- yapi.com.tr
- 20.11.2006
- GÜNDEM
- 2 okunma
Amaç Uluslararası Takvime Girmek
Bu sezon İstanbul, üç sanat fuarına ev sahipliği yapıyor. İlki 16. İstanbul Sanat Sanat Fuarı/ARTİST 2006, TÜYAP ve Karşı Sanat Çalışmaları işbirliğiy
Bu sezon İstanbul, üç sanat fuarına ev sahipliği yapıyor. İlki 16. İstanbul Sanat Sanat Fuarı/ARTİST 2006, TÜYAP ve Karşı Sanat Çalışmaları işbirliğiyle Kitap Fuarı'yla aynı tarihte Beylikdüzü TÜYAP Fuar Merkezi'nde gerçekleşti. Üçüncüsü Contemporary İstanbul Art Fair Sanat Galericileri Derneği'yle geçen yıl yollarını ayıran, İkon A.Ş. tarafından 20-24 Aralık'ta Lütfi Kırdar'da gerçekleştirilecek.
Aradaki sanat fuarıysa derneğin, İkon A.Ş'den koptuktan sonra anlaştığı DDF'le birlikte kotardığı Artistanbul Uluslararası Çağdaş Sanat Günleri. Fuarın açılışı bu akşam yapılacak, ziyaretler ise yarın sabahtan itibaren başlayacak. 'Bağlantı' temasıyla yerli ve yabancı 60 sanat galerisinin katımıyla düzenlenen fuar Fındıklı'daki antrepolarda düzenlenecek. 26 Kasım'a kadar sürecek fuarda girişler tam 7YTL, öğrenci 2 YTL olacak. DDF'in genel müdürü Arhan Kayar'la eserlerin antrepolara yerleştirildiği sırada sohbet ettik.
Sanat Galericileri Derneği ile DDF ilk kez birlikte bir sanat fuarı düzenliyor. Bu fuarın önceki yıllardaki sanat fuarlarından ne gibi farklıları olacak?
Bugüne kadar İstanbul'daki sanat fuarları uluslararası alanda fazla yankı uyandırmadı. Biz bu etkinlikle ve sonrasındaki etkinliklerle bu uluslararası ilişkiyi planlamak istiyoruz. Bu işe Sanat Galericileri Derneği'nden gelen teklif üzerine girdik. Bu tür projeler sinerji ortamı yaratıyor. İstanbul Modern'in yanındaki antrepolar boştu, sıradan bir fuar alanına girmenin sanat adına pek katkısı olmuyor. Biz de antrepoları düşündük. Buralar, sanata farklı olanaklar sağlayan mekânlar. Bu mekân bize fiziksel olarak zorluklar çıkarmasına rağmen büyük avantajlar da sağlıyor. Mesela tavanlarının yüksek olması, mekânın daha özgür olması, binanın dekoratif olarak baskın olmaması ve endüstriyel mekânlarda sanat eseri sergilenmesi trendine uygun olması bizi çeken unsurlardandı. Tabii İstanbul Modern'in yanında olması da bir sinerji doğuruyor. Kiraladığımız 8 bin metrekarelik alanda, fiziksel sergileme ortamını düzeltmeye çalıştık. Sanat eserlerinin daha objektif alanlarda sergilenmesi gerekiyor. Yüksekliği 3.60 metre olan büyük sergileme yüzeyleri yarattık.
Ayrıca içeride farklı sergileme alanları oluşturduk. Mesela özgün baskı sergisi var, onun için özel bir alan yarattık. İçeride 1000 metrekarelik alanda, koleksiyonerlerden alınmış eserlerden oluşan bir sergi olacak. Bunlar, Türkiye'nin önemli koleksiyonerlerinin sanata bakış açısını gösteren bugüne kadar sergilenmemiş sanat eserleri. Küçük bir müze gibi bir yer oluşturuldu.
Fuar daha çok Türkiye sanat ortamını uluslararası piyasalara tanıtma amacını mı taşıyor?
Buranın hem dünyayı buraya getirip sergilemek hem de Türkiye'yi sergilemek gibi hedefi var. Bu seneki hedefimiz yurtdışı katılımlarının çok olması değildi, yurtiçi katılımlarının toparlanmasının ve onun düzene sokulmasıydı. Çünkü biz ağustos ayından itibaren çalışıyoruz. Birinci hedefimiz fuarın kendisine çekidüzen verip uluslararası alana pazarlanabilecek duruma getirmek ve çekim alanı yaratmaktı. İkinci hedef Türkiye'deki potansiyelin yanına uluslararası sanat galerilerinin podtansiyelini getirmek ve buradaki sanat potansiyelini yurtdışına götürmek. Bunlar etap etap olur.
Bunlar dışında fuar İstanbulluları da hedefliyor olmalı...
Burada birkaç hedefimiz var: İstanbul'un sanat potansiyelini yurtdışına duyurmak, yurtdışının potansiyelini burada tanıtmak, koleksiyonlarlerin galerileri ve sanatçıları daha iyi tanımalarını sağlaması, genç sanatçılara ışık tutulması. İstanbullularla ilişkisi boyutu da var. Bir de okullarla ilişkili boyutu var. Okullar bizimle randevulaşıp fuarı ücretsiz gezebilirler. İsteyen okul bizi arayabilir. Bir de İstanbul Modern'le ortak bilet kullanımı yapıyoruz. Mesela bize giren kişi İstanbul Modern'e indirimli, İstanbul Modern'e giren bize indirimli girebiliyor. Biletler tam 7YTL, öğrenci 2 YTL.
Başvuran 120'den fazla galeriden 60'ı kabul edilmiş. Bu kabul hangi kriterlere göre yürütüldü?
Bu seneki kriterleri Sanat Galericileri Derneği'nin oluşturduğu bir kurul saptadı. Önümüzdeki senelerde bunun kendi içinde mesela klasik-modern sanat gibi farklı kategorilere ayrılması gerekiyor.
Fuarda resim dışındaki sanat eserlerinin yeri nedir?
Resim ağırlıkta, heyklel ikinci planda, enstelasyon ve vioeo üçüncü planda ayrıca fotoğraf ve özgün baskı da var. Resim, heykel dışındakilerin sayısı önceki yıllara göre biraz arttı. Biraz daha farklı bakış açısına sahip galeriler katıldı, Galer-ist, Pi ArtWorks, Mac gibi. Uzun vadede bu kendi kişiliğini bulacak belki de ayrı ayrı zonlara girecek.
İstanbul'un 2010'da Avrupa kültür başkenti olması süreci açısından fuarın konumu nedir?
Tabii ki bütün kültür projeleri 2010'u hedefliyor. Bizim de kısa vadeli hedefimiz daha uluslararası olup, uluslararası takvimin içinde yer almak. İstanbul'un çekim alanı sadece Avrupayla sınırlı değil, sanat açısından bu bölgelerde çok değişik olaylar oluyor. Bence İstanbul sadece kendi yörüngesinde bu halkaları düşünürse üç beş yıl içinde çok farklı bir sanat konumuna gelebelir. Biz bunu hedefliyoruz, İstanbul kendi çekim alanını yaratacaktır.
Bu yıl sanat fuarı sayısının artmasını nasıl yorumluyorsunuz?
Bu olumlu bir gelişme. Bu, standardın yükselmesini ve uzmanlaşma/ekolleşmeyi doğuracak. Çünkü sanat uzmanlaşma üzerine kurulu. Bir de şu anda İstanbul'un yeniden değer kazanması ve belli oranda yeni sermayalerin, finansal gücün artması sanata olan ilgiyi de artırdı. İstanbul bu kadar sanat organisyonu ve fuarını kaldırabiliyor, talep de var. İstanbul sonbaharı sanatla yaşanmak zorunda.
Haberi sosyal medyada paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap