- yapi.com.tr
- 09.03.2010
- GÜNDEM
- 2 okunma
‘Deprem Sürpriz Değildi’
Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Merkezi (UDİM) Müdürü Doğan Kalafat, Elazığ’da onlarca yurttaşın yaşamını yitirmesine neden olan 6.0 büyüklüğündeki depremin “sürpriz bir deprem” olmadığını belirterek, “Bölge birinci derece deprem bölgesi” dedi. Kalafat, Elazığ’daki depremin Marmara
Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü
Ulusal Deprem İzleme Merkezi (UDİM) Müdürü Doğan Kalafat, Elazığ’da onlarca
yurttaşın yaşamını yitirmesine neden olan 6.0 büyüklüğündeki depremin “sürpriz
bir deprem” olmadığını belirterek, “Bölge birinci derece deprem bölgesi” dedi.
Kalafat, Elazığ’daki depremin Marmara fayını tetiklemeyeceğini söyledi.
Elazığ’da dün sabaha karşı meydana gelen 6 büyüklüğündeki depremde köylerdeki
kerpiç evlerin çökmesi onlarca yurttaşın yaşamını yitirmesine, yüzlerce
yurttaşın da yaralanmasına neden oldu. Bölgenin birinci derece deprem bölgesi
olmasına karşın ufak bir sarsıntıda bile çökebilecek kerpiç evlerin yapımına
izin verilmesi deprem felaketinin bilançosunu arttırdı.
Elazığ’daki depremin sürpriz olmadığı belirtilirken, kerpiç evlerin yıkılması
nedeniyle can kaybının yaşandığı dile getirildi. Bölgedeki halk
bilinçlendirilerek depreme dayanıklı yapılarda yaşamalarının sağlanması
gerekirken, kerpiç evlerin yapımına izin verilmesi de felakete neden oldu.
BÜ Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü UDİM Müdürü Doğan
Kalafat, Elazığ’da büyük fay düzlemleri bulunduğunu belirtti. Bingöl-Karakoçan
fay hattının Doğu Anadolu fay hattıyla kesim yaptığı bir bölgede Elazığ’ın yer
aldığı ifade eden Kalafat şöyle konuştu:
“Depremin yaşandığı bölge, Kuzey Anadolu fayıyla Doğu Anadolu fayının kesim
noktasına yakın, yoğun deformasyonun olduğu bir alan. Dolayısıyla bu tür
depremlerin o bölgede olması doğaldır. Bu depremin olması sürpriz değildi. O
yörede olasılığı yüksek olan bir depremden bir tanesiydi.”
Elazığ’daki depremin başka fay hatlarını tetikleyip tetiklemeyeceği konusunda
Kalafat, “Büyük ölçekte bir depremi tetiklemesini beklemiyoruz. Mesela bu deprem
Marmara’da bir depremi tetiklemez. Ama kendi içinde, söz konusu bölgedeki küçük
fay hatları, küçük parçalar etkilenebilir. Artçı sarsıntılar devam edebilir”
dedi.
‘Bölgede depreme dayanıklı binalar olmalı’
Kalafat, Elazığ’ın birinci derece deprem bölgesi olduğunu kaydetti. Özellikle
birinci derece deprem bölgesi olan Elazığ ve diğer illerde yurttaşların
bilinçlendirilmesi ve depreme dayanıklı binalarda ikamet etmelerini sağlamak
zorunluluğunun bulunduğunu vurgulayan Kalafat, “Yığma kerpiçlerin çökmesi sonucu
can kaybı yaşandı” dedi.
[Sayfa]
‘Kırsal kesimde denetleme yapılmıyor’
Eski Şehir Plancıları Odası (ŞPO) Başkanı Tarık Şengül, köy alanlarındaki
yapı kontrol ve denetiminden Bayındırlık il müdürlüklerinin sorumlu olduğunu
belirtti. Deprem konusunda öncelikle kentler ön planda olduğu için, kırsal
alanların ihmal edildiğini kaydeden Şengül, “Kırsal alanlarda kentlerde olduğu
gibi büyük bir denetleme süreci işlemiyor” dedi.
Bayındırlık il müdürlüklerinin kurumsal olarak depreme karşı kırsal kesimdeki
yapıları denetleyecek bir gücünün de olmadığını ifade eden Şengül, “Bayındırlık
il müdürlüklerinin güçlendirilmesi gerekir. Özellikle deprem bölgelerine yönelik
öncelikli bir çalışmanın yapılması gerekir” dedi.
Depremi yalnızca kentler, özellikle de İstanbul üzerinden düşünen bir sistem
oluştuğunu ifade eden Şengül, şunları dile getirildi:
“Kırsal kesimdeki binalar genellikle kerpiç ve benzeri yapılardan oluşuyor.
Bunların yıkılması için çok büyük depremlerin olması gerekmiyor. Bu da onlardan
bir tanesi. Deprem denilince hep İstanbul üzerinden bir düşünce gelişti. Herkes
İstanbul’u konuşuyor. Ama hiç beklenmedik bir yerde de bu sorun yaşanabiliyor.
Bu deprem, kentlerin dışında kırsal alanlarda da deprem riski olduğunu
hatırlattı.”
Haberi sosyal medyada paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap