Türkiye’yi yeşil bina kavramıyla yakınlaştıran
Çevre Dostu Binalar Derneği (ÇEDBİK), Türkiye’de bir ilki
gerçekleştirdi. Dernek, ‘Yeşil Bina’ ve bu binaları
değerlendiren sertifika sistemlerinin anlatılacağı eğitim serisinin ilkini,
uluslaarası eğitmenlerin de katılımıyla Yıldız Teknik
Üniversitesi’nde yapıldı.
Çevre dostu bina, sürdürülebilir bina, sıfır karbon bina, yeşil bina...
Farklı isimlerle anılsalar da tümü inşa aşamasından itibaren daha az doğal
kaynak ve enerji kullanmayı hedefliyor. ÇEDBİK’in eş-kurucusu ve başkan
yardımcısı Duygu Erten, devasa bir tüketim ve kirlilik makinesi olan binaları
‘yeşilleştirmenin’, ekolojik dengesi bozulan dünya için önemini vurguluyor.
ÇEDBİK, 2007 eylülünde kuruldu. Dernek, bina endüstrisiyle ilgili tüm
şirketlerin üyeliğine açık. Hedefi, Türkiye’de enerji ve çevreye
duyarlılığın bina tasarım ve inşasına yansıması için altyapı
oluşturmak.
Dernek, yeni binaların çevre dostu yapılması, eski binaların bu
yönde yenilenmesi, inşaat için eko-malzeme yapımını ve yenilenebilir enerjileri
destekliyor.
Dünyada hızla yayılan yeşil binaların Türkiye’de yalnızca hepsi inşa
halindeki beş-altı örneği var. Bunlardan ilki Siemens’in
Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde yapılmakta olan tesisi. Firma
bina için LEED sertifika sisteminin ‘Gold
Sertifika’sını almayı hedefliyor. Hollanda şirketi
REDEVKO ise farklı şehirlerde üç BREEAM
sisteminden sertifikalı alışveriş merkezi inşaatı sürdürüyor.
Erten, yeşil binalarda sertifika sisteminin, ‘yeşilmiş gibi yapma’nın önüne
geçtiği için önemli olduğunu vurguluyor. Dünyada en çok başvurulan ABD’li
LEED ve İngiliz BREEAM sertifika sistemlerinin
yanı sıra Avustralya’nın Greenstar, Japonya’nın da depreme
dayanıklılığı içeren CASBEE sertifikalarını bulunuyor. Herhangi
bir ülke bu sertifikalardan birini benimseyebiliyor veya kendi sistemini
üretebiliyor. Dünya Çevre Dostu Binalar Konseyi’ne üye adayı 50
ülkeden biri olan Türkiye için de kendi sistemini üretmek veya bir sistemi
benimsemek gibi iki seçenek var. Avrupa Birliği’ndeki gelişmelere paralel
ilerleyen, 2007’de Enerji Verimliliği Yasası ile geçen ay tüm yönetmeliklerini
tamamlayan, 2009’da yürürlüğe girmesi beklenen Binalarda Performans
Yönetmeliği’ni hazırlayan Türkiye için bir üçüncü şık da, AB’nin ortak
sertifika sistemi kurması halinde bunu kullanmak.
Enerji canavarları
Dünyada binalar suyun yüzde 17’sini, enerjinin yüzde 30-40’ını harcıyor,
karbon emisyonunun yüzde 33’ünü çıkarıyor. Kesilen tüm ormanların yüzde 25’i,
ham maddelerin yüzde 40-50’si bina endüstrisine harcanıyor. Çevre dostu
binalarsa karbon salınımında yüzde 35, enerji faturalarında yüzde 30, su
kullanımında yüzde 30-50, atık miktarında yüzde 50-90 arası azalmayı mümkün
kılıyor.
Yeşiller daha ‘kârlı’
‘Yeşil’ okullarda öğrenci performansı yüzde 20 daha iyi, alışveriş
merkezlerinde satışlar daha yüksek. Hastanelerde hastalar 2.5 gün erken taburcu
oluyor. Ofislerde yüzde 2-16 üretkenlik artışı görülüyor. Bu binalarda çok
yaygın olan üzeri çimenle kaplı ‘yeşil çatı’lar kanalizasyonu rahatlatıyor. Hava
kirliliği ve tozu azaltıyor. Oksijen üretiyor, radyasyonu soğuruyor, sera
etkisini azaltıyor.
Atıklar bina oluyor
Yeşil binalarda ihtiyaçlar için ısı pompaları, kış bahçeleri, biyoyakit
kazanları, toprak kanallı sistemler, güneş kollektörleri, fotovoltaik sistemler,
kentsel rüzgâr türbinleri kullanılıyor. Geniş cam cepheler sayesinde bu binalar
mümkün olduğunca doğal ışıkla aydınlatılıyor. Peyzajda az su tüketen ve yerel
bitkiler seçiliyor. İnşaatta kullanılan malzemelerinin birçoğu da, atık
malzemelerden.
0 Yorum
Yorum Yap