İzmir'in şebeke suyundaki
arsenik değerlerinin yüksek çıkması, su arıtma cihazlarına olan
talebi artırdı. Evlerde kullanılan cihazların fiyatı 400 YTL'den başlarken,
işyerleri için kurulan cihazlar 400-600 euro arasında değişiyor. Kordon Kimya
Genel Müdürü Hasan Şeker, tezgah altı su arıtma cihazlarının
arsenik dahil sudaki diğer zararlı kimyasalları ortalama yüzde 95 oranında
temizlediğini söyledi.
Şeker, "İzmir'in şebeke suyundaki arsenik, temizlenme bakımından o kadar
yüksek bir oranda değil zaten, yani kolayca temizlenebilir. Bu cihazlarla
arsenik alınıyor. İzmir'de arsenik oranının en fazla 12-13 mikrogram
seviyelerinde olduğunu göz önününe alırsak, arıtma cihazlarıyla bu miktarın en
fazla 2 civarına ineceğini söyleyebiliriz" dedi. Arıtma cihazlarının
fiyatlarının nerede hangi miktarlarda kullanılacağına göre değiştiğini dile
getiren Şeker, günde 10 damacana su arıtan cihazların 400 YTL'den başladığını,
800 YTL'ye kadar çıktığını ifade etti.
"Cihazlarda suyun akış miktarı düştüğünden, kullanıcılar arıtılan suyu 10
damacanalık su deposunda biriktiriyorlar ve o şekilde kullanıyorlar. Hem yemek,
çay yapımında hem de içme amaçlı iç rahatlığıyla kullanılıyor" diyen Şeker,
küçük işletmeler için günde 1-2 ton su veren cihazların bulunduğunu, bunların
fiyatının da 400-600 avro arasında değiştiğini dile getirdi.
Hasan Şeker, damacana suya harcadığı paranın yüksek olduğunu düşünenlerin
arıtma cihazlarını tercih etmeye başladığını belirterek, şöyle devam etti:
"Bunlar, sudaki arsenik gündeme gelmeden önce de kullanılıyordu, ama arsenik
insanları etkiledi tabii. İnsanlar içmenin dışında yemeklerde de musluk suyunu
kullanmamaya başladığından, dışarıdan damacana almaya kalktığında pahalıya mal
olduğunu düşünüyor. Lokantalarda musluk suyunun kullanılması müşterileri olumsuz
etkilediğini biliyoruz. Lokantalara özellikle damacana pahalıya geliyor. Arıtma
cihazlarını daha çok tercih etmeye başladılar."
Şeker, son dönemde arıtma cihazı satışlarının 3 kat arttığını sözlerine
ekledi.
[Sayfa]
"Cihazları günde 10-20 kişi soruyor"
Baysal Arıtma Mühendislik şirketinin sahibi Osman Baysal ise
piyasada 250-300 YTL'ye satılan cihazların da bulunduğunu ancak ama onların
kalitesinin, suyu ne kadar temizlediğinin tartışmalı olduğunu söyledi. Bu tip
cihazları alırken önceliğin fiyata değil, kimyasalları temizleme özelliğine
dikkat edilmesi gerektiği uyarısında bulunan Baysal, cihazların üzerlerinde
bulunan kalite ve denetim belgelerine dikkat edilmesi gerektiğine işaret
etti.
Baysal, şöyle konuştu:
"Arsenik sonrası lokanta ve iş yerlerinden çok fazla talep gelmeye başladı.
İşyerleri arıtma kapasitesi daha yüksek olan cihazları tercih ediyor. Bunlar
günde 1 tondan 10 tona kadar çıkan cihazlar. Özellikle endüstriyel büyük
sistemlere talep çok arttı. Cihazları günde bir kişi sorarken şimdi 10 kişi, 20
kişi sormaya başladı. Gelen kişiler de hep 'sudaki arseniği önleyen cihazınız
nedir?' diye soruyor ilk olarak. Cihazlara ilgide patlama oldu diyebiliriz."
Arıtma yapılacak suyun "karakterinin" önemli olduğunu kaydeden Baysal, "Her
su her cihaza uymuyor. İzmir şebeke suyunun standartlarını biliyoruz. O
standartlara göre olan cihazlar belirli. Gerçi son dönemde arseniğin girmesiyle
o standartlar da bozulmaya başladı. Öncelikle suyun karakterini inceleyip hangi
cihaz uygunsa onu öneriyoruz" dedi. Baysal, okullara arıtma sistemi uygulayıp
uygulamadıklarının sorulması üzerine, "Daha önce bazı okullara yaptığımız
sistemler var, ama bu dönemde okullardan bir talep gelmedi" yanıtını verdi.
"Filtre 20 tonda bir yenilenmeli"
BMB Su Arıtma Ofis Müdürü Özge Bilici de arıtma cihazlarının
sudaki arseniği yüzde 99 oranında arıtabildiğini belirterek, şöyle devam
etti:
"Sudaki arsenik oranlarının gündeme gelmesiyle satışlarımız en az yüzde 30
oranında arttı. Gelen telefonlarda inanılmaz artış oldu. Arayanlar öncelikle
bilgilenmek istiyorlar. Öncelikle cihazların arseniği ne oranda temizlediğini
soruyorlar, daha sonra fiyatını öğrenmek istiyorlar ve aldıkları damacana
suların maliyetiyle kıyaslama yapıyorlar."
ABD'de üretilen nano teknolojik su arıtması yapan cihazları sattıklarını
aktaran Bilici, bu ürünlerin fiyatının 800 YTL civarında olduğunu söyledi.
Bilici, cihazlarla arıtılan su miktarının 20 tona ulaştığında filtrenin
yenilenmesi gerektiğini belirterek, "Bunun maliyeti de 250 YTL. Ama bir
damacananın 30 litre olduğu düşünülürse, 20 ton büyük bir miktar. Dolayısıyla
hem çok daha hesaplı, hem daha sağlıklı, çünkü piyasadaki her damaca suyun ne
kadar temiz olduğunu bilemezsiniz" dedi.
0 Yorum
Yorum Yap