- yapi.com.tr
- 31.03.2009
- GÜNDEM
- 126 okunma
Çevre mi, Ekoloji mi?
İnanıyorum ki; ‘‘Çevre mi, ekoloji mi” sorusunu vaktinden önce soran amatör-profesyoneller, hâlâ daha aranızda olabilir. Onlara dikkat edelim!!!!!! Destek verelim.
1. Resim: “Çimlere basmayınız’’ YER:
“A.O.Ç’’ Hayvanat Bahçesi-Ankara: Bu ikaz cümleciği; “Çevrecilik’’
akımının en primatif düşünme şekli olup 1960’lı yıllarda küçük çocukları
korkutarak çevrelerine saygılı olmaya yönlendiren, hatta herkesin çocukluğunda
parklarda bekçilerle anılarını süsleyen sevimli(!) bir anlatım şeklidir. Böyle
bir tabelanın var olduğu ihbarını aldığımda, köpeğim, aynı zamanda dostum olan
Potter ile konuyu araştırmak üzere hayvanat bahçesine gittik, ancak köpeğimin
hayvanat bahçesine alınmamasını gösteren tabelaları(!!) yetkililer bize
gösterince prensip itibarıyla ben de olay yerine girmedim. Dolayısıyla bu
tabelanın yerine şimdilik dostum Potter’in resmini koyuyorum. Diğer taraftan
tabeladan anlaşıldığına göre, hayvanat bahçelerinin hayvanların serbestçe ve
mutlu mesut dolaştığı bahçeler değil, esaret altında inim inim inledikleri
yerler olduğu gerçeğiyle yeniden tanışıyoruz.)
2. Resim: “Çimenlere lütfen basınız’’. Yer; Çankaya
Belediyesi, Devran Tesisleri.
Birinci resme göre efektif olarak daha gelişkin
bir çevreci anlayış... Ancak bu tabelanın konmasından önce de insanlar çimlere
basıyordu. Daha doğrusu çimlere basılarak çimlerin daha gür ve sağlıklı olacağı
bilgisine ve bilinç düzeyine erişmişlerdi.
3. Resim: “Lütfen yaban hayatını beslemeyin”. Yer; San
Francisco, Elizabeth Gölü Parkı. Şöyle deniyor:
“Lütfen parktaki vahşi hayatı beslemeyiniz:
Vahşi yaşamı
beslemek:
Doğal dengeyi bozar
Göçe yanlış müdahale edersiniz
Aşırı
çoğalmaya sebep olur
Yarışa ve strese sebep olur
Hastalık yayar”.
Bu ikaz tabelası en gelişkin ekolojist bir anlayışın düşünsel söylemidir.
Vermek istediği yeni mesaj şudur: ‘Ekosistemi ve canlılarını lütfen rahat
bırakın, onlar sizden daha akıllı varlıklardır. Sizlere ihtiyaçları olmadığı
gibi besinlerini de, besin zinciri halkalarından temin edebilirler. Lütfen olaya
müdahale etmeyin’. Doğa için önemli olan sistemin bütününün ortaya koyacağı
“ortak üründür”. Ancak bu tabelanın zihniyetsel karşılığının, hayvanat
bahçesindeki “Lütfen!! (bakımsız ve esir) hayvanlara yiyecek atmayın” ikazıyla
karıştırılmaması gerekir.)
İki (2) adet çevreci ve bir (1) adet “ekolojist’’ somut insani örnekten
sonra, umarım; “Çevremizi koruyalım!!’’ tabelasının yerini de “Ekolojimizi
koruyalım’’ sloganlarının almasının vakti geliyordur.
Çevrebilimci profesörlerin(!) ve de sevgili öğrencilerinin olası kitaplarında
bu üst zihinsel ve bilimsel katmana ulaştıkları gün, ekoloji kelimesi
“çevrebilime’’ eşitlenmeyecek ve herkes ekolojist düşünce ve bilme biçimine,
tabelalarıyla beraber sahip çıkacaktır. Çevrecilik, bir ekoloji kelimesiyle
onurlandırılamaz. İnsanın da ekolojinin kopmaz bir parçası olduğu daha iyi
algılanacaktır.
İnanıyorum ki; ‘‘Çevre mi, ekoloji mi” sorusunu vaktinden önce soran
amatör-profesyoneller, hâlâ daha aranızda olabilir. Onlara dikkat edelim!!!!!!
Destek verelim.
Tahir Çalgüner / Gazi Üni., öğretim ele.
Haberi sosyal medyada paylaşın.
Ekoloji , çevrebilim değildir (tdk)
çevrebilim ;ekoloji demek değil!
TDK, "Ekoloji" ile "Çevre Bilimi"ni ayırdı!
Türk Dil Kurumu (TDK), Türkçe Sözlük'te ''çevre bilimi'' olarak geçen ''ekoloji'' kelimesini yeniden tanımladı. Türkçe Sözlük'ün yeni baskılarında ''çevre bilimleri'' ve ''ekoloji'' sözcükleri ayrı ayrı yer alacak.Çevrebilim kelimesi Türkce sözlükten çıkartıldı.
Gazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi öğretim elemanı Tahir Çalgüner, A.A muhabirine yaptığı açıklamada, TDK'dan ''ekoloji'' ve ''çevrebilim'' sözcüklerinin ne anlama geldiğini sorduğunu ve ''Yunanca kökenli ekoloji sözcüğünün, Türkçe'de çevre bilimi olarak tanımlandığı'' yanıtını aldığını belirtti.
Bunun üzerine ''ekoloji'' sözcüğünün ''çevre bilimi'' anlamına gelmediğine ilişkin çalışma yaparak kitap haline getirdiğini ifade eden Çalgüner, yeniden TDK'ya başvurduğunu anlattı.
TDK Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, Güncel Türkçe Sözlük'ü internette kullanıma açtıktan sonra sözlük kullanıcılarının, kelimelerinin anlamları konusunda pek çok öneri ve görüşlerini kendilerine iletiklerini belirterek, ''Adeta imece usulü Türkçe sözlüğü geliştiriyoruz'' dedi.
''Ekoloji'' kelimesiyle ilgili olarak da çok sayıda başvuru aldıklarını anlatan Akalın, bunların, ''ekoloji kelimesine karşılık gösterilen çevre biliminin bu kelimeyi tam olarak olarak karşılamadığı, çevre biliminin daha alt bir dal'' olduğunu kaydetti. Akalın, bu görüşleri Güncel Türkçe Sözlük Çalışma Grubu'nda değerlendirerek üniversitelerden görüş alınmasına karar verdiklerini söyledi.
Üniversitelerden gelen görüşler doğrultusunda ''ekoloji'' kelimesinin tanımını değiştirdiklerini belirten Akalın, internetteki sözlükte değişiklik yaptıklarını, Türkçe Sözlük'ün yeni baskılarında da ekolojinin yeni tanımına yer vereceklerini bildirdi.
TDK'nın kararına göre, ekoloji kelimesi, ''canlıların hem kendi aralarındaki, hem de çevreleriyle olan ilişkilerini tek tek veya birlikte inceleyen bilim dalı'' olarak tanımlanırken, sözlüğe, ''ekolojist, ekolog, ekolojizm'' gibi terimler de ilave edildi ve bunların tanımları yapıldı.
TDK, ''Çevre bilimleri''ni ise çeşitli bilim dallarını içerisinde toplayan, insan-doğa ilişkilerini ve çevre sorunlarını inceleyen, uygulamalı ve disiplinler arası bilimler olarak tanımladı."Çevrebilim" Türkce sözlükten çıkartıldı.
Artık insanların "gündeminde" daha çok yer tutan "çevre" sorunları konusunda birşeyler uymuyor...
sorun sanki 100'lük 40'lık ampül takmaya indirgenmiş..
dahası dünyayı ve insanlığı sömüren tüketim ekonomisi doğayı da "çevre" adıyla bir sektöre dönüştürmüş..
sorunu çözmeyi değil kar sağlamayı düşünüyor insanlık..
asıl soruyu soramıyor; "çevre sorunları" toplumsal bir sorun mu?
üstad bookchin 29 sene öncesinden cevap veriyor..
...Çevresel bunalımın kökleri bugün bildiğimiz haliyle bizzat toplumun yapısında yatmıyor mu? Toplumsal dünyayla doğal dünya arasında yeni bir denge yaratmak için gereken değişimler toplumun ekolojik doğrulara göre temelden, aslında devrimci bir biçimde, yeniden kurulmasını gerektirmiyor mu?
...
...ekolojik bir toplumun sorunlarıyla başa çıkma çabasında "çevrecilik" terimi bizi yanıltır. "Çevrecilik" giderek daha çok araçcı duyarlılığı yansıtmaktadır. Bu duyarlılık çerçevesinde doğa sadece pasif bir yerleşim alanı, kullanım tarzlarının ne olacağına bakılmaksızın insan kullanımı için daha faydalı hale getirilmeleri gereken dışsal nesneler ve güçlerden oluşan bir yığın gibi görülür."Çevrecilik", aslında, "doğal kaynaklar"la, "kentsel kaynaklar"la, hatta "insan kaynakları"yla ilgilinenir...
"Çevrecilik" mevcut toplumun temelinde yatan insanın doğaya hükmetmesi gerektiği anlayışıonı sorgulamaz; aksine tahakkümün neden olacağı tehlikeleri azaltacak teknikler geliştirerek, bu tahakkümün önünü açmayı gözetir.