İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) A.Ş Genel Müdürü Ahmet Paksoy,
şiddetli lodos nedeniyle alabora olan Karaköy İskelesine 25 yıldır bakım
yapılmadığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, iskelede
kapsamlı bakım ve onarım çalışmasının 2006 Mart ayında gerçekleştirildiğini
bildirdi.
Paksoy, İDO Genel Müdürlüğü’nde düzenlediği basın toplantısında,
daha önce şehir hatları tarafından işletilen iskelelerin 2005’te İDO’ya
devredildiğini, diğer iskelelerde olduğu gibi Karaköy İskelesinde de hem denizin
altından hem de üstünden gerekli incelemelerin yapıldığını ve tespitler
doğrultusunda bu iskelede çok kalıcı bir bakım ve onarım çalışması yürütüldüğünü
kaydetti. Belli aralıklarla (6 ay) bu incelemelerin sürdürüldüğünü dile getiren
Paksoy, iskelelerde bakım ve onarım açısından herhangi bir ihmalin söz konusu
olmadığını bildirdi.
"500 milyon YTL harcama yaptık"
Paksoy, 4 yıldan beri bütün iskeleleri elden geçirdiklerini,
hizmeti iyileştirdiklerini, gemileri bakımdan geçirdiklerini ve maliyetten de
kaçınmadıklarını belirterek, "Bakım ve onarım çalışmaları için 500 milyon YTL
harcama yaptık" dedi. Herkesin çürüme olmayan, bakım ve onarımı tam yapılmış bir
iskelenin neden alabora olduğunu merak ettiğini, bu sorunun cevabının kendileri
için daha önemli olduğunu ifade eden Paksoy, "Bunu ortaya çıkarmak bizim
görevimiz. Bunu uzmanlar, ilgili elemanlar, gemi mühendisleri ortaya çıkaracak.
Bu bir risktir. Bizim hizmet ve kalite anlayışımız gereği bu riski bilmemiz,
yönetmemiz lazım. Bundan sonraki planlarımızda, çalışmalarımızda öngörü olarak
almamız lazım" diye konuştu.
"Kaza Tetkik Kurulu inceleme
yapacak"
Ahmet Paksoy, olayın nedeninin tespiti için Kaza Tetkik
Kurulu’nun inceleme yapacağını ve işin uzmanlarınca detaylı bir analiz ortaya
konulacağını, ayrıca Liman Başkanlığı ile sigorta ekspertizlerinin de inceleme
yapacaklarını bildirdi. Rapor çıkınca kamuoyuna açıklayacaklarını ifade eden
Paksoy, "Kazanın nedenini bırakın uzmanlar bize söylesin. Biz bir olayı
kapatalım derdinde değiliz. Planlı bakımı yapılan, çürümesi olmayan bir duba
neden batabilir? Çok farklı tahminler yapılabilir. Hava muhalefeti vesaire...
Amacımız kazanın nedenini öğrenip gereğini yapmak ve İstanbullu’ya güvenli
hizmet sunmak" dedi.
Kaza günü İstanbul’un çok ciddi bir lodos fırtınasının etkisi
altında olduğunu, fırtına ve rüzgarın kurtarma çalışmalarını ciddi sekteye
uğrattığını belirten Paksoy, 4 saat boyunca Kıyı Emniyeti ve gemi kurtarma
birimi ile itfaiye dahil tüm birimlerin canla başla çalışma yürütmesine karşın
sonuç elde edemediklerini söyledi.
"Yeni iskele 1 ay içinde açılacak"
Paksoy, bundan sonraki süreçte Karaköy İskelesinden taşınan 15
bin yolcuyu mağdur etmemek için bir eylem planını hemen hayata geçirdiklerini ve
1 ay içinde Karaköy İskelesini tekrar kullanıma açacaklarını bildirdi. Bunun
yanı sıra Karaköy-Kadıköy arasında motor seferlerinin başladığını, Eminönü’nden
Kabataş’a ek seferler konulduğunu anlatan Paksoy, Eminönü’nde bir iskeleyi de
acilen faaliyete aldıklarını ifade etti.
Toplantıda basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Paksoy,
Karaköy İskelesinin İDO’nun tek dubalı iskelesi olduğunu, 81 metre uzunluğundaki
iskelenin hem üstten hem de deniz altından karaya zincirle bağlı olduğunu
belirtti. Paksoy, yeni planda yolcu salonlarını arkaya alarak, ön kısma ise yine
duba getirilerek bu hizmeti devam ettireceklerini ve dubaların bu kadar uzun
olmayacağını kaydetti.
İstanbul’da 83 iskele ve 100’ün üzerinde gemileri bulunduğunu
belirten Paksoy, yüzlerce ihale yapıldığını ve bunun prosedürlerinin belli
olduğunu ve kontrolünün de İDO’nun uzmanlarınca yapıldığını anlattı. Paksoy,
Karaköy İskelesinin bakım ve onarımının da Sebat Metal şirketince yapıldığını
ifade etti.
"Para kasasında 25 bin YTL vardı"
"İskelede para kasaları olduğu ve 1 milyon YTL bulunduğu
yönündeki" hatırlatmalar üzerine de Paksoy, o iskeleden 15 bin insanın geçtiğini
ve çoğunluğunun da akbil kullandığını, 6 bin kişinin de jeton atarak yolculuk
yaptığını söyledi. Paksoy, hergün öğle saatinde kasaların banka tarafından
alındığını ancak 25 bin YTL civarında para bulunduğunu belirtti. "Tüm gemi ve
iskelelerde olduğu gibi Karaköy İskelesi de sigortalı" diyen ve ekspertizlerin
bu çalışmayı yapacağını belirten Paksoy, araştırma sonucunun kamuoyu ile
paylaşılacağını kaydetti.
Paksoy, Karaköy İskelesinin 1984’te yapıldığını, şu anda kurum
olarak, "İhmal mi ettiniz, bakımını mı yapmadınız, çürümeye mi terk ettiniz?"
ithamlarında bulunulduğunu, iskelenin batmasının da en çok kendilerini üzdüğünü
söyledi. Karaköy İskelesinde su altında dubaların saç ölçümünün yapıldığını ve
en düşük kalınlığın 9,7 milimetre olduğunu belirten Paksoy, "Saç kalınlıklarıyla
ilgili hiçbir sorun tespit edilmedi. Babalarda gerekli değişiklikler yapıldı"
dedi.
kıme ınanacağımızı sasırdık bır liman nasıl coker? bır de bakımı yapılmıs.. kesınlıkle bakımı yapılmamıstır, adamlar kagıt uzerınde oynama yapıyorlar. cokme sebebı bakımsızlıktandır bence...
sürekli O iskeleyi kullanan yolcuların ifadelerinden iskelenin son bir kaç yıldır çöktüğü (battığı) anlaşılıyorken, yetkililerin çark etmesi düşündürmekten öte... !