Kadıköy’de üç dönemden beri belediye
başkanlığı yapan Selami Öztürk, kazanırsa dördüncü dönemini
yaşayacak ve İstanbul’da bir rekora imza atacak. Bu dönemde kazanacağından emin
hatta AKP’yi bu bölgede baraj altında bırakma iddiasında. Öztürk’le Kadıköy’de
geçmişte yaptıklarını ve geleceğe ilişkin planlarını konuştuk.
- 1989’dan beri Kadıköy Belediyesi’nde başkan yardımcısı ve başkan
olarak görev yapıyorsunuz. Sıkılmadınız mı?
ÖZTÜRK - Yok. Beni Kadıköy’deki AKP adayından ayıran en büyük özellik de bu.
AKP adayı sorulduğunda diyecek ki, “Başbakan ya da Büyükşehir Belediye başkanı
gel, dedi, geldim”. Bana kimse gel demedi. Ben kendim bu göreve talibim.
Gerçekten bu işi seviyorum ve severek yapıyorum. Ha bıkılmaz mı, canım her gün
aynı yemeği yemiyorsunuz ki burda. Burda her gün çok fazla değişim var. Belediye
başkanlığı her gün farklı insanlarla, farklı projelerle karşılaşılan bir yer. O
nedenle belediye başkanlığı diğer mesleklerdeki gibi her gün aynı işi yapma
olayı değil. O nedenle insan ömrü boyunca bu görevi yapsa, hiçbir gün öncekine
benzemez. Böyle olunca da neden sıkılacaksınız ki?
- Ataşehir’in sizden ayrılması sizi nasıl etkiler?
ÖZTÜRK - Ataşehir’in ayrılması bizi olumlu etkiler. Kadıköy bütçesinin önemli
bir bölümünü uzun yıllar gelişmekte olan bölgelere yatırdı. O bölgeyi de
yatırımlarla Kadıköy’le eşdeğer konuma getirdik. Bu yönüyle bizden ayrılmasına
üzülüyorum. Ama Kadıköy’e faydası oldu. Şimdi artık butik bir Kadıköy kaldı.
1989’daki nüfusumuza döndük. Düşünün bir ilçe 20 yıl önceki nüfusuna dönerse bu
çok büyük avantajdır. Biz de daha rahat hizmet verebileceğiz. Biz de şimdi
diyoruz ki, butik Kadıköy, kupon hizmet. Yurttaşın hizmetlere katılımı daha
rahat olacak. Kadıköy seçim sonuçları bakımından rahatladı. Bizim hedefimiz
burada seçimi almanın ötesinde, AKP’nin Kadıköy’de baraj altında kalması
iddiamız var. AKP baraja yakın şu anda, o nedenle bütün çalışmalarımızı AKP’nin
baraj altında kalmasına göre yönlendirdik. Yani 45 belediye meclis üyesinin 45’i
de CHP’li olabilir.
- Bu üç dönem içerisinde önünüze koyduğunuz hedeflerinizin ne
kadarını gerçekleştirebildiniz?
ÖZTÜRK - Belediye başkanları ilk göreve geldiklerinde kendi hayalleri ve
hedefleri ile gelirler. Ondan sonra da kentlinin hayalleri ve hedefleri sizi
yönlendirir. İlk göreve geldiğimizde vaatlerimizin tümünü yerine getirmişiz. O
nedenle bazı caddelerde raylı sistemi hâlâ yapamadık. Büyükşehirin yetki
sınırları içine giren konularda Kadıköy bazı projeleri gerçekleştiremedi. Bugün
hiç düşünmediğimiz işler yapıldı Kadıköy’de. Kadıköy’de opera düşünmemiştik. Bu
kadar kültür merkezi açmayı düşünemedik. Şu anda sinemalarımızın sayısını
bilemiyoruz. Artık Kadıköylü İstanbul’un karşı yakasına kültür sanat
etkinliklerini izlemeye pek gitmiyor. Bütün Anadolu yakası, yani yaklaşık 6
milyon insanın yaşamış olduğu bu yakanın cazibe merkezi haline geldik. Cazibe
merkezi olmanın getirdiği sıkıntılar da var. Güvenlik açısından yine cazibe
merkezisiniz. Hırsızı, kapkaççısı da buraya geliyor. Burada belediye ile kamu
kuruluşları arasında ciddi bir işbirliği var. Biz emniyetle ciddi bir işbirliği
içerisinde çalıyoruz. Kadıköy’de seyyarı kaldırdık. Nerde seyyar var orda asayiş
olayları var. Emniyetle birlikte hareket ettik ve kaldırdık. Korsan kitap ve CD
satışına emniyetle birlikte çalışarak burada son verdik. Biz Kadıköy’de
Emniyet’le, Milli Eğitim’le, Adliye ile ciddi bir işbirliği içerisindeyiz.
Kadıköylünün gittiği her yere hizmet veriyoruz. Bunu yapamıyorsanız belediye
başkanı değilsiniz.
- Sosyal demokrat belediyecilik aynı zamanda planlamacı belediyecilik
demektir. Beş yıllık planınızda ne var?
ÖZTÜRK - Kadıköy zaten rutin belediyeciliğin çok ötesine geçmiş. 1994 yılında
biz ilk Aile ve Yaşam Merkezleri’ne başladığımızda, kimsenin ağzında bunlar
yoktu. O bakımdan bu projeleri 15 yıldan beri yapan deneyimli belediyelerden
birisiyiz. Şimdi sosyal proje uygulamasında çeşitli yaş gruplarına döndük.
Çocuklara, kadınlara, engellilere, yaşlılara baktık. Çocuklarla ilgili 78 bin
ilkokul çocuğumuzu sağlık taramasından geçiren merkezimiz var. Bunun içerisinde
dahiliye uzmanı, çocuk uzmanı bütün ilkokul çocuklarımızı alıyor grup grup
getiriyoruz burada doktor kontrolünden geçiyorlar. Herhangi bir rahatsızlığı
olan çocuğumuz hastanede sevkli olarak takip ediliyor. 78 bin çocuğumuzun yine
diş taraması yapılıyor, ağızlarına püskül dediğimiz ciddi maliyeti olan bir
kaplama yapılıyor. Kadıköy’deki çocukların şimdi yarısını bitirdik. Dört beş yıl
sonra Kadıköy’de hiçbir gencin ağzında çürük dişi olmayacak. Diğer belediyeler
sadece sağlık taraması yapıyor, biz tedavisini de yaptırıyoruz. Göztepe
Hastanesi’nin karşısında dört katlı bir apartman kiraladık. Burayı Çocuk Sanat
Merkezi olarak kullanıyoruz. Her katı 500 metrekare. Bir katı çocuk sağlık
merkezi, bir katı çocuk diş polikliniği, bir katı çocuk sanat merkezi. Çocuk
sanat merkezinde 500 öğrencimiz var. Keman eğitimi, piyano eğitimi, vurmalı
sazlar, bağlama eğitimi alıyor. Bir yıl sonra sizlere çocuk koroları sunacağız.
Bir katımızı da çocuk engelli merkezi yapıyoruz. Engelli çocuklarımız bu
merkezde vurmalı sazlarla eğitim alıyor. Onları ayıracağız ve bunların gelecekte
ne yapacağı üzerine bir plan yapacağız. Bale mi, sanat eğitimi mi? Biz çocukları
ana rahminden itibaren takibe alıyoruz. Hatta bazı çiftler evlenmeden önce
onları bilgilendiriyoruz. Eğitim çalışmaları yapıyoruz. Çocukların engelli
olmaması için nelere dikkat etmeleri gerektiğini onlara anlatıyoruz. Arkasından
hamile anneye eğitimler var. Çocuğun ilk doğumundan sonra çocuğun engelli olup
olmadığının tespiti çok kolay olmuyor. Biz ailelerle beraber çocuk büyütüyoruz.
Engelli merkezinde meslek eğitimleri var. Örneğin görmezlerle ilgili bilgisayar
eğitimleri var. Kütüphanemize gidip kitap ve gazeteleri okuyor. Örneğin bir
engelli merkezimizden bir kitap aldı, isterse o kitabı CD’ye yüklüyor, alıp evde
de dinliyor. Engellilere ücretsiz servis aracı hizmetimiz var. Yirmi dört saat
engelli araçlarımız bu engellileri alıyor ve istediği yere götürüyor sonra da
alıp evine geri getiriyor.
- Ücretsiz servis hizmeti mi veriliyor engellilere
ÖZTÜRK - Tabii kişiye özel hizmet veriyoruz yani. İstanbul’a gelenlerin büyük
çoğu Anadolu’dan geliyor. Cenazesi olduğunda sıkıntı çekiyor. İki cenaze
arabamız var bizim. İki cenaze aracımızla Kadıköy’de vefat eden 12 saat mesafede
olan yerlere çift şoförü ile beraber aileyi de alıyor memleketine götürüp
bırakıyor. Biz 680 engelliyi işe yerleştirdik. Kurumları dolaştık, engelli
çalıştırmayan kurumlara neden engelli çalıştırmadığını sorduk. “Benim işime
yaramıyor, para vereyim işe gelmesin” diyenler oldu. Hangi kalifikasyonda eleman
istiyorsa engellileri o yönde 8 ay eğittik. İki yılda biz 680 engelliyi özel
sektörde işe yerleştirdik.
- Sahilde yükselen o heyula binayı kentli eleştirmiyor mu? Ben
eleştiriyorum.
ÖZTÜRK - Haklısınız, ben de rahatsız oluyorum. Görüntüsü ve yüksekliği
itibarıyla oraya dev bir kütle kondurulduğunu biliyoruz. Biz ilçe belediyesi
olarak büyükşehirin verdiği imar izinleri ile ilgili olarak yüz yere dava
açmışız. Bazen atladıklarınız oluyor. Buna Mimarlar Odası dava açtığını
söylemişti. Meğer 61. gün dava açmış. Her zaman biz dava açmıyoruz. Bazen bir
meclis üyesi dava açıyor, bazen mimarlar odası açıyor, bazen de biz açıyoruz.
Burası 18 katlıydı önce sonra on iki kata indi. İlk önceleri bunun kat
yüksekliğinin çok olmadığı yönünde bilgi verildi bize. Odanın da dava açtığını
bildiğimiz için biraz rahatlamıştık ve dava açmadık. Daha sonra odanın davayı
gününde açmadığını ve mahkemeden reddedildiğini duyduk.
0 Yorum
Yorum Yap