Yeni bir eve taşındınız, kiralar çok arttığı için bu
seferki eviniz küçük. Ancak çokça eşyanız ve ıvır zıvırınız var. Salonunuzu
yerleştirdiniz, geçilecek yer kalmadı... Kanepelerden birini atmayı düşündünüz,
ama bu sefer de misafirlerinize oturacak ve yatacak yer kalmayacağı aklınıza
geldi. Bu herkesin başına gelebilecek bir durum, ama artık bundan kaçınmak veya
evinizi boş yere doldurmamak için yapacak çok şey var. Üstelik çok da büyük bir
masrafa gerek yok. Son yıllarda yaşam şartlarının gereksinimleri mobilya
sektörüne yansıdı. Mobilyalar gitgide sadeleşirken, işlevsellikleri önem
kazandı. Bu sade ve düz hatlı mobilyaları birbirinden ayıran noktalar
detaylarında veya işlevlerinde gizli. Firmalar küçük ayrıntılar ve işlevsellik
bakımlarından birbiriyle yarışıyor. Artık amaç az alanda çok fayda sağlamak.
Üstelik bu, şimdi sadece tasarımcıların amacı da değil, evlerini döşemeye
çalışan insanların da amacı. Bu açıdan bakıldığında mobilya seçiminde boyut,
yükseklik, detay ve işlev çok büyük bir rol oynuyor. Estetik ise artık sade ve
yalın çizgilerle eşanlama geliyor. Bugün bomboş bir evi baştan sona döşerken
dikkat etmeniz gereken en önemli nokta da bu; az eşyayla birçok gereksinime
cevap verebilmek.
Eskiden, salonlarda süslü püslü büfeler yer alırdı. İçlerinde kadehlerden,
ansiklopediye, incik cıncık biblolara kadar birçok şeyi barındırırlardı. Artık o
büfeler mazide kaldı. Son zamanlarda yaygınlaşan, “wall to wall” adı verilen
kitaplık vari mobilyalar şimdi onların yerlerini tutuyor. Üstelik çok daha
kullanışlı. Bu mobilyalar sayesinde, televizyonunuzdan, DVD’nize, kitaplardan,
CD’lerinize, filmlerinize, varsa playstation’ınıza hatta kadehlerinize,
tabaklarınıza ve biblolarınıza kadar her şey yer bulabiliyor. Açık raflı, sıkça
kapalı raflı veya hem açık hem kapalı raflı olanları var. Kapalı raflar, atmaya
kıyamadığınız gereksiz eşya, biblo tabak vb. şeyleri koymak için ideal. Açık
raflara ise DVD veya CD’lerinizi rahatça yerleştirebilirsiniz. Varsa mum, heykel
veya biblolarınız da bu raflarda yer alabilir. Bu, aynı zamanda duvarları da bir
yerleşim alanı olarak görmekle eşdeğer. Eğer televizyon sehpanız varsa sadece
duvar rafları kullanmayı deneyebilirsiniz. Artık birbirinden kullanışlı duvar
raflarını neredeyse her mobilyacıdan temin etmek mümkün. Duvar raflarına
yerleştirdiğiniz eşyalardan arta kalanlar için ise kutular edinebilirsiniz. Mudo
Concept, Koçtaş ve İkea gibi yerlerden bulabileceğiniz şık görünümlü kutular pek
çok şeyi saklamak için ideal. Bu kutuları dolabınızın içinde kullanabileceğiniz
gibi görüntüleri güzel olduğundan dolayı yine açık duvar raflarına veya dolap
görünümünü andıracak bir şekilde üstüste yere de yerleştirebilirsiniz.
Salonunuza yer kazandırmak, diğer yandan misafirlerinize de yer sağlamak içinse
en avantajlısı yatağa dönüşen tek kişilik koltuklardan edinmek. İkea veya Kasa
mobilyada bulunan bu koltukların, sadece salonda değil, misafir veya çocuk
odalarında kullanımı da çok büyük rahatlık sağlıyor. Aynı şekilde düz sehpa
yerine raflı sehpa kullanmak da yer kazanmak açısından kârlı.
Eviniz ister büyük ister küçük olsun, az eşyalı, yeni taşınılmış izlenimi
veren evler artık daha şık, daha estetik bulunuyor. Bu tip bir dekorasyon,
evleri daha geniş ve daha ferah göstermesinin yanı sıra, size de çokca alan
sağlıyor. Salonlarda duvar rafları, koltuk, kanepe ve sehpadan fazlasına gerek
yok. Tabii, yukarıda anlattığımız gibi tüm bu eşyaların işlevsel olması da şart,
az eşya modası, tasarımcıların her şeyi daha işlevsel hale getirmesi sayesinde
hayata geçiyor. Mobilyaların her geçen gün işlevsellikleri artıyor, bu durum da
insanı düşündürüyor... Kim bilir, belki ileride az eşyalı salonlarımız,
işlevsellikleri sayesinde yatak odasına veya yemek odasına dahi dönüşebilecek,
çok daha küçük mekânlarda birçok işi bir arada
yürütebileceğiz...
0 Yorum
Yorum Yap