- yapi.com.tr
- 26.09.2006
- GÜNDEM
- 2 okunma
Bush'un çevre felaketleri
Metni büyültün Metni küçültün
DON MONKERUD
Bush yönetimi, Cumhuriyetçi Kongre ve Cumhuriyetçilerin atadığı federal yargıçlar altında, genel çe
DON MONKERUD
Bush yönetimi, Cumhuriyetçi Kongre ve Cumhuriyetçilerin atadığı federal yargıçlar altında, genel çevre koruması üst üste darbeler aldı. Göreve geldiğinden beri, Bush, sanayicilerin lobicilerini üst kurumlara getirmek ve kurallarla uygulamayı değiştirmek veya görmezden gelmek gibi taktikler uygulayarak çevre yasalarını zayıflattı.
Bush'un federal mahkemelere atadığı yargıçların üçte biri geçmişte petrol, gaz, kerestecilik ve madencilik gibi sektörlerin lobicileri olarak çalışıyordu. Mayıs 2004'e kadar, Bush yüzden fazla eski lobici ve şirket avukatını sanayii ve çevreyi denetleyen kurumlara atamıştı. Bu eski lobiciler yönetmelikleri, pek çoğu çevreyi kirleten sanayiler olan eski müşterilerinin çıkarları doğrultusunda değiştiriyor.
DÜŞEN STANDARTLAR
Bush, çevre yasalarının uygulanmasıyla ilgili 300'den fazla yönetmeliği tersine çevirdi. Bunlar, Temiz Hava ve Temiz Su yönetmelikleri, madencilik yönetmelikleri, Kuzeybatı Ormanı Planı, Sierra Nevada kerestecilik politikaları, Yellowstone Parkı'nda kar arabası yasağı, tehlikeli atık yönetmelikleri ve kıyı planlaması gibi yönetmelikleri içeriyor. Yönetim, özel sektörü, çevre yönetmeliklerini tersine çevirmesi için hükümeti dava etmeye özendiriyor ve yasaların uygulanması açısından zaten güvenilmez olan Adalet Bakanlığı, çevre yasalarını açıkça bunları zayıflatmaya yarayan bir dille savunuyor.
Düzinelerce düşürülmüş standart var. Çevreyi kirletenlere karşı Çevre Koruma Ku-rumu'nun (EPA) uyguladığı cezalar son 15 yılın en düşük seviyesine indi ve rafineriler ile termik santrallara karşı açılan davalarda yüzde 90'lık bir azalma oldu. Ağustos 2003'te Bush'un EPA'sı elektrik santral-larına, petrol rafinerilerine ve sanayi işletmelerine kirliliği azaltmaksızın kapasite yükseltme izni verdi. Nisan 2006'da Bush benzin üreticilerini denetleyen çevre yasalarını askıya aldı ve koruma altındaki Alaska'da ve çevresel açıdan kırılgan olan diğer bölgelerde petrol kuyularının açılması için çabalarını sürdürüyor.
Bush'un 2005'te çıkardığı Enerji Yasası, kamu arazilerinde petrol ve gaz kuyusu açanları Temiz Su ve Güvenilir İçme Suyu Yasaları'ndan muaf hale getirdi ve Arazi İdaresi Kurumu'nu (BLM) cesaretlendirerek kamu arazilerinde bir rekor olan 7000 kuyunun açılması için izin verilmesini sağladı.
Aşırı sağcı Kongre üyeleri çevrenin korunmasını iş dünyasının çıkarları için kötü buluyor ve Kırları Koruma Yasası, Temiz Hava ve Temiz Su Yasaları, Çevre Koruma Kurumu, Tehlike Altındaki Türler Yasası'yla birlikte, özel mülkiyet ve ticari gelişime ters düşen yönetmelikleri iptal etmeye veya zayıflatmaya çalışıyor.
KÜRESEL ISINMA
Nisan 2006'da incelemeler, küresel ısınmanın en önemli nedeni olan sera gazlarını tarihte hiç olmadığı kadar yayarak (7,1 milyar ton karbondioksit ile bir rekor) ABD'nin 2004 yılında dünyada çevreyi en çok kirleten ülke olduğunu ortaya koydu. Bu artışlar, daha fazla elektrik tüketimi, artan sanayi üretimi ve artan trafiğin sonucu: Bunlar toplam karbondioksit yayımının yüzde 94'ünü oluşturuyor.
Karbondioksit yayımı küresel ısınmaya yol açıyor, bu da yeni hava koşulları rekorlarının kırılmasına neden oluyor. Mayısta, Ulusal İklim Verileri Merkezi, kayıtların tutulmaya başlandığı 1895 yılından bu yana ABD'de en sıcak nisan ayının yaşandığını açıkladı. Ülkenin yüzde 31'inde susuzluk ve ciddi kuraklık var. Phoenix'e tam 143 gün yağmur yağmadı ve daha önce 2000 yılında yaşanan 101 günlük kuraklık rekoru kırılmış oldu. Geçen yıl Mississippi ve Ohio ırmaklarının bazı kısımları kum yükseltileriyle doldu ve 1988'den beri en kötü kuraklık yaşandı.
Sayısız kaynaktan gelen kanıtlar, Bush ve Cumhuriyetçilerin çevre koruması bakımından tam bir felaket olduğunu gösteriyor. Çevreyi kirletenleri ödüllendiriyor ve petrol tüketimini dizginlemek için "serbest girişime" ve kirliliği durduracak gönüllü düzenlemelere inanıyorlar. Kolay krediler ve Çin'den ithal edilen mallar, sıradan insanlar için hayatı kolaylaştırdığı sürece bu politikalara karşı çıkanlar az olacaktır, ama halkın petrole, otomobillere, enerjiye ve yüksek yaşam standardına yönelik oburluğunun geri tepen ciddi sonuçları var.
Dünya nüfusunun sadece yüzde 5'ini oluşturan Amerika, dünyadaki kaynakların yüzde 30'unu tüketiyor ve kasırga, hortum, sel baskını, kuraklık ve başka iklim değişiklikleri gibi hayatımızı giderek daha çok etkileyecek bir iklim bozulmasıyla karşı karşıya. Küresel ısınma geri çevrilemez, ama politikaları geri çevirmek ve çevreyi korumak için ne kadar çok beklersek, iklim değişiklikleri ve insanların yaşam alanlarını terk etme zorunluluğu o kadar artacak.
Bu arada halk, Katrina Fırtınası gibi insan ürünü felaketlerden zarar görmeye devam edecek. Ulusal eylem için çevre korumasını öncelikler listesinin en üstüne koymanın zamanıdır.
www.dissidentvoice.org
Haberi sosyal medyada paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap