Yapı Sektörünün Haber Portalı

Asıl Patron (Yerküre) Kopenhag’a Davetli Olmazsa...

Kopenhag İklim Değişikliği Konferansı sona erdi. 12 gün süren görüşmeler sonunda tam anlamıyla “Dağ fare doğurdu”. Ortaya çıkan sonuç aslında beklenildiği gibi. Son derece zayıf hedefler, bağlayıcılığı olmayan cılız bir mutabakat.

Asıl Patron (Yerküre) Kopenhag’a Davetli Olmazsa...
Kopenhag İklim Değişikliği Konferansı sona erdi. 12 gün süren görüşmeler sonunda tam anlamıyla “Dağ fare doğurdu”. Ortaya çıkan sonuç aslında beklenildiği gibi. Son derece zayıf hedefler, bağlayıcılığı olmayan cılız bir mutabakat.

Görüşmeler başladığında İstanbul’daydım. Bitişine bir iki gün kala Paris’e geldim. Hâlâ oradayım. Ne Türkiye’de ne de Fransa’da sokaktaki insana Kopenhag zirvesi dokunmamış bile. Herkes tam gaz tüketim peşinde. Noel ve Yılbaşı alışverişlerinde... Zirvenin sonuçları kimsenin henüz derdi değil anlaşılan.

Başarısızlığın temel nedeni 192 kişiyi bir masa etrafında toplamak. Bu kadar kalabalıktan karmaşa dışından ne bekleyebilirdik ki? Üstelik hepsi de kendi hükümetlerinin ve ülkelerinin çıkarlarını ön planda tutan siyaset liderleri. Oysa Kopenhag’da masaya yatırılan konular, yerkürenin ısınması, kutuplardaki erimeler, su seviyelerinin yükselmesi, canlı türlerinin yok oluşu... Anlayacağınız siyasetin klasik çizgisini aşan bir konu....

Le Monde gazetesi Stanford Üniversitesi’nden felsefeci Michel Serres’in Kopenhag zirvesinin sonuçları hakkındaki görüşlerini yayımladı. Saptamalar hayli ilginç.

Son dönemin en popüler felsefecilerinden olan Serres birkaç ay önce yayımlanan son kitabında (Temps Des Cerises) siyaset arenasında artık yerkürenin en temel aktörlerden biri olarak sahne almak zorunda olduğunu yazmıştı. Şimdi de “150 yılı aşkın bir süre dünyada siyasi yelpazenin hem solunda hem de sağında en yaygın ve keskin söylem toplumların temel altyapısını ekonominin oluşturduğu şeklindeydi. Aslında ekonominin öteki parametrelerle eşit ağırlığa sahip olduğu daima yadsındı. Yaşanan son küresel finansal krizi ise zaten daha önce başlayan derin kırılma noktalarının dışavurumu...” diyor. Serres’e göre bu kırılmaların en derini köylü ve çiftçi nüfusunun azalması ile başladı. 20. yüzyılın başında bırakın Doğu’yu, Batı’da bile nüfusun yüzde 60-65’i köylü idi. 2000 yılına gelindiğinde ise Batı nüfusunun sadece yüzde 1.8’i köylü. Bu değişimin insanların yaşam tarzlarına, tüketim alışkanlıklarına etkisine teknoloji sayesinde insan ömrünün uzaması da eklenince ortaya çıkan sonuç karşımızda. Çözüm ise iklim ve çevre sorunlarının yalnızca liderlere bırakılmayacak kadar önemli olduğu. Serres, “192 liderin bir masa etrafında toplanmasının gerisinde hükümetlerarası bilim insanlarının iklim değişikliği üzerinde çalışmaları, raporları bulunuyor. Dolayısıyla oyunun içinde 2 farklı grup var: Bilgiye sahip olan ancak ‘seçilmemiş’ uzmanlar bir yanda, ‘seçilmişler’ ancak bilgiye sahip olmayanlar diğer yanda. İlerleyebilmek için bu iki profilin yani, bilim insanları ile siyasetçilerin bir karması gerekiyor” diyor.

Bu sözler, zirvenin bir noktasında Venezüella lideri Hugo Chavez’in “eğer iklim bir banka olsaydı. Şimdiye kadar çoktan kurtarmışlardı” saptamasının ne kadar yerinde olduğunu göstermiyor mu?

Liderler iklimi yönetemedi. Ancak umutsuz olma lüksümüz yok. Ayrıca korkunç bir karamsarlığa da gerek yok. Zira “düşük karbon ekonomisi” ya da “yeşil ekonomi” artık toplumların ve özel sektörün lügatına girdi. Teknolojinin ve üretimin çevre odaklı olması yönünde baskılar her yönden giderek artıyor.

Bu arada şunu da söylemeden geçmeyelim. Zirveden çıkan belki de tek iyi karar, gelişmiş ülke devletlerinin, gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadeleleri için fon sağlamaları oldu. 2010-2012 arasında yıllık 30 milyar dolar, ardından 2020’ye dek yıllık 100 milyar dolarlık fon sağlanacak. Ve bu konuda çalışacak ve denetimi sağlayacak bir İklim Fonu kurulacak. Ülkeler bu yardımla, sera gazı salımlarını azaltacak teknolojileri benimseyecek, ormansızlaştırmayı azaltacak ve ülkelerini iklim değişikliğinin etkilerine hazırlamaya çalışacak.

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.