Yapı Sektörünün Haber Portalı

Altınordu Belediyesi, Maden Sahası İhalelerini Yargıya Taşıdı

Ordu ve Giresun’u kapsayan maden sahası ihaleleri için harekete geçen Altınordu Belediyesi, İhalelerin mevzuata aykırı yapıldığı ve içme suyu kaynakları ile tarım alanlarını tehdit ettiği gerekçesiyle, Ankara İdare Mahkemesi’ne başvurarak yürütmenin durdurulması ve ihalenin iptalini istedi.

Altınordu Belediyesi, Maden Sahası İhalelerini Yargıya Taşıdı

Altınordu Belediyesi, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından Ordu ve Giresun illerini kapsayan maden sahası ihalelerine karşı harekete geçti. Altınordu Belediyesi, söz konusu ihalelerin ihale mevzuatına aykırı şekilde gerçekleştirildiği, il ve ilçe sınırlarının gözetilmediği, çevre ve kamu yararının göz ardı edildiği gerekçesiyle Ankara İdare Mahkemesi’ne yürütmenin durdurulması ve iptal davası açılması için resmi başvurusunu yaptı.

ANKA’da yer alan habere göre; dava dilekçesinde, ihaleye konu olan sahaların içme suyu kaynaklarına ve verimli tarım alanlarına yakın konumda bulunduğuna dikkat çekildi. Bu durumun hem çevresel dengeleri bozacağı hem de bölge halkının sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturacağı vurgulandı. Altınordu Belediyesi tarafından mahkemeye sunulan dilekçede, söz konusu ihalelerin uygulanması halinde telafisi güç ve imkânsız zararların doğabileceği belirtilerek, öncelikle yürütmenin durdurulması, ardından da ihalenin iptal edilmesi talep edildi.

Reklam Goruntulenme Bolumu

Altınordu Belediye Başkanı Ulaş Tepe, en temel sorumluluklarının, kentin doğal varlıklarını korumak, vatandaşların sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını güvence altına almak ve gelecek nesillere yaşanabilir bir şehir bırakmak olduğunu söyledi. Başkan Tepe, “Ordu ve Giresun illerini kapsayan maden sahası ihalelerini büyük bir hassasiyetle inceledik. Yaptığımız değerlendirmelerde, söz konusu ihalelerin ihale mevzuatına uygunluk açısından ciddi soru işaretleri barındırdığını, il ve ilçe sınırları gözetilmeden planlandığını ve en önemlisi çevre ile kamu yararının yeterince dikkate alınmadığını gördük. Bu durum bizleri hukuki süreci başlatma noktasına getirmiştir. İhale sahalarının içme suyu kaynaklarına ve tarım arazilerine son derece yakın konumda olması, sadece bugünün değil yarının da telafisi mümkün olmayan risklerle karşı karşıya kalması anlamına gelmektedir. Su kaynaklarımızın zarar görmesi, tarım alanlarımızın tahrip edilmesi ve doğal yaşamın geri dönüşü olmayacak şekilde etkilenmesi ihtimali karşısında sessiz kalmamız düşünülemez.” dedi.

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.