İznik’teki tarihi Ayasofya
Müzesi restorasyonu, görenleri hayrete düşürüyor. Kubbeleri betonla
kaplanan müzenin minaresi de betonla sıvanmış halde... Milattan sonra 325
yılında Ayasofya Kilisesi’nde toplanan Konsül’den dolayı Hıristiyan dünyası için
kutsal sayılan Ayasofya Müzesi, geçen yıla kadar harabe haldeydi. Bursa
Vakıflar Bölge Müdürlüğü müzenin restore edilmesine karar verdi ve 2007
yılında müze, restorasyon kapsamına alındı. Ancak aradan geçen sürede yapılan
restorasyon çalışmaları, müzeyi tarihi dokusuyla korumak yerine günümüz modern
binalarına döndürdü.
Girişe izin verilmiyor
Restorasyonu gerçekleştiren İY-KA İnşaat şirketi, müzeye
girişe izin vermiyor. Müzeyle ilgili çalışma yapmak isteyen gazeteciler bile
içeri alınmıyor. Bizans dönemi yapılarını kapsayan envanter çalışması için
ağustos içinde müzeye giden Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri (TAY)
Projesi yetkilileri dahi içeriye girmeyi başaramadı. Konuyla ilgili
olarak kaymakamlık ve belediyeden de yardım göremeyen uzmanlar, çareyi
tespitlerini müze dışından bakarak yapmakta buldu. Uzmanlar, sadece müzenin
dışından bakarak bile gözlemleyebildikleri uygunsuzlukları şöyle kaleme
aldı:
“Neredeyse bütün duvarlarından elektrik kabloları çıkan, üstü basit, eğreti
bir kırma çatıyla örtülen, kubbelerinin üzerine beton dökülen, bütün açıklıkları
camla kapatılan ve bu camlama işlemi için yapının özgün duvar örgüsüne büyük
zarar verilen, minaresi alakasız bir şekilde yeniden inşa edilen, apsisin orta
penceresi yıkılarak park tarafına kapı açılan ve hepsinden önemlisi çok kötü bir
‘restorasyon’ uygulaması altındaki Ayasofya’nın akıbeti ne olacak?”
TAY proje
ekibinin soruları bununla da sınırlı kalmadı. Ekip resmi internet sitesinden
“Bir başkentin yok oluşu” isimli bir dosyayı okuyucularına duyurdu. Bu dosyanın
içinde Ayasofya’da yaşananlar tek tek anlatılırken şu sorular soruldu:
“Yapıya kimseyi sokmayan müteahhit kimdir ve kaymakamlıkla, belediyeyle ve
müzeyle nasıl bir protokol yapmıştır? Basında ve çeşitli çevrelerde yapıda geri
dönülemez etkiler yapan minarenin, üst örtünün yıkılma kararı çıkacak, gibi
haberlerin gerçeklik payı var mıdır? Bunun hesabını kim ödeyecektir? ‘Bir yapı
yapalım, güzelleştirelim’ derken bu kadar zarar veren bir zihniyet, acaba
yaptığını yıkarken nasıl zararlar verecektir?”
Nisanda bitmesi gerekiyordu
İnşaatın önündeki tabeladaki bilgiler dikkate alındığında restorasyon
çalışmasının Nisan 2008’de bitmesi gerekiyordu. Ancak aradan geçen 5 ayda
restorasyon bitmedi. 375 bin YTL’ye restore edildiği bilgisine yer verilen
tabelada dikkat çekici bir bilgi de “Ayasofya Cami” ibaresi. Çünkü tabelanın
hemen yanında da bakanlığın tanıtım tabelasında “Ayasofya Müzesi” yazıyor.
İznik Kaymakamlığı, müzenin ne zaman ziyaretçilere
açılacağından habersiz. Bursa Vakıflar Bölge Müdürlüğü yetkilileri ise yıl
sonuna kadar müzenin ziyarete açılacağını söyledi.
0 Yorum
Yorum Yap