Doğal bitki örtüsü ve yaban hayatı
zenginliğiyle bilinen Söke ve Milas sınırlarındaki Bafa Gölü, balık
çiftliklerinin atıklarıyla can çekişmeye ve canlı nesli tükenmeye başladı. Bafa
Gölü koruma alanının hemen dışına inşa edilen Kılıç ile Serçin Balık Üretim
Tesisleri’nin büyük oranda tuzluluk içeren atık sularını Bafa Gölü’ne
verdiklerini iddia eden Serçin Köyü Muhtarı Aşkın Karadayı’nın şikáyetleri
üzerine geçen yıl Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü bölgeye uzmanlarını gönderdi.
Uzmanlar, gölün kirlendiğini belirtip aşırı tuz içeren suların kesinlikle göle
verilmemesi gerektiğini söyledi.
1. derece sit alanı
Ancak, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun, birinci
derece doğal sit alanı olan bölgede hiçbir işlem yapılamayacağına ilişkin
kararına rağmen tesisler faaliyetini sürdürdü. Muhtar Karadayı, "Yasalar
uygulanmıyor, artık yoruldum. Klasörler dolusu yazışma yaptım. İlgili kurullar
bir balık çiftliğinin saniyede 12 metreküp kirli suyu Milli Park olarak ilan
edilen gölümüze boşalttığını tespit etti. Ancak değişen hiçbir şey yok"
dedi.
Kılıç Balık Üretim Tesisi İşletme Müdürü Cengiz Önder ise DSİ’nin
konuyu saptırdığını öne sürdü. Önder, "1985’te göl etrafında taşkınları önlemek
için yapılan yükseltilerle birlikte kuraklık başladı. Biz 1991’de kurulduk.
Ondan önce de tuzluluk ve balık ölümleri vardı. DSİ’nin setleri, yılan balıkları
ve kefallerin hareketini engelledi. Denize su gitmiyor, denizden de su gelmiyor"
dedi.
Bafa golu'ndeki kirlilik son uc yildir hizla artmakta. Dort bes sene once yuzmek icin girilen suya artik adim atmak mumkun degildir. Belli ki Kilic ve Sercin balik ciftlikleri dogayi tahrip etmektedir. Balon sisteminden vazgecilip deniz ile baglanti tekrar kurulmali, suyun dolasimi saglanmali; Menderes'e dokulen sanayi atik sularinin Bafa golune verilmesi engellenmelidir.
Ekonomiyi duzeltecegiz diyerek dogayi yok etmemeliyiz. Dunya kimseye kalmaz.
Üretim tesisi kurulmasına izin verenler bu tesislerin atık su arıtmalarını neden kontrol etmezler? Sayın muhtar biran önce çevre bakanlığına durumu bildirmeli ve halkı eyleme çağırmalı, bu konuda sivil toplum kuruluşlarını harekete geçirmek için her türlü katkıyı yapmalıyız. Bafa Gölünün son halini görünce içim parçalandı ve oradan geçerken burnumu tıkamak zorunda kaldım. Termik santrallar bir yandan, mermer ocakları bir yandan bu yöreyi göz göre göre onarılmaz şekilde tahrip ederken şimdi de güzelim Bafa Gölümüzü kaybediyoruz. Bir zamanlar dünyanın cenneti denen şu Muğla'yı cehenneme çevirenlere kim dur diyecek? Muğla sahipsiz mi?