Yapı Sektörünün Haber Portalı

AURA–SAMET KAMPÜS’ten Hafıza ve Tasarım Üzerine İlham Veren Buluşma

Üçüncü yılında Konya’dan başladığı yolculuğuna Denizli ile devam eden AURA – SAMET KAMPÜS, 13–15 Mayıs tarihleri arasında Pamukkale Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ev sahipliğinde mimar ve iç mimar öğrenciler ile buluştu.

AURA–SAMET KAMPÜS’ten Hafıza ve Tasarım Üzerine İlham Veren Buluşma

Türkiye’nin mobilya aksesuar sektörünün öncü markası SAMET ve AURA İstanbul iş birliğiyle hayata geçirilen AURA – SAMET KAMPÜS, üç yıldır Anadolu’nun farklı şehirlerinde üniversitelerle buluşarak, ülkenin tasarım ekosistemini merkezden çevreye değil, eş zamanlı ve eş değer bir üretim alanı olarak yeniden tanımlıyor.

Üçüncü yılında Konya’dan başladığı yolculuğuna Denizli ile devam eden AURA – SAMET KAMPÜS, 13–15 Mayıs tarihleri arasında Pamukkale Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ev sahipliğinde mimar ve iç mimar öğrenciler ile buluştu. Türkiye’nin farklı coğrafyalarından genç mimar ve tasarımcı adaylarını, alanında önde gelen isimleriyle bir araya getiren proje etkinlikten öte kuşaklar arası bilgi aktarımını mümkün kılan, mesleki birikimin paylaşıldığı ve ilhamın doğrudan temasla çoğaldığı bir karşılaşma zemini sunuyor.

Pamukkale Üniversitesi Mimarlık ve İç Mimarlık Bölümlerinde yer alan öğrencilere yönelik düzenlenen atölye çalışmasıyla başlayan program, “Hatırlatan Yaşam Alanları” teması etrafında şekillendi. Mimar, eğitimci ve araştırmacı İrem Uslu yürütücülüğünde gerçekleşen atölye; gençlerin mekân, hafıza ve deneyim üzerine düşünsel üretimlerini derinleştirirken, jüri üyeleri Cem Çelik, Şebnem Yücel ve Hakan Demirel’in değerlendirmeleriyle profesyonel bir perspektif kazandı. Üretilen projelerin ödüllendirilmesi ise bu yaratıcı sürecin somut çıktısını oluşturdu.

Reklam Goruntulenme Bolumu

Programın bir diğer önemli ayağını oluşturan panelde, mimarlık alanının önde gelen isimleri bir araya geldi. Burak Altınışık moderatörlüğünde gerçekleşen “Mekân, Hafıza, Tasarım” başlıklı oturumda; Heval Zeliha Yüksel, Hakan Demirel ve Hasan Çalışlar mekânın yalnızca işlevsel bir kabuk değil; deneyimle şekillenen, zamanla katmanlaşan ve anlamını kullanıcıyla kurduğu ilişkiden alan canlı bir yapı olduğunu vurgulayarak bu bağlamda yaşamın izlerinin mekânın görünmeyen belleğini oluşturduğuna dikkat çekildi. Tasarımın yeni bir form üretmenin ötesinde; geçmişi okuyabilen, bağlamı kavrayabilen ve bu sürekliliği geleceğe taşıyabilen bir düşünce pratiği olduğunu ifade ederken, mimarlığın da bu süreçte mekânın belleğini koruyan, dönüştüren ve yeniden anlamlandıran bir arayüz olarak konumlandığını dile getirdiler.

AURA İstanbul’un araştırma ve eğitim yaklaşımını üniversite kampüslerine taşıyan proje, Türkiye’de tasarım eğitiminin erişilebilirliğine dair güçlü bir model ortaya koyarken; üretim gücünü bu topraklardan alan ve küresel ölçekte değer üreten SAMET’in genç nesillere yaptığı yatırımın da somut bir ifadesi. Bu buluşmalar, yalnızca bilgi aktarımı değil; aynı zamanda mimarlık kültürünün, düşünsel derinliğin ve tasarım etiğinin Türkiye’nin her yerinde kök salmasına katkı sağlıyor. Bu yaklaşım, tasarım bilgisinin merkezileşmesini kırarken; ilhamın, deneyimin ve mesleki hafızanın ülke geneline yayılmasını sağlayan güçlü bir kültürel değer yaratıyor.

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.