- yapi.com.tr
- 14.07.2005
- GÜNDEM
- 2 okunma
Ashraf Salama ve Mısır Mimarisi
UIA kapsamında gerçekleştirilen sunumlardan biri de Kral Fahd Üniversitesi'nden Ashraf Salama'nın Kimlik ve Çoğulculuk Arasında Mısır Mimarisi (Egypti
UIA kapsamında gerçekleştirilen sunumlardan biri de Kral Fahd Üniversitesi'nden Ashraf Salama'nın Kimlik ve Çoğulculuk Arasında Mısır Mimarisi (Egyptian Architecture Between İdentity and Plurality of (ISMS)) idi.
Mimaride eğilimler, yönelişler ve ilkelerin benimsenmesinden ISMS olarak söz eden Salama, sorduğu sorularla mimariye eleştirel bir tavırla yaklaşıyor.
"ISMS mimari bir dil ya da mimari bir tarz mıdır?" sorularıyla başladığı konuşmasında kültür, ortam, teknoloji ve tutkunun mimariyi etkileyen faktörler olduğunu vurguladı.
Açık kapı politikası, ekonomik reformlar ve özelleşmenin altında 3 tür planlamanın olduğunu açıkladı. Bunların pazarın talebi, özel idare planlaması ve leverage planning olduğunu söyledi.
1980'lerde Mısır mimarisinin bir kimlik arayışı içerisine girdiğini belirten Salama, hayal edilebilir, okunabilir, düşünülebilir bir mimari dilinin olup olmadığını sorguluyor. Bu görüntüler yerel ortama uyum sağlıyor mu?, Ülkenin kültürel birikimini yansıtıyor mu?, Neden sadece imajlar
ve görüntüler üzerinde duruluyor?. Bu gibi sorularla mimariyi anlamlandırabilecek sonuçlara ulaşılabileceğinden söz ediyor. Binaların kamuda görünen kısımlarını inceleyerek küreselleşmenin Mısır'da nasıl algılandığını çözmeye çalışıyor. Mısır’da post-modernist hareketin tarihi canlandırdığından söz ediyor.
Tüm bunlara karşı ne tür bir direniş istediğimizi sorgulamamız gerektiğini ve uluslararası eğilimlere direnirken aynı zamanda kendi kimliklerimizi oluşturabilme ve koruyabilmemiz gerektiğini söylüyor. Mimaride kimlik krizlerinin paradoksa neden olduğunu iddia ediyor ve modern bölgeselcilik ve bölgeselci modernizm, kültürel ve çevresel sorumluluklar taşıma, uyumlu restorasyonlarla bu krizlerin aşılabileceğinden söz ediyor.
Çağdaş Mısır mimarisinin belirli bir akıma geçiş yapmış bulunmadığını ve yerel bir mimari dil oluşturabilmesinin mümkün olup olmadığını sorguluyor. Eğer yerel bir mimari dil yaratmak mümkünse doğru kelime ve dilbilgisi nedir sorusunun cevaplarını arıyor. Bu konuda positivizm, anti-positivizm, epistemoloji, ontoloji ve bilginin doğası ile ilgileniyor. Yaygın isimler ve akımların positivizmden ortaya çıktığını belirtiyor.
Lefkoşa’nın kent kimliğinden de bahseden konuşmacı Lefkoşa’nın çevresel kimliği, sosyal kimliği, sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik özelliklerinden yola çıkarak çevresinde kale bulunan bölgenin kimliğini anlatıyor.
Begüm Usta & Murat Altun
Haberi sosyal medyada paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap