Bodrum'u seven herkes, bölgenin tek elden yönetilmesi
gerektiğini savunur. Tam 11 tane belediye var Bodrum yarımadasında. Kimisi iyi
çalışıyor, kimisi kötü, kimisi hizmet etme çabasında, kimisi cebini doldurma
niyetinde. Kanalizasyon için büyük paralar harcanıyor ama, koordinasyon yok.
Arıtma yapılıyor; yetersiz kalıyor. Zaman zaman etrafa pis bir koku yayılıyor.
Bodrum süratle betonlaşırken ve yazın konaklayan nüfus artarken, altyapı buna
ayak uyduramamış.
Koordinasyon için ya bir büyükşehir belediyesi kurmak lâzım, ya da,
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın, nihai yetkili sıfatıyla duruma
vaziyet etmesi gerekiyor.
Nitekim böyle olacaktı. Bodrum yarımadası, Bakanlar Kurulu
kararıyla, 24.11.2006'da, "Kültür ve Turizm Koruma ve Geliştirme
bölgesi, ilân edildi ve Turizm Bakanlığı yetkili kılındı. Turizm
Bakanlığı 1/25.000 ölçekli planı hazırladı. Buna uygun olarak
1/5.000 ve 1/1.000'lik planları onaylama yetkisi de Turizm Bakanlığı'na aitti.
Ama, 11 belediyeden biri olan Ortakent Belediyesi, Danıştay'a
müracaat etti ve Danıştay 6. Dairesi, Turizm ve Kültür
Bakanlığı'nın plan onaylama yetkisini durdurdu. İşin içinde bir akrabalığın
olduğunu söyleyenler bile var.
Ortakent Belediyesi'nin danışmanı, mimar Mahmut Yıldırım,
Danıştay 6. Dairesi'nin bilirkişi olarak atadığı Prof. Orhan
Kuntay'ın bacanağıymış. Ortakent Belediyesi, Danıştay'a başvurusunda,
mevcut işletmelerin yatak kapasitesinin ihtiyacı karşıladığını ileri sürüyor.
Bunun ötesinde farklı alanların turizme açılmasının birinci sınıf tarım ve orman
arazisine zarar vereceğini belirtiyor.
Oysa Turizm Bakanlığı, çok önemli bir karar almıştı: "İki yıl için bütün
yapılaşma durdurulacak; tamamen altyapıya yoğunlaşılacak. Arıtma tamamlanacak;
kanalizasyon sistemi geliştirilecek. İçme suyu şebekelerindeki kayıplar
engellenecek. Bodrum, Ortakent, Turgut Reis, Gümüşlük istikametinde anayola
paralel alternatif bir yol ile trafik hafifletilecek."
Danıştay 6. Dairesi, yürütmeyi durdurma kararı alırken, ekolojik dengenin
sarsılabileceğini ileri sürmüş. Sanırsınız ki, Bodrum'da hiçbir aşırı yapılaşma
yok; altyapı ve üstyapı arasında denge kurulmuş, sanki kanalizasyon ve arıtma
tesisleri yeterli. Belli ki, masa başında verilmiş bir karar.
Kim yetkili
olursa olsun, ana mesele işlerin tek elden yürütülebilmesi ve koordinasyonun
sağlanarak, rantın önünün kesilmesi.
0 Yorum
Yorum Yap