- yapi.com.tr
- 24.10.2009
- GÜNDEM
- 2 okunma
Bu Yoldan Gece değil Gündüz Geç, Herkes Görsün!
Aslında, son günlerde bu yolu ilk kez görenlerin çoğu aynı şaşkınlığı yaşıyor. Protokol Yolu, Ankara'nın kuzeyden giriş kapısı. Hava yolu ile gelen yerli-yabancı konukların ilk güzergahı. Esenboğa Havalimanı'ndan başlayarak, birbirine bağlı caddelerin oluşturduğu 35 kilometrelik hat boyunca şehir merkezine uzanıyor. Sayısız devlet başkanı, kral,
Uzun bir aradan Ankara'ya dönüyordu. Uçak havalandıktan
hemen sonra gazetesini okumaya başladı. "2009 Avrupa Ödülü Ankara'ya verildi"
haberine takıldı gözü bir ara. Yüzünü buruşturdu, sayfayı hışımla çevirdi.
Nihayet, uçak Esenboğa'ya inmişti. Beyimiz kendisini bekleyen otomobille şehir
merkezine yöneldi. Çok geçmeden şaşırıp kaldı. Şoföre, "Ne bu ya!?." diye sordu.
"Protokol Yolu, beyim." dedi şoför.
Aslında, son günlerde bu yolu ilk kez görenlerin çoğu aynı şaşkınlığı
yaşıyor. Protokol Yolu, Ankara'nın kuzeyden giriş kapısı. Hava yolu ile gelen
yerli-yabancı konukların ilk güzergahı. Esenboğa Havalimanı'ndan başlayarak,
birbirine bağlı caddelerin oluşturduğu 35 kilometrelik hat boyunca şehir
merkezine uzanıyor. Sayısız devlet başkanı, kral, başbakan ve diplomat bu hattan
geçti; hâlâ geçiyor. Adı da bu yüzden 'Protokol Yolu' zaten.
Başkent'in giriş kapısı mezbelelik
Ankara'nın dışa açılan yüzünün, çok değil 5 yıl öncesine kadar verdiği imaj
hiç de hoş değildi. Kötü bir yol ve onun etrafında sağlı-sollu yayılmış
gecekondular vardı. Görüntü kirliliğinin boyutunu İngiltere Eski Başbakanı
Margaret Thatcher'a atfedilen şu sözler özetlemeye yetiyor: "Sizin hayvan
barınaklarınız ne güzelmiş."
Rezil oluyorduk yabancıya
Doğrusu, görünen köy kılavuz istemezdi; bu tablo Başkent'e yakışmıyordu.
Oysa, şehirlerin girişi önemliydi. Tarih, "Kapısının görkemi gösterir şehri."
derdi. "Ayıp oluyor el aleme." ezikliğiyle, elbette çareler arandı. Ama gerçek
mi, hikaye mi olduğu anlaşılmayan ironi kokan önlemler üretildi yıllarca.
Mesela, önemli konuk yol boyunca lafa tutulacak, tabloyu görmesi engellenecekti.
Ya da geçiş için havanın kararması beklenecekti. "Gecekonduları boyayalım. Dev
bir perde çekelim." yollu sivri fikirler de eksik olmuyordu.
Gecekondular yok artık
Neyse ki, 4 yıl önce sıvandı kollar. Ankara Büyükşehir Belediyesi, Kuzey
Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi'ne başladı. İnşaatlar devam etse de, kısa
sürede önemli mesafe alındı. Yolun ve etrafının çehresi değişti. Gecekondular
yıkıldı. Yeşil, kırmızı, mavi, beyaz renkte modern TOKİ konutları yükseliyor
artık yol boyunca. Bir bölümü biten proje, 2015'te tamamlanacak. 8 bin konut,
göletler, yeşil alanlar, villalar, kültür merkezleri ve uçak oteller, ayrı bir
hava verecek kentin dokusuna. Bölge şimdiden cazibe merkezi olmaya aday.
Bu arada, inşaat alanlarında tek başına yükselen minareler dikkat çekiyor.
Merak uyandırıyor ayrıca. Camiler yıkılırken, sağlam minarelere dokunulmamış.
İşin sırrı ise bildik tartışmalarla ilgili. Projede yer alan camilere
gelebilecek itirazlara önlem düşünülmüş. Bu şekildeki 13 minare, camisini
bekliyor.
Havaalanından Aydınlıkevler Kavşağı'na kadar yol kenarında sıralanmış evlerin
dış cephelerindeki estetik de göz zevkine hitap ediyor. Belediye, bu evlerin dış
cephelerini kırmızı tuğlayla kaplatmış. Zaman Gazetesi'nin Pursaklar'daki göz
kamaştıran matbaa binasından esinlenmiş.
Paris değil ama...
Türk halkının klişesidir; asfaltı iyi bir yol gördüğünde, 'Paris gibi olmuş'
der. Esenboğa Yolu'nun yeni hali için de bu söz geçerli. Dar, virajlı ve bol
trafik lambalı eski yoldan eser yok. Proje çerçevesinde yenilenen ve şerit
sayısı 8'e çıkartılan yol, daha konforlu ve güvenli. Sıkça rastlanan yola bağlı
kazalar, büyük oranda azalmış. Çok sayıdaki alt-üstgeçit ve köprülü kavşak
sayesinde trafik rahatlamış durumda. 15 km boyunca trafik lambasına
rastlanmıyor. Şehir içlerine, İstanbul gibi illerin güzergahı otobanlara
girişler kolaylaşmış. Normal ve yeşil ışık saçan lambalarla aydınlatma sorunu
çözülmüş. Sıra sıra dizilmiş ağaçlar ise yol keyfini artırıyor.
Misafir Berlusconi
Yol boyunca kimi ünlü çok sayıda firmanın binası bulunuyor. Değişim onları da
etkilemiş. Çevre düzenlemesi yapmışlar. Beton fiber ve bahçe süsleri işi yapan
Bekap, bunlardan. Firma, bir de protokol anısı yaşamış. Sergilenen gergedan
heykelini gören İtalya Başbakanı Berlusconi, korumalarına fiyat sordurmuş ve
"Giderken uğrayıp alalım." demiş. Gergedanın yanında fil ve zürafa almış. Yeri
gelmişken, protokol-yol ilişkisini izah eden ilginç bir anekdotu daha
hatırlatalım. Eski İngiltere Başbakanı Blair, düzenlemenin henüz bitmediği
günlerdeki ziyaretinde, "Türkiye'deki gelişmeyi görmek için havaalanından şehir
merkezine kadar olan çalışmalara bakmak yeterlidir." demişti.
Bir saatlik mesafe 30 dakikaya indi
Protokol Yolu, Ankara'nın vitrini artık. "Avrupa Ödülü'nün de sahibi.
Kentinle gurur duy" ve "Nembers Of The Councıl Of Europe Welcome To Ankara/Mayor
Of Ankara Melih Gökçek" yazılı billboardları ise haklı bir gurur kaynağı. Bir de
Ankara-Esenboğa arası bir ile 1,5 saatten 30 dakikaya indi ki bu yolculuğun
keyfine diyecek yok!
***
Tezek kokusu da olmasa
Bu güzel tabloyu bozan bir sorun var: Tezek kokusu. Bazı günler yolcuları
karşılıyor, çekilmez hal alıyor. Havalimanı Çubuk ilçesinde. Hemen yanı
başındaki tarım arazileri ve besi çiftlikleri sıkıntının kaynağı. Çözümü zor ama
Melih Gökçek ajandasına not etmiş durumda.
Haberi sosyal medyada paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap