Beşiktaş’ta, Dolmabahçe
Sarayı ile Deniz Müzesi arasındaki eski tütün
deposunun, Tanrıverdi Holding tarafından Koruma
Kurulu onayıyla otel yapılmak üzere yıkılmasına tepkiler sürüyor.
Arkeologlar Derneği İstanbul Şube Başkanı Doç. Dr. Necmi Karul,
“Şehrin değerlerini yok ediyorlar. Acı olan, bunun kurul kararıyla yapılması”
dedi.
Milliyet’te dün manşetten yayımlanan haberde, Mimarlar Odası’nın itirazına
rağmen tarihi tütün deposunun yıkılma süreci anlatılıyordu. İstanbul 3
No’lu Koruma Kurulu, 2005 yılında aldığı kararda tütün deposunun
endüstriyel miras kapsamında olduğunu, yapının yıkılmadan restore edilerek
korunmasını istedi. Ancak aynı kurul daha sonra iki duvarın korunarak otel
yapılmasını uygun gördü. Çalışmalar başladıktan sonra zeminde sorunlar çıktığı
gerekçesiyle, kurul binanın tümünün yıkılmasını kabul etti.
‘Kültürel değeri bitirdiniz’
Binanın yıkılmasına tepki gösteren Doç. Dr. Necmi Karul
şöyle konuştu:
“Bir değer yok edilip, sahip olduğu değer üzerinden yeni bir değer kazanmaya
çalışılmaz. Orası bir değerdi. Zaten bu sebeple oraya otel yapılmak isteniyordu.
Onu yok ederek o değeri de bitirdiniz. Lakin daha da kötüsü şehrin değerini
bitiriyorsunuz. Belki sahile yakın, manzaralı diye otel yapacaksınız ama
kültürel değerini bitirdiniz. Acı olan bunu kurul kararıyla yapılması.”
“Kurullar mutlaka olmalı” diyen Karul şöyle devam etti:
“Ama ülkedeki total zihniyet, kurullardaki üyelerle örtüşüyor. Yaptırımı
sadece yasalarla sağlayamıyorsunuz, hapse atmak yetmiyor. Meslek odaları
müdahele etmeli. Yanlış uygulamalarda Mimarlar Odası meslektaşını kınamalı ve
mesleğinden men etmeli, dışlanmalı. Yapanın yanına kâr kalmamalı. Sivil toplum
kuruluşları görevlerini yapmıyor. Kurullar aldıkları kararları şeffaf şekilde
açıklamalı ve bir süre askıda bırakarak tartışılmasına zemin hazırlamalı.”
Türkiye Anıt Çevre ve Turizm Değerlerini Koruma Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı
yüksek mimar Sinan Genim ise şöyle konuştu:
‘Stratejik olarak yanlış’
“O duvarlar tuğladandı. Taşıyıcılık vasfı yok. O duvarları ayakta tutmak zor.
Ancak içi boşaltılmamalıydı. Binanın içi daha önce boşaltınca tek başına
duvarların taşıyıcılık özelliği kalmadı. Bunun böyle olacağı da belliydi.
Yapının kat yüksekliği alçak olduğu için iç kısmını boşalttılar. Yapılanlar
stratejik olarak yanlış, açıklamalar da...
Pera Müzesi’nin dış duvarlarını
koruyabilmek için 600 ton çelik kullandım. Masraflı ve ağır bir iş. Burada
benzerini yapmak tuğla olduğundan zor. Doğru ve düzgün yapılırsa yeniden
yapıldığı anlaşılmaz.”
0 Yorum
Yorum Yap