CHP’den "istifa etmezse görevden alınsın"
çağrıları yükselirken, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Genel Sekreter Yardımcısı
Mehmet Sevigen ile ilgili sessizliğini bozdu. Baykal, istifa ya da görevden alma
konusunda net bir ifade kullanmadı ancak Sevigen olayının AKP’li Şaban Dişli
olayı gibi olmadığını belirterek "Linç yapılmasın" dedi. Baykal, Sevigen’le
ilgili haberler için de "sistematik yayın" eleştirisinde bulundu. Dün NTV’nin
canlı yayın programına katılan Baykal, "Genel Sekreter Yardımcınız Mehmet
Sevigen’in istifasını isteme niyetiniz var mıdır? Bu olayla ilgili görüşünüz
nedir?" sorusu üzerine şunları söyledi:
Neden ayrılacak?
Kamuoyumuzca çok ilgiyle izlenen bir tartışmaya dönüştü. Bir
süredir yapılan yayınlarla belli bir izlenim oluşturuluyor, bir kanaat
şekillendiriliyor ve sonra da belli bir bekleyiş ortaya konuluyor "ayrılmalıdır"
diye. Ayrılmalıdır da niçin ayrılacak, neden dolayı? Onun adını koymak lazım.
Şaban Dişli olayıyla bunun benzerliği hiçbir şekilde yok. Niçin yok? Dişli
olayında imzalanmış bir protokol var. O protokolde belli bir miktarın ödeneceği
taahhüdü var. Bunun ne karşılığı olduğu açıkca ifade ediliyor, ne karşılığı, bir
imar planında yapılacak değişiklik karşılığı, iki, kredi tedarik edilmesi
karşılığı. Yani bir parti yöneticisi imar planında değişiklik ve kredi bulma
taahhüdü ile bir protokolle bir para alıyor. Böyle bir şey var mı? İmar planında
herhangi bir değişikliğe yönelik bir sorumluluk söz konusu mu?
Kanıtı yok
İmar planını gerçekleştiren Büyükşehir Belediyesi’dir. Erdoğan
zamanında başlamıştır arsanın hikayesi, Topbaş zamanında sonuçlanmıştır. AKP’nin
Büyükşehir belediyesine bir siyasi nüfuz kullanıldığına dair hiçbir somut iddia,
belge, kanıt yoktur. Bir imar yolsuzluğu tablosu ile karşı karşıya değiliz.
Belli bir siyasi nüfuz kullanımı para karşılığı olayıyla da karşı karşıya
değiliz. Böyle bir iddia da yok.
Ticari ilişki
Ne sözkonusu? İmar durumu netleşmiş olan bir arsada, alım satım
konusunda, bir arsayı satmak isteyen birisi ile almak isteyen birisi arasında
tamamen özel hukuk ilişkisi içinde kurulmuş olan bir ilişki sözkonusu. Satmak
isteyen kişiyi tanıyor. Adam mağdur, satmak istiyor. O da diyor ki, "falan kişi
alır, sizi bir araya getireyim." Onları biraraya getiriyor. Özel hukuk ticari
ilişki çerçevesi içerisinde yapılmış bir işbirliği. Arsayı satan bundan dolayı
bir ödeme yapmıyor, bunun rolünden dolayı bir şikayeti yok. Tam tersine,
teşekkür ediyor.
Protokol imzalanıyor
Arsayı alanla ilişki, arsayı alıyor birisi, ne karşılığı alıyor?
5 milyon 200 bin dolar ya da 5 trilyon karşılığı alıyor. Alıyor ama parası yok,
para tedarik etmeye çalışıyor. Parası olan birileriyle konuşuyor. Bu arada
Sevigen’e diyor ki, "Sen de bir miktar para yok. Ne kadar koyabilirsin? 200 bin
dolar koyabilir misin?" "Koyarım" diyor. "200 bin dolar koyarsan ona karşılık
elde edeceğimiz kazançtan senin payını da sana veririz". Neye karşılık veririz,
yatıracağın paraya karşılık. Sevigen parayı tedarik edemiyor, onun üzerine
protokol yürürlüğe giremiyor. Protokol imzalanmıyor, böyle bir ticari ilişki
kurulmuyor.
Uygun değil
Şimdi bu durum hukuki yolsuzluk değil, imar yolsuzluğu değil,
kredi yolsuzluğu değil, Dişli ile bir alakası yok anlıyoruz ama, uygun mu,
oluyor mu diyorsanız, bu konuda herkesin cevabı, evet benim anlayışıma göre de
uygun değildir. Ben de bir parti üst yönetim noktasında bulunan bir insanın
tamamen meşru, haklı, devletle hiçbir ilişkisi olmayan ticari ilişkilere
girmesinin de doğru olmadığı kanısındayım. Bu ayrı bir olaydır. Efendim alanla
satan arasındaki ilişkiye işgüzarlık yaptığı anlaşılıyor Sevigen’in. Kendisine
bu çerçevede yapılmış olan bir teklife de ilgi duymuş olduğu anlaşılıyor. Olay
budur. "Efendim, bu uygun mu değil mi" bu herkesin kendi takdir edeceği bir iş.
Benim takdirim, ben kendi yaşamımda da, çevremdeki insanların yaşamında da buna
özen gösterilmesini beklerim. Bu ayrı bir şeydir. Burada bir haksız kazanç
sözkonusu değildir, alınmış tek kuruş para yoktur, teklif edilmiş bir imkan
vardır, o imkana ilgi gösterdiği anlaşılmıştır ama gereği yerine
getirilmemiştir. Linç yapmaya kimse kalkmasın. Bunu niye söylüyorum, bu kişiyle
ilgili olarak bir süreden beri bir gazetemizde sistematik bir yayına tanık
oluyoruz.
0 Yorum
Yorum Yap