- yapi.com.tr
- 29.12.2006
- GÜNDEM
- 2 okunma
Bergama’daki ‘Sır’ın Nedeni Belli Oldu!
Altın madeninin “vergi mahremiyeti” gerekçesiyle açıklanmayan vergi miktarı çok cüzi
Bergama Ovacık Altın Madeni ile ilgili olarak İzmir Barosu’na üye avukatların Bilgi Edinme Kanunu’na dayanarak istedikleri bazı bilgilerin “vergi mahremiyeti” gerekçesiyle reddedilmesin nedeni bir ölçüde ortaya çıktı.
Siyasi iktidarlar ve altın madencileri tarafından adeta “Türkiye’nin yoksulluktan kurtuluş umudu” olarak gösterilen altın madeninin devlete verdiği pay 2004 yılında sadece 89 bin 756 YTL! O zamanlar ABD’li Normandy firmasına ait olan altın madeni 2004 yılında hiç vergi vermemiş. Çünkü şirket 2004 yılı için zarar beyan etmiş! Asgari ücretli bir işçiden çeşitli kalemlerde yılda 1.800 YTL vergi alan devlet, koskoca altın madeninden zarar beyan edildiği için 2004 yılında vergi geliri tahsil edememiş. Alınan devlet hakkı ise sadece 89 bin YTL! Üstelik, halkın içtiği su, yediği ekmekten bile KDV alan devlet, altın madencilerinden KDV de almıyor!...
Rakamların dili
2004 yılında madenin devlete ödediği yüzde 2’lik “devlet hakkı” yaklaşık 90 bin YTL. Bu rakamın yarısı İzmir İl Özel İdaresi’ne verilirken yarısı da Hazine’ye kaldı. 2004’te zarar beyan edildiği için gelir vergisi ise ödenmemiş. 01.01.2005 ile 31.12.2005 arasında tahakkuk eden devlet hakkı 238 bin 904 YTL iken bunun ne kadarının tahsil edildiği hâlâ “sır”. Bir diğer “sır” ise bu süre içerisinde alınan vergi miktarı. 2006 yılı ile ilgili rakamlar ise henüz belli değil. Bunun yanı sıra sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) açılan davalar nedeniyle “yargı kararları uygulanmadığı ve yaşam hakkı ihlali” için şimdiye kadar 263 köylüye 3 biner Avro tazminat ödendi. Avro’yu 1.850 YTL’den hesaplarsak, bu halkın vergilerinden oluşan bütçeden yaklaşık 1 milyon 459 bin 650 YTL’lik bir gider demek. Üstelik, AİHM’e giden ve önceki davaların emsal teşkil etmesi nedeniyle kazanmalarına kesin gözüyle bakılan 3 bin 232 köylünün alacağı kişi başı 3 biner Avro bu hesabın içinde değil. Bergama köylülerinin avukatları bugünlerde AİHM’in Türkiye’ye biçtiği tazminatları köylülere dağıtmakla meşgul. AİHM’e dava açılması için avukatlara her gün yeni başvurular yapılırken, dava açan 3 bin 232 köylünün alacağı tazminat miktarı ise tam 9 milyon 696 bin Avro; yani 17 milyon 937 bin 600 YTL. Üstelik Aliağa’dan Dikili’ye kadar çok geniş bir alanda yaşayan onbinlerce insan madenden dolayı AİHM’e dava açabilecek…
Gizliliğin nedeni?
Bakanlıklara yapılan başvurularda imzası bulunan Av. Arif Ali Cangı, çok küçük miktar olan devlet hakkının ödenip ödenmediğinin gizlenmesinin altında yatan iki neden olabileceği görüşünde; Cangı, “Birincisi gerçekten kamuoyunda tepkiye neden olacak düzeyde düşük devlet hakkı ödeniyor, ya da devlet hakkı tahsilatı yapılamıyor. Zaten KDV ödemiyorlar. Kâr beyan ederlerse, kurumlar vergisi ödemeleri gerekiyor. Bu da gizleniyor…” diyor. Cangı şu görüşleri dile getiriyor; “Demek ki, söz konusu madencilik olunca, bilgi edinme hakkının da hiçbir önemi kalmıyor, demokratik ve şeffaflıktan vazgeçilebiliyor. Neyin uğruna, ya da kimin, kimlerin çıkarı uğruna?..” Yaşananların, altın madenciliğinin, ülke ekonomisine hiçbir olumlu katkısının olmadığını gösterdiğine vurgu yapan Cangı, “Aksine yaşam alanları yok ediliyor, hukukun üstünlüğü ilkesi sürekli çiğneniyor. Ülkemiz vahşi kapitalizmin uygulama alanı haline geldi. Buna dur demek gerekiyor. Geleceğimiz, çocuklarımızın geleceği için dur demek gerekiyor” diye konuşuyor.
Bir bilgi edin(eme)me öyküsü
İzmir Barosu’na üye avukatlar Av.Arif Ali Cangı, Av. Ömer Erlat ve Av. Noyan Özkan, 11.02.2005 tarihinde bir dilekçe ile Maliye Bakanlığı’na başvurarak Bilgi Edinme Kanunu gereğince Bergama’daki Ovacık Altın Madeni ile ilgili birtakım bilgileri isterler. Avukatların toplam 14 başlık halinde istedikleri bilgi, Maliye Bakanlığı tarafından Vergi Usul Yasası’nın 5. maddesi (vergi mahremiyeti) gerekçe göstererek reddedilir. Avukatların talebini yerinde bulan Bilgi Edinme Kurulu’nun görüşüne rağmen Maliye Bakanlığı istenen bilgileri vermemekte ısrar eder. Hukuki sürecin tıkanması üzerine de avukatlar AİHM’e başvururlar. Avukatlar aynı bilgi isteme sürecini Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile de yaşamışlar. Ancak Bilgi Edinme Kurulu’nun kararı sonrası bu bakanlık, tam da istenen bilgilere karşılık gelmeyen bir yanıtla olayı geçiştirmeye çalışır. Bakanlık yanıtında, 2005 yılı için maden sahasına tahakkuk eden devlet hakkını açıklarken, bunun ne kadarının tahsil edildiğini yine açıklamaz.
Haberi sosyal medyada paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap