- yapi.com.tr
- 18.04.2006
- GÜNDEM
- 2 okunma
Bir Deli Bir Taş Atar Dokuz Akıllı Çıkaramaz
Bir Deli Bir Taş Atar Dokuz Akıllı Çıkaramaz
Durmadan taşlar atılıyor kimi kuyulara İstanbul' da. Kimileri de çıkarmak için uğraşmak zorunda kalıyorlar. Uğraşıyorlar, çünkü bu denli 'hafif'liğin olabileceğini düşünmek bile uslarına gelmiyor. Deseniz ki 'Yahu adam zırvalıyor.' O da soruyor elbette: 'Peki buraya dek nasıl getirdiniz bu adamı?' Körlerle sağırlar birbirini ağırlar!
İstanbul 27 yy'lık bir kent. Roma İmparatorluğunu yaşamış, Doğu Roma İmparatorluğu'na 10 yy, Osmanlı İmparatorluğu'na 5 yy başkentlik etmiş. Böylesi yok yer yüzünde ... Kültür üretmiş, kültür yaymış, ışık saçmış. Hep kentliliğin okulu olmuş. Kimilerini bir kuşakta 'kentli' etmiş (Kimilerini de kuşaklarca odunluktan kurtaramamış işte)
'İnsan' yetiştirmiş' Kaldırımını çiğneyenlere bile, öteki yörelerde imrenilerek bakılmış'
Böyle bir kentin değerini anlayabilmek için gerekli kültür alt yapısını ölçümleyebilmek bile kolay değil. Öyle yüksek okul, üniversite bitirmiş olmak yetmez. Kuşaklar işidir bu'
***
Cahiller cesurdur!
Kim demişse yerinde demiş'
Biri çıkar doktorlara çıkışır, öteki mimarları aşağılamağa çalışır. Elbette imamının yolunda gidecektir. Kendisinin, kentinin ne olup ne olmadığını bilmeyenden ne beklenir?
***
Reklamla, şişirilerek adını yarım eğitimlilere duyurabilmiş kimi densizler de, şöyle gelip bir-iki gün baktı mı olayı kavradığını sanır. Kavramıştır da, kentin yağmalanması yolunda para babaları için çalışacağını' Çünkü işi bu'
'Bak nasıl uçulur!' der,çiziktirir, zırvalar'
Karşısındakinin ondan böyle bir şey isteyecek denli 'cahil' olduğunu görse bile, ona doğru yolu göstermek usundan bile geçmez'
Dalının doğru dürüst adamı olsalar , birkaç kuşak önce bir ingiliz kent tasarımcısının kendisini çağıranlara verdiği yanıtı ginelerlerdi:'İstanbul'u ancak bir Türk mimarı anlar.'
***
Kimse yabancılara karşı değil. ( Ben de yabancı ülkelerde çalıştım. Yapı yaptım, kent tasarımı yaptım.) Bu ülkeye saygı duyan ( hele hele kendi ülkesine bile saygı duymayan değil) tanımak zahmetine katlanan, bana bir şeyler katabilecek olan 'hoş geldi sefalar getirdi.'
***
Kopuk kopuk anlattıklarımdan çıkarılacak tek ders bence şudur:
Kentinizi,sizi, çocuğunuzu yaratacak ortamı, ne yapıp edip, böylesi 'cahil' lerin eline bırakmamalı. Seçimlerde özellikle bunu unutmamalı'
Haberi sosyal medyada paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap