sergi nedeniyle bir el kitabı ile anıtsal içerikli kitap da yayımlandı. Almanca olan kitabın Türkçesinin de yakında yayımlanacağı açıklandı. Serginin daha sonra İzmir'de ve ABD'nin 4 ayrı kentinde açılması olası.

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.