- yapi.com.tr
- 10.09.2009
- GÜNDEM
- 2 okunma
Ayamama Deresi 14 Yılda Hiç Değişmemiş!
Yıl 1995. Başbakan Tansu Çiller, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı da Recep Tayyip Erdoğan’dı. Yağmur yağdığı için Ayamama Deresi taşmış, Basın Ekspres Yolu su altında kalmış, yolda göller oluşmuştu. O dönem orada bulunan Sabah gazetesi su altında kalmıştı. O günlerde Ayamama’nın ıslahı konuşuluyordu. Ve 14 yıl sonra dün. Basın Ekspres Yolu,
Yıl 1995. Başbakan Tansu Çiller,
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı da Recep Tayyip
Erdoğan’dı. Yağmur yağdığı için Ayamama Deresi taşmış,
Basın Ekspres Yolu su altında kalmış, yolda göller oluşmuştu. O
dönem orada bulunan Sabah gazetesi su altında kalmıştı. O günlerde Ayamama’nın
ıslahı konuşuluyordu. Ve 14 yıl sonra dün. Basın Ekspres Yolu, Ayamama Deresi
taştığı için kocaman azgın bir nehri andırıyor, araçlar sular içinde
sürükleniyordu. Dere yolu üzerinde birçok yer sular altındaydı... İnsanlar
çatılardan, balkonlardan kurtarılmaya çalışıyordu. Dere kenarındaki TIR garajı
sel altındaydı. Bir türlü ıslah edilemeyen Ayamama yine yapacağını
yapmıştı. 14 yılda bir şey değişmemişti, soru da aynıydı: “Bu dere ne
zaman ıslah edilecek?”
‘Yapılaşma izni veriyorlar’
Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şube Başkanı Eyüp Muhçu
derenin yaşattığı facianın sorumlusu olarak tüm meslek odalarının karşıt
görüşlerini, mahkeme kararlarını görmezden gelerek, Ayamama Deresi etrafındaki
yapılaşmaya izin veren İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni gösteriyor. Ayamama
Deresi’nin ıslahı için yıllardır, mahkemelerde açtıkları davalarla,
hazırladıkları raporlarla mücadele eden Muhçu, Ayamama Deresi çevresinin
‘kentsel’ tarihini Radikal’e anlattı:
‘Mahkemelik olduk’
Uyardık ama: 1990’lı yıllarda burada ‘belediyenin izniyle’
bir yapılaşma başladı. 1 / 5000 ölçekli bir imar planı hazırlayan belediyeye
başta biz, birçok meslek odası mensubu da karşı çıkmıştı. Bu planın şehircilik
ilkelerine uygun olmadığı, Ayamama Deresi’nin dere olma vasfının ortadan
kalkacağı, çevredeki yeşillerin tahrip olacağı ve bu bölgeye otoyolların
yapılması halinde sel de dahil birçok doğal felaketin ortaya çıkacağı
gerekçeleriyle konuyu yargıya taşıdık ve dava açtık. Dava süresi boyunca onca
uzman görüş bildirdi.
Uzmanlar, ıslah çalışmalarının doğru yönde yapılmadığını söylüyordu. Belediye
bu görüşleri görmezden geldi. Belediye ve yatırımcı firmalar, İdare
Mahkemesi’nden çıkan ‘yürütmeyi durdurma kararı’nın da üstesinden gelip kararın
geçerliliğini kaldırmak için ellerinden geleni yaptı.
Her seferinde aynı şeyi söylediler: Bölgede yapılaşma devam
ettikçe, Ayamama Deresi de taşmaya başladı. İBB ve İSKİ bu taşma sorunlarını
engelleyeceklerini her selden sonra dile getirseler de, bugün gelinen nokta
çalışmaların kesinlikle sonuç vermediğini gösteriyor. 1999 büyük Marmara
depreminden sonra üniversitelerin de yardımıyla hazırlanan büyük afet yönetim
raporları dikkate alınmadı. O raporlarda ıslah ve yok edilmesi şart olan
derelere yer verilmişti. Şimdi belediye umarım kalkıp da ‘sonuçlarını göremedik,
önceden kestiremedik’ demez. Bu tablo, hükümetlerin rant çılgınlığının en somut
sonucudur. Bu ülkede daha büyük yağışlar da oldu. Örneğin 1978’de ciddi bir
yağış miktarı söz konusu... Ancak o dönemki otoyol azlığı, yeşil alanların çok
olması sel felaketini engelledi.
Buradan anlayabiliriz ki, bir otoyol yağmurda dereye dönüşür, ama herhangi
bir yeşil alan yağmuru içine alır. Uzun yıllardır süregelen Ayamama Deresi’nin
etrafındaki sorunlar için belediyelerin ufak tefek önlemleri oldu. Ancak ciddi
bir altyapı çalışması veya ıslah etmeye yönelik herhangi bir çalışma geçen
senelerde görülmedi.
Haberi sosyal medyada paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap