- yapi.com.tr
- 04.09.2006
- GÜNDEM
- 2 okunma
Artvin'de Çevre Zaferi
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın, Artvin Bakır İşletmeleri AŞ'ye verdiği işletme ruhsatlarını Erzurum 2. İdare Mahkemesi iptal etti.
AYK
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın, Artvin Bakır İşletmeleri AŞ'ye verdiği işletme ruhsatlarını Erzurum 2. İdare Mahkemesi iptal etti.
Artvin Kafkasör Cerattepe mevkiinde siyanürle altın arama girişimine onay vermeyerek Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın, Artvin Bakır İşletmeleri AŞ'ye verdiği işletme ruhsatlarını iptal eden Erzurum 2. İdare Mahkemesi gerekçeli kararını, ''sağlıklı yaşam ekonomik gelişmeye feda edilemez'' ilkesine dayandırdı. Mahkeme, şirket ruhsatlarını Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporu'nu almadan madencilik faaliyetlerini sürdürdüğü gerekçesiyle iptal etti.
Uluslararası çevre örgütleri tarafından dünyanın en zengin ve risk altındaki 25 karasal ekosisteminden biri olarak seçilen Artvin, siyanürlü altın işletmeciliğini de içeren maden işletmesine karşı yürüttüğü mücadeleyi ''26 Haziran 2006'' tarihinde kazandı.
Erzurum 2. İdare Mahkemesi, önce Cominco ardından Artvin Bakır Maden İşletmeleri AŞ tarafından Kafkasör Cerattepe mevkiinde yürütülmek istenen madencilik faaliyetlerinin iptaline oyçokluğuyla karar verdi.
Mahkeme şirketin 1994 ve 1996 yılında aldığı ve dava konusu olan işletme ruhsatlarını ''hukuka uyarlılığı'' bulunmadığı gerekçesiyle iptal etti. Mahkeme bu kararını şirketin 1993 tarihinde yürürlüğe giren ÇED Yönetmeliği gereği alması gereken ÇED Raporu'nu almadan faaliyetlerini sürdürmesine bağladı. Mahkemenin gerekçeli kararında ''sağlıklı yaşama'' atıfta bulunularak şöyle denildi:
"... Olayda anayasa, Çevre Kanunu, ÇED Yönetmeliği ve hukukun genel ilkeleri birlikte değerlendirildiğinde; çevreyi korumanın her bireyin hakkı ve ödevi olduğu, herkesin sağlık ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı olduğu, ekonomik gelişmenin de ülke ekonomisi açısından önemi inkâr edilmemekle birlikte sağlıklı yaşamın ekonomik gelişmeye feda edilemeyeceği gibi ekonomik gelişmenin uluslararası sözleşmelerle de kabul edilmiş ve evrensel bir kabul görmüş olan ''Sürdürülebilir Kalkınma'' ilkesi çerçevesinde çevresel etkilerin de değerlendirilerek çevreye verilecek zararın asgari düzeye indirilip çevreyle uyumlu bir şekilde kalkınma sağlanarak gelecek kuşaklara da sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını sağlamak suretiyle sağlanması gerektiği, açıktır."
Haberi sosyal medyada paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap