“Ankara’nın Dünü ve Bugünü” konulu
söyleşiye katılan gazetemiz yazarı Özgen Acar, Ankara’nın
milattan öncelere dayanan tarihi zenginliklerini anlattı. Bugünlerde Ankara’nın
tarihi ile birlikte doğal güzelliklerinin de yok edildiğini vurgulayan Acar,
“1402 yılında, Osmanlı ordusu ile Timur’u karşı karşıya getiren Ankara Savaşı
sırasında, Timur fillerden oluşan ordusunu, büyük ormanlık alanların varlığından
içeriye sokamıyor. Şimdi o ormanlık alanlar var mı Ankara’da” diye sordu.
Şimdilerde susuzluğun pençesinde kıvranan, Kızılırmak’tan getirilen “arsenikli”
suyla su ihtiyacı karşılanan Ankara’nın, tarihte çok önemli göllere ve derelere
sahip olduğunun da altını çizen Acar, şunları söyledi:
“Doğu Roma’nın ilk imparatoru Arcadius, o dönemde İstanbul’u bırakıp,
imparatorluk sarayını Ankara’ya yaptırmıştı. Çünkü yazlarını Ankara’da geçirmek
ve burada tatil yapmak istiyordu. Biz şimdi tatil için nereye gidiyoruz? Ayrıca
son 50 yıl öncesine değin, Türkiye’nin çeşitli yerlerinden Ankara’ya verem
hastaları gönderilirdi. Havası o kadar güzeldi Ankara’nın. Ancak göçler, yanlış
kentleşme ve kötü kömür Ankara’yı bugün en kirli kent konumuna getirdi. Bırakın
siz şimdi Ankara’nın geleceğini konuşmayı, gelecek hakkında yorumlar yapmayı,
biz bugün Ankara’nın eski halini bile özler hale gelmedik mi? Bugün Ankara
gerçekten medenileşiyor mu, yoksa bedevileşiyor mu?”
Timur zamanından bu yana bütün şehir yöneticilerini hesaba çekmek lazım.