Cumhuriyet'in ilk kazı alanlarından
olan İzmir Agora'sında 2009 yılı kazılarının kısa süre içinde
başlayacağı ve bu yılki çalışmaların İzmir Büyükşehir
Belediyesi tarafından kamulaştırma ve yıkımların yapıldığı
İkiçeşmelik Caddesi'ne doğru gerçekleştirileceği bildirildi.
Kazı Heyeti Başkanı ve Dokuz Eylül Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji
Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Akın Ersoy, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, 1990'lı yıllara kadar duran İzmir Agorası kazılarının daha
sonra İzmir Müze Müdürlüğü tarafından bir süre yapıldığını, 2007 yılından da
kazı çalışmalarını üniversite olarak üstlendiklerini söyledi.
İzmir Agorası'nın etrafında İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından istimlak
ve yıkımların yapıldığını, Agoranın artık antik çağda da üzerinden yol geçtiği
belirlenen İkiçeşmelik Caddesi'nden de görüldüğünü belirten Ersoy, 2009 yılı
kazılarının binalardan temizlenen bölgede devam edeceğini kaydetti. Bu yılki
çalışmalarda, toprak altındaki kent meclisinin ortaya çıkarılmasına gayret
göstereceklerini belirten Ersoy, şu bilgileri verdi:
"Geçen yıl yapılan örnek çalışmalarda kent meclisi özellikleri ortaya çıktı.
Kent meclisinin üzerinde kalın bir toprak örtüsü, bunun üzerindeyse güçlü
Osmanlı yapılaşması var. Ancak yine de kent meclisinin bir bölümüne ulaşabildik.
Kent meclisinin yarım daire şeklinde olduğunu gördük. Batı alanında önce üst
tabakada kazı yapılacak, 17-20. yüzyıllar arası Osmanlı tabakalaşması üzerinde
çalışacağız. Osmanlı dönemine ait güçlü buluntulara ulaştık."
Ersoy, elde edilen bilgilere göre İzmir Agorası'nın, bugünkü adı İkiçeşmelik
Caddesi olan alana doğru uzadığını, antik çağda da İkiçeşmelik Caddesi'nden yol
geçtiğinin belirlendiğini ve yapılacak kazılarla agoranın tekrar tarihte sahip
olduğu alana kadar genişletileceğini belirtti. Ersoy, yapılan sondaj çalışmaları
çerçevesinde Agora'nın 4. bazilikasının antik caddeye kadar genişlediğini
öğrendiklerini ve Agora girişinin anıtsal bir giriş olduğunu tespit ettiklerini
söyledi.
Ersoy, 2009 yılı çalışmalarında Roma ve Helenistik dönem yapılaşmasının
ortaya çıkarılacağını ve kazıların tamamen istimlak edilerek temizlenen alanda
gerçekleştirileceğini vurguladı. Kazıların yıl boyunca devam edeceğini belirten
Ersoy, İzmir Agorası kazılarının Türkiye genelinde 12 ay süren nadir kazılardan
biri olduğunu, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Ticaret Odası ve Total Oil'in
kazıları desteklediğini belirtti.
Kazılarda ortaya çıkan eserlerin sağlamlaştırılması ve ayağa kaldırılmasının,
ancak gelecek yıl yapılabileceğini belirten Ersoy, şöyle devam etti:
"İzmir Agorası bu yıl yapılan kazılarla İkiçeşmelik Caddesi'ne açılacak, yani
İzmir Agorası tarihteki caddesine ulaşmış olacak. Bu nedenle biz 2009 yılı
kazılarını önemsiyoruz. Bir taraftan belediyenin istimlak ve yıkımları devam
ederken, bir taraftan da kazıları sürdüreceğiz. İlk başta kazılar çok zor
olacak.
Çünkü Osmanlı dönemi yapılaşması nedeniyle alttaki bölüm tahrip olmuş
olabilir, biraz zorlanabiliriz. Belediye 3 tescilli yapı dışındaki bütün
binaları yıkacak. Antik kaynaklardan bize ulaşan bilgilere göre antik Roma'nın
Asya eyaletleri arasında 3 kent öne çıkıyormuş. Efes, Bergama ve Smyrna. Bu
kentler yarış halindeymiş. Bu kentler imparator için tapınak yapma
yarışındaymış. İzmir Agorası'nda yapılan kazılarda birçok yerde 'Asya'nın en
güzel kenti' ifadesine yer verildiğini görüyoruz. Bu kazılarla Asya'nın o
dönemdeki en güzel kentini ayağa kaldıracağız."
[Sayfa]
Agora'nın tarihi
Agora, portiklerle (üstü örtülü, önü sütunlu açık galeri) çevrilmiş çarşı ya
da toplantı alanı anlamına geliyor. Seçim, yargılama gibi önemli olaylara sahne
olan Agora ticari, dini fonksiyonu yanı sıra sanatın yoğunlaştığı, felsefenin
temellerinin atıldığı, stoaların (üstü kapalı sütunlu galeri), anıtların,
sunakların, heykellerin bulunduğu kentin merkezi konumunda bir yerdi ve
çevresinde önemli kamu yapıları bulunurdu. İzmir Agorası alışverişin yapıldığı
ticari bir alan değil, aynı zamanda "devlet agorası" niteliğindeydi.
Avlu portiklerinin gerisinde dükkanların bulunmaması, onun "devlet agorası"
olduğunu belgeliyor.
Helenistik dönemde inşa edilen ancak M.S.178 yılında şiddetli bir deprem ile
yıkılan İzmir Agorası, Roma İmparatoru Marcus Aurelius'un katkısıyla yeniden
inşa edilmiş ve kuzey bölümüne eklenen dükkanlar ile ticari işlev
kazanmıştır.
Bugüne dek korunan ve 2005 yılında restore edilen batı stoanın bir kemeri
üzerinde bulunan İmparatorun eşi Faustina'nın portresi, bu bilgiyi
kanıtlıyor.
İzmir Agorası, üç tarafı portiklerle çevrili bir avlu ve onun kuzey tarafında
bir bazilikadan oluşan ve 165 metre genişliğinde, yaklaşık 200 metre uzunluğunda
muhteşem bir yapı. Faustina Kapısı restorasyonu dışında, kazıda çıkarılan
buluntular arasında, Tanrıça Vesta Kabartması, Tanrı Hermes, Dionysos, Eros,
Herakles heykelleri, çok sayıda kadın-erkek ve hayvan heykeli,
pişmiş
topraktan eserler sayılabilir.
0 Yorum
Yorum Yap