- yapi.com.tr
- 08.04.2007
- GÜNDEM
- 2 okunma
Atatürk'ün Tabiatı
ATATÜRK’ÜN TABİATI
Gazeteci-Yazar İbrahim Hakkari’den Atatürkün ölümü üzerine yeni bir teori “
Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk`ün vef
ATATÜRK’ÜN TABİATI
Gazeteci-Yazar İbrahim Hakkari’den Atatürkün ölümü üzerine yeni bir teori “
Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk`ün vefatının arkasından çok söz sarf edildi.
Bir ihmale ya da suikaste kurban gittiğinden yanlış tedavi uygulandığına kadar pek çok teori öne sürüldü.
Çok mantıklıdan uçuk sayılabileceklere kadar pek çok tezin öne sürüldüğü bu konuda, diğerlerinden ayrılan, farklı bir bakış açısı getiren İbrahim Hakkari, bütün olayın insan tabiatında olduğunu, Hipokrat ve Müslüman tıp bilgini İbni Sina`nın insan tabiatlarını Ateş, Toprak, Hava ve Su olmak üzere dörde, insan organlarını da sıcak ve soğuk olarak ikiye ayırdıklarını, insanın nasıl ki uzun veya kısa boylu, sarışın veya esmer, erkek veya kadın olacağına kendisinin karar veremeyeceği gibi insanın karakter özelliklerinin de doğuştan geldiğini ve her insanın kendi karakterine göre hareket ettiğini, bu tabiat yapılarındaki insanların değişik hastalıklara meyilli olduklarını ve hastalıkların tedavisinde insan tabiatlarına göre tedavi metotlarının izlenmesi gerektiğini dile getiriyor.
Araştırmacı-Yazar İbrahim Hakkari, Atatürk`ün tabiatı hakkındaki bilgilere yenilerini ekliyor ve 16 senelik araştırmasının sonucunda ilginç bir yere varıyor...
Ve bu güne kadar öne sürülen her türlü düşüncenin dışında bir başka tez öne sürüyor.
Hakkari: `Ne yazık ki tarihimizi yeterince anlayamadığımız gibi Atatürk`ü de yeterince araştırıp anlayamadık onu sanki Allah tarafından Türkiye`yi kurtarmak için gönderilmiş bir insan gibi gördük ve kafalarımızın içinde de öyle bir yere oturttuk ki bugün bile Türkiye`nin içinde bulunduğu çıkmazlardan kurtulması için halk arasında "Keşke Atatürk gibi biri tekrar gelse" sözü sıkça söylenir hale geldi . ` diyor...
İbrahim Hakkari, Atatürk`ün liderlik vasıflarından bünyesine kadar her özelliğini tabiatına bağlıyor. Diyor ki:
`Onu diğerlerinden ayıran ve sonuçta "Atatürk" yapan özelliği neydi? Atatürk`ü diğerlerinden ayırıp büyük bir lider yapan özelliği "HAVA" tabiatlı olmasından kaynaklanmaktadır. Sahip olduğu hava tabiatının etkisiyle en olmadık zamanlarda bile hiç kimseye danışmadan çok çabuk ve etkili kararlar vererek bu kararların harfiyen uygulanmasını sağlamıştır.
Atatürk büyük bir asker olma özelliğini yine büyük bir devlet adamı olarak devam ettirmiş, imkansız gibi görülen değişimleri çok kısa bir süre içerisinde büyük bir cesaret ve kararlılıkla yapmıştır. 600 yıllık Saltanatın, 400 yıldan beri devam eden halifeliğin, 1000 yıl kullanılan Arapça harflerin bir günde kaldırılması dünya tarihinde çok ender belki de hiç görülmeyen bir durumdur . Atatürk`ün "hava" tabiatlı olması onun bir aile kurup çocuk sahibi olmasına da engel olmuştur.
Atatürk de savaş bittikten sonra veya cumhurbaşkanı olduktan sonra "ben artık bir köşeye çekilip eşimle çocuğumla sıradan bir hayat geçireyim" şeklinde normal insanlar gibi düşünebilirdi. Sadece bir defa Latife Hanım`la evlenerek böyle bir aile kurma girişimi olmuş ancak böyle bir hayatın kendisine göre olmadığını kısa süre içerisinde fark ederek eski hayatına geri dönmüştür.
Çünkü o hava tabiatlı olduğundan asla sıradan olamazdı ve sahip olduğu karakter onun her zaman büyük işler yapmasını ve başarmasını gerektiriyordu . Daha birçok büyük işlere imza atması gereken Atatürk`ü çok genç bir yaşta yakalanmış olduğu "siroz" hastalığı nedeniyle kaybettik. Atatürk daha hayatındayken "beni Türk hekimlerine emanet ediniz" demişti ama doktorlarının çabaları hastalığının tedavisi konusunda yetersiz kaldı. Siroz karaciğerden kaynaklanan bir rahatsızlıktır. `
Sayın Hakkari ilginç analizinde Atatürk`e hastalığı döneminde yapılmaya çalışılan tedavinin, onun tabiatına uygun olmadığını ileri sürüyor. Ve durumu şöyle özetliyor:
`Eğer doktorları Atatürk`ün sahip olduğu hava tabiatı nedeniyle karaciğer hastalıklarına meyilli ve sıcak tabiatlı olması nedeniyle soğuk tabiatlı bitkilerle tedavi edilmesi gerektiği konusunda yeminini etmiş oldukları Hipokrat`ın ve 11.yüzyılda yaşamış ünlü tıp bilgini İbni Sina`nın eserlerini ve tedavi yöntemlerini araştırıp uygulamış olsalardı o büyük insan belki daha fazla sıkıntı yaşamazdı . `
Enteresan değil mi?
Kaynak Haberbu
Haberi sosyal medyada paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap