Yapı Sektörünün Haber Portalı

Çanakkale’deki Tarihi Hastane Çürümeye Bırakıldı

Yok olma tehdidiyle karşı karşıya kalan Çanakkale Eski Merkez Hastane (Kale-i Sultaniye Hastahane-i Askeriyye), sahip çıkılmayı bekliyor.

Çanakkale’deki Tarihi Hastane Çürümeye Bırakıldı

(Fotoğraf: Çanakkale Belediyesi)

Çanakkale’nin Liman Bayırı mevkii, Cevat Paşa Mahallesi Havantabya 1 sokakta bulunan Çanakkale Eski Merkez Hastane (Kale-i Sultaniye Hastahane-i Askeriyye), 1890 yılından bu yana tarihe tanıklık etmeyi sürdürüyor. Harabe haline gelmiş olsa da mimarisiyle etkileyici görünüşünü sürdüren askeri hastane, birçok savaş gördü. Hakkında makaleler yazılan hastanenin anlık durumu ise içler acısı. 

Cumhuriyet’ten Emirhan Çoban’ın haberine göre; yıkıntılar ve çöpler içinde bulunan tarihi yapının etrafı çitlerle çevrili. Tabelalara “Girmek tehlikeli ve yasaktır” yazılsa da çitlerin bir kısmı alttan delinmiş durumda. Bölge sakinlerinden edinilen bilgilere göre yapının belli bölümleri, akşam saatlerinde alkol ve çeşitli yasa dışı madde kullanan insanlar tarafından istila ediliyor. 

Reklam

İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Yüksek Mimar Senem Yiğit Kahraman’ın yapıya ilişkin hazırladığı makaleye göre, yapının tarihi oldukça dikkat çekici. Makaleye göre, bin yataklı olarak tasarlanan hastane, 1911 Trablus savaşı, 1912–1913 Balkan Savaşı, 1914 I. Dünya Savaşı ve özellikle Çanakkale Savaşı’na tanıklık etti. İngilizler tarafından 1915 yılında bombalandı. Hastane, 1918 Mondros Ateşkes Antlaşması ile birlikte bölgeyi işgal eden İtilaf Devletleri tarafından kapatıldı. Hastaneden günümüze, ortalama 75 santimetre kalınlığındaki yığma duvarlarının bir kısmı gelebildi. Kuzey ve batı blokları duvarlarının yaklaşık yüzde 90’ı yıkıldı. 

Çanakkale Merkez Hastanesi’nin korunması için çeşitli öneriler de sunuldu. İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü’ne bağlı olarak 2010 yılı yüksek lisans tezi kapsamındaki, Çanakkale Eski Merkez Hastanesi Kalei Sultaniye Hastahane-i Askeriyye Rölöve – Restitüsyon ve Restorasyon Projesi’nde, hastanenin batı ve kuzey kanadının ‘Açık Hava Müzesi’ olarak, güney ve doğu kanadının ise rekonstrüksiyonu ile tarihe ve insanlığa hizmet etmesi fikri ortaya atıldı. Buna karşın hastane, harabe bir yapı olarak tarihe tanıklık etmeyi sürdürüyor. Müze potansiyeliyle turizme katkı sunabilecek olan kültürel yapı, kaderine terk edilmiş durumda. 

Haberin tamamına linkten ulaşılabilir. 

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.