- yapi.com.tr
- 11.04.2006
- GÜNDEM
- 2 okunma
'Çevre Kanunu Çıksın': Bir Mahalleyi Zehirlediler
'Çevre Kanunu Çıksın': Bir Mahalleyi Zehirlediler
Zehirli varillerin bulunduğu mahallede yaşayanlar tedirgin. Yoğurtlarını ve peynirlerini kendileri yapan, zehirli topraklarda hayvanlarını otlatan mahalle halkı, 'Zehir suya karıştıysa yandık' diyor.
Tuzla'daki Orhanlı beldesi Mescit Mahallesi'nin Değirmentepe mevkisi'ne yerleşen insanların tek amacı vardı: Köy hayatı yaşamak. Ekmeklerini, yoğurtlarını, peynirlerini kendileri yapıyor, hayvanlarını otlatıyor, yemek için çevreden mantar ve çeşitli otlar topluyorlardı. Ancak her gün gittikleri alanda içinde insan sağlığına zararlı fenol maddesinin olduğu varillerin bulunması köy yaşamını bir anda kâbusa çevirdi.
Orhanlı beldesinde gecekondulardan oluşan 'köyler' ile sanayinin iç içe geçtiği bir hayat var. Değirmentepe mevkisiyse bir köyden farksız. Sokaklarında hindiler, tavuklar dolaşıyor. Bütün evlerin sebze bahçeleri, kümesleri, bazılarının ise ahırları bulunuyor. Geniş alanlarda, hayvanlar otluyor. Değirmentepe'de asfalt yol bitiyor. Bir kilometre süren toprak yol ise varillerin gömüldüğü alanda son buluyor.
'Bizim inek zehir yemiş'
Toprak yolun başındaki merada bir taşın üzerinde 85 yaşındaki Ferik Özyolu oturuyor. Özyolu, "Biz Karslıyız. Burası aynı bizim oralar gibi. Hep mera. İstanbul'da çalıştık. Köyümüze dönemeyince 5-6 yıl önce buraya köyümüze benzediği için geldik. Zaten burası sekiz yıl önce kurulmaya başlamış. Böyle doğa içinde yaşarız diye düşündük. Zehrin içinde yaşıyormuşuz haberimiz yok. Ben torunlarımı oralara götürüp gezdiriyordum. Orada piknik yapıyorduk" diye konuşuyor.
Onun söyleyecekleri bittiğinde elleri kınalı eşi Emine Özyolu sözü alıyor: "Biz her şeyimizi kendimiz yapmak için buraya geldik. Ekmek, süt, peynir, yoğurt hepsini ben yapıyorum. Hayvanlarımız orada otlatıyorduk. Evimizin bahçesinden çıkan suyla sebze suluyorduk. Biz bunları yaparken hainler toprağı zehirlemiş, toprak ot vermiş, bizim inek otu yemiş, biz sütünü içince toprağın zehri bize kadar gelmiş."
Mahallede Güzel Sarıtoprak'ın evinin önünde mahallenin kadınları hararetli tartışmalar yaşıyor. Sarıtoprak, diğer kadınlara 'zehirin su ile yayıldığını' anlatıyor. Herkesin yüzünde endişe oluyor. Sarıtoprak, "Burada çok su olur. Benim evimde kuyu var. Pek çok evde su var. Daha önce de varillerin gömüldüğü yerin yakınında kaynak suyu vardı. Bir yıl öncesine kadar oradan içmek için su taşıyorduk. Zehir suya karıştıysa hepimiz yandık" diyor.
'Her yere gömebilirler'
Sekiz yıldır burada yaşayan Emrah Yaldız ise "Biz Giresunluyuz. Her yıl burada 7 Mayıs'ta festival olur. Binlerce insan gelir. Ayrıca oraya içki içmek için geceleri gelenler oluyor. Meğer altımızda zehir duruyormuş. Burada böyle geniş alanlar çok. Buraya gömdüyseler her yere gömmüş olabilirler" diye konuşuyor.
Verilecek ceza çok az
Doç. Dr. Mehmet Emin Birpınar, içinde fenol bulunan varilleri bölgeye gömen sorumlu şirketin yakalanması halinde en fazla 7 bin 850 YTL para cezasına çarptırılabileceğini söyledi. Birpınar, "Yeni çevre yasa tasarısı 1 milyon YTL'den başlayan cezalar öngörüyor. Önceki hükümetler döneminde de gündeme gelen, ancak kadük kalan tasarıya öncelik verilmeli" dedi.
'Atık imha merkezi yetersiz'
Türkiye'de tehlikeli atıkların depolanarak ve yakılarak bertaraf edilmesi için tek bir merkez var. O da İzmit'teki Atık ve Artıkları Arıtma, Yakma ve Değerlendirme A.Ş, yani İZAYDAŞ. Büyükşehir Belediyesi'nin iştiraki olan şirketin yıllık tehlikeli atık yakma kapasitesi 35 bin ton. Ancak yetkililer, Türkiye'de 2 milyon ton tehlikeli atık olduğu belirtiyor. İZAYDAŞ Genel Müdür Yardımcısı Kemal Yazıcı, "Bize 52 ilden yoğun olarak da Marmara'dan atık gelir" dedi. İstanbul Çevre ve Orman Müdürü Doç. Dr. Mehmet Emin Birpınar ise İZAYDAŞ'ın İzmit Büyükşehir Belediyesi'nin öncülüğünde kurulduğunu belirterek "Acilen Trakya ve İstanbul'un Anadolu yakasında atık imha merkezleri kurulmalı. Şimdiden çalışmalara başlansa iki yıl içinde böyle bir tesis kurulabilir" diye konuştu.
'Fenol, hemen zehirler'
İstanbul Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. İlhan Talınlı: Fenol, endüstride, günlük hayatta birçok ürünün içinde olan yararlı bir madde. Ama atık haline dönüştüğünde, çevre sistemleri içinde dağıldığında ekolojik sisteme zarar vermesi söz konusu. Kanserojenlikten önce yüksek zehirlilik seviyelerine sahip bir madde. Hemen zehirleyebilen bir madde. Fabrikalarda kullanımında nefes yoluyla alınması halinde birçok hastalık çıkarabilir. Uzun vadede bu tehlikelerin dışında kansorejenlik, mutojenlik, eksik doğumlara yol açma gibi sonuçlarla karşımıza çıkabilirler. Bu atıklar için manifesto vardır. 'Beşikten mezara kadar kontrol' deriz buna. Türkiye'nin bu konuda eksiği var.
Haberi Yazdır
Haberi sosyal medyada paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap