"Olur mu öyle şey?" dediğinizi duyar gibiyim.
Haklısınız... Ama oldu bile!.. Bir tebliğ çıktı ve arsanın değeri ile üzerine
yapılmış binanın (arsa dahil) değerinin aynı olduğu açıklandı. Daha ötesi, "arsa
payı satışının inşaatı tamamlanmış konut satışından bir farkı bulunmamaktadır"
denilerek, arsa payı ile ilgili tapu harcının tamamlanmış konut değerine göre
ödenmesi istenildi (Bkz. 56 No.lu Harçlar Kanunu Genel Tebliği Örnek 2. Tebliğin
metni için Bkz. www.yaklasim.com).
Olay neydi?
Konut almak isteyenler, genellikle proje üzerinden ya da inşaatın
başlangıcında alıyorlar. Böylece hem istedikleri katta hem de daha makul bir
fiyata ev almış oluyorlar. İnşaat firması da alıcıya "kat irtifaklı arsa tapusu"
veriyor. Tapu işlemleri de arsanın değeri üzerinden yapılıyor.
- İnşaat tamamlandığında da binde 15 "cins düzeltme harcı" ödenip, iskanı
alınıyor ve "konut tapusu" veriliyor. Yıllardır devam eden uygulama böyle...
5766 sayılı Kanunla; tapu harcının emlak vergisi değerinden az olmamak üzere,
beyan edilen devir ve iktisap bedeli (yani arsanın, konutun, dükkanın, satış ve
edinme bedeli) üzerinden alınması benimsendi (Bkz. www.yaklasim.com). Deniliyor ki; "Evin emlak
vergisi değeri 120 bin YTL, satış ve edinme bedeli de 300 bin YTL ise, evin
değeri 300 bin YTL gösterilecek." Burada bir sorun yok.
Sorun, arsa payının devrinde... Yasada yazılı olmadığı halde Maliye Tebliğ
ile "Arsa payı satışının inşaatı tamamlanmış konut satışından bir farkı yoktur.
Dolayısıyla, arsa payı satışında arsanın değeri, tamamlanmış konutun bedelinden
aşağı olamayacak" diye, yeni bir uygulama başlattı.
Tebliğ hukuka aykırı
1- Anayasa’nın 73. maddesine göre; "Vergi, resim ve HARÇ, kanunla alınır".
Olayımızda ise "tebliğ" ile harç alınmak isteniyor; Anayasa’ya aykırı...
2- Arsa payının değeri ile tamamlanmış konutun değeri, hiçbir zaman aynı
olamaz.
3- Konutların çoğu proje aşamasında satılıyor. Bazı müteahhitlerin inşaatı
tamamlayamaması ve yarım bırakması halinde ne olacak? Arsa payı değeri, bitmiş
inşaatın değeri nasıl olacak?
4- Maliye’nin tebliğinde 5.000 YTL arsa payının 300 bin YTL’ye satılması
örneği yer alıyor. Arsa payı değerinin 60 katına konut satışı örneğine rastlamak
mümkün değil.
5- Ödemenin vadeli olarak dövizle ya da vade farkı ödenerek yapıldığı
durumlarda, gerçek satış bedeli, inşaat bittiğinde ortaya çıkacaktır. Nitekim,
gelir-kurumlar vergisi ve KDV yönünden, "inşaatın bitimi" esas alınıyor.
6- Arsanın, örneğin 100 konutluk kat irtifakı kurulduktan sonra, arsa olarak
satılması halinde 100 konutun bitmiş değerinin esas alınması, ne ölçüde gerçekçi
olacak?
7- Villa arsalarının, kat irtifakı kurulduktan sonra, arsa olarak satılması
villa satışı kabul edilmesi gibi bir çelişkiyi doğuracak.
8- "Kat irtifakı" ve "kat mülkiyeti" birbirinden farklı iki hukuki kavram.
Tebliğde, bunların hukuki nitelikleri ve sonuçları aynı kabul ediliyor bu da
hukuka aykırı (Doç.Dr. Şebnem AKİPEK’in, bu konudaki görüş ve yorumları için
Bkz. www.yaklasim.com).
9- İnşaat bitince, tamamlanmış konutun değeri üzerinden binde 15 "cins
düzeltme harcı" ödeniyor. Bu durumda "Bir koyundan iki post" çıkarılmış
olmayacak mı?
Özetle, çelişkiler ve hukuka aykırılıklar uzayıp gidiyor.
10 Eylül Çarşamba akşamına kadar, Danıştay’da "tebliğin
iptali" için dava açılması ya da Maliye’nin tebliği düzeltmesi bu konuda çözüm
yolu olarak gözüküyor.
0 Yorum
Yorum Yap