Sayıları her geçen gün artan AVM’lerin
enerji tüketimi oldukca ciddi boyutta. Uzmanlar sadece büyüklüğü, cazibeyi ve
mimari açıdan estetiği ön plana çıkaran tasarımlar yerine, enerji verimliliği de
dikkate alınarak yapılacak tasarımlarla, bu merkezlerin enerji giderleri yüzde
10-40 azaltılabileceği görüşünde.
Oluşturulan geniş, ferah, konforlu alanlar ile kentlerin artık "vazgeçilemez
yaşam alanları" haline gelen alış veriş merkezlerinin (AVM), aynı zamanda
"enerji tüketim merkezleri" haline geldiği, küresel ısınma ve enerji krizi
nedeniyle bu merkezlerin tasarlanmasında da artık enerji verimliliğine dikkat
edilmesi gerektiği belirtildi.
Tüketim ciddi boyutlarda
ODTÜ Mimarlık Araştırma Tasarım Planlama ve Uygulama Merkezinin (MATPUM)
enerji verimliliği danışmanı ve EDSM Enerji Danışmanlık Servis ve Mühendislik
Ltd. Şti. Genel Müdürü Arif Künar, Türkiye’de şu anda 200
civarında AVM bulunduğunu ve bunların geçen yıl 200 milyon dolar karşılığında
enerji tükettiğini söyledi. 2010 yılına kadar 150 tane daha AVM’nin faaliyete
geçmesinin öngörüldüğünü belirten Künar, "Bu merkezlerin enerji tüketimi oldukça
ciddi boyutlarda. Sadece büyüklüğü, cazibeyi ve mimari açıdan estetiği ön plana
çıkaran tasarımlar yerine, enerji verimliliği de dikkate alınarak yapılacak
tasarımlarla, bu merkezlerin enerji giderleri yüzde 10-40 azaltılabilir. Bu
merkezlerin enerji canavarı olmaması için, artık tasarımdan başlayarak enerji
verimliliği ön plana çıkarılmalı" dedi.
Müşterilerine çok konforlu alanlar sunan AVM’lerin, aydınlatma, ısıtma ve
soğutma amacıyla ciddi enerji tüketiminde bulunduğuna işaret eden Künar, söz
konusu enerji tüketimi nedeniyle bu merkezlerin bulunduğu alanlarda "yoğun ısı
bölgeleri" oluştuğunu, birbirine çok yakın alışveriş merkezleri yapıldığı zaman
da "o bölgenin ekolojisinin mikro düzeyde etkilendiğini, ısısının arttığını"
vurguladı.
Yer seçimi önemli
AVM kurulacak arazinin seçimi, trafiği artırıcı yer olup olmadığının da
çevreye etkisi açısından önemli bir unsur olduğuna işaret eden Künar, binanın
yapımında da geri dönüşümlü malzemeler kullanılabileceğini kaydetti. Binanın
uygun konumlandırılması ile doğal aydınlatma, ısıtma, havalandırma
sağlanabileceğini, binanın ısıtmasında ve soğutmasında ısı pompaları
aracılığıyla toprak enerjisinden yararlanılabileceğini anlatan enerji
verimliliği danışmanı Arif Künar, çatılarda toplanan suların ve atık suların da
bu binalarda tekrar kullanımının mümkün olduğunu söyledi.
Künar, AVM’lerde, güneş panelleri, güneş kollektörleri, güneş bacaları,
rüzgar tribünleri, yağmur sularını toplamak için çim çatı uygulamalarının çok
rahatlıkla yapılabileceğini vurguladı. Künar, kurulacak sistemlerle AVM’lerin
kendi enerjilerini kendilerinin üretmesinin de mümkün olduğuna işaret etti.
Yapılarda estetik görünüm ön planda çıkarılmış
Gittikçe yaygınlaşan bu AVM’leri "çevre dostu, az enerji tüketen yaşam
alanları" haline getirmenin mümkün olduğunu belirten Arif Künar, şöyle devam
etti:
"Türkiye’de bunlar tasarlanırken, 1-2 tanesi hariç, hiç birinde çevre ve
enerji verimliliği konsepte dahil edilmemiş. Sadece maksimum kar, maksimum
gösteriş, maksimum cazibe elde edebilmek için mimari açıdan estetiği ön plana
çıkaran tasarımlar yapılıyor. Enerji verimliliği hiç düşünülmüyor. Şimdi
bunların çok ciddi enerji harcaması olduğu görüldü. Enerji fiyatları arttıkça,
hele ekonomik kriz ile birlikte bunların genel gideri de tartışılır hale geldi.
Genel giderlerdeki artışlar, kiralara ve dolayısıyla tüketicilere de yansıyor.
Şu aşamada, artık yeni AVM’lerde enerji verimliliği dikkate alınarak, çevre
dostu tasarımlar yapılması zorunlu. Mevcut merkezlerde de alınabilecek
önlemlerle, enerji etütleri yapılarak giderlerde yüzde 20-50 tasarruf
sağlanabilir."
0 Yorum
Yorum Yap